TANZİMAT DÖNEMİ TÜRKEDEBİYATI
SOSYAL DURUM:
Osmanlı Devleti kuruluşundan başlayarak Bizans sağ Balkanlara Orta ve Güney Avrupa ya egemen olmak istemiştir. II. sultan Mehmet in Kanuni sultan Süleyman II. Osman’ın Viyana yi ikinci kez kuşatan kara Mustafa paşanın amaçları Avrupa’ya egemen olmaktı Avrupa da Rönesans la başlayan uygarlığın dil, kültür, sanat ve teknik gelişmesi Osmanlı Defle tine tam anlamıyla yansımamıştı. Fatihten sonra mısır, İran gibi devletlerle savaşmak zorunda kalan Osmanlı devleti Avrupa ya egemen olmak amacından uzaklaşmıştır.
Osmanlı-Avrupa ilişkileri kanuni döneminde güçlenmiştir. Osmanlı devletinin Fransa ya yaptığı yardımlar iki ülkeyi birbirine yakınlaştırmıştır. Böylece Fransız kültürü Osmanlı kültürünü büyük ölçüde etkilemiştir. Avrupa uygarlığının en etkili olduğu dönem LALE DEVRİDİR Sultan III. Ahmet ve Sadrazam Damat İbrahim paşa batı ile olan kültürel ve ekonomik ilişkilerini özellikle Fransa ile güçlendirmiştir. Osmanlı Devletinin Fransa elçisi Yirmi sekiz Çelebi Mehmet Efendinin ve oğlu Sait paşanın gözlemleri, Sait Mehmet paşanın İbrahim Müteferrika ile birlikte kurdukları ilk Türk Matbaası (1726) imparatorluğunun Avrupa ya açılan önemli bir penceresi olmuştur. Ülkeye Avrupai yenilikler getirmek isteyen Damat İbrahim Paşa öldürülmüş, sultan III. Ahmet Patrona Halil isyanında (1730) tahtan indirilmiştir.
18. YÜZYILIN ikinci yarısında I. Mahmut ve III. Mustafa, askeri alanda yenilikler yaptı Sultan III Selim Osmanlı toplumunda yenilikler yapma gereğini savunarak NİZAM-I CEDİT
adı verilen yeni bir ordu kurdu. Savaş metotları ile ilgili Fransızcadan tercüme edildi. Böylece Fransızca yakından tanınan bir dil haine geldi. Aynı zamanda Osman lı aydınları arsında 1789 Fransız Devrimini doğuran düşünceler tartışmaya başlandı. III. Selimin öldürülmesiyle son buldu.
Sultan II. Mahmut, yapılması gereken yenilikleri daha cesur ve daha esaslı bir devlet hareketi olarak ele aldı.1826 da Yeniçeri Ocağını kaldırdı. Kurduğu Harbiye mektebine Fransa dan öğretmenler getirdi (1834) Avrupa ya askeri öğrenciler gönderdi. Harbiye, Tıbbiye, rüştiye mektepleri açtı. TAKVİM-İ VAKAYİ adlı ilk resmi gazete çıkarıldı.(1831)
TANZİMAT FERMANI
Tanzimat sözcüğü, düzenleme, düzeltme anlamlarına gelen tanzim sözcüğünün çoğuludur.1839 yılının Osmanlı imparatorluğu ile Avrupa uygarlığı arasındaki ilişkide önemli bir yeri vardır.
3 Kasım 1839 da İstanbul da, Gülhane parkın da okunduğu için Gülhane hattı hümayunu adı verildi. Bu ferman yapılan resmi bir törenle hariciye nazırı Mustafa reşit paşa tarafından halka duyuruldu. Bu tarih, Osmanlı imparatorluğunun insan haklarının korunması ilkesini kabul ettiğini Tanzimat fermanıyla bütün dünyaya resmen bildirdiği tarihtir. Osmanlı tarihinde tazminat dönemi denilen yeni bir dönemin başladığın haber veren Gülhane hattı hümayunu da bildirilen değişiklikler şunlardır.
1.Müslüman olsun olmasın bütün halk yasa önünde eşit olacak.
2.Müslüman olsun olmasın herkes, canından, malından, namusundan emin olacak.
3.vergiler düzenli bir şekilde toplanacak. Az kazanandan az vergi, çok kazanandan çok vergi alınacak.
4.Rüşvet alınmayacak ve bütün devlet görevlileri maaşlı olacak.
5.Yargı kararı olmadıkça hiç kimse ceza görmeyecek yargısız idam edilmeyecek zehirlenmeyecek idam edilenleri mallarına el konulmayacak.
6.Askerlik süresinin bir sınırı olacak.
7.Gerek padişah gerek diğer yetkililer yeni kararların uygulanması için yemin edecektir.
Alınan bu önemli kararlar o günkü toplumsal yaşamı ve yapılacak değişiklikleri ortaya koymaktadır. Bununla beraber 18 Şubat 1856 Avrupalılar sultan Abdülmecit ten bir ferman daha çıkarmasını istediler ıslahat hattı hümayunu vaka-yı Hayriye veya Tanzimat ı Hayriye adlarıyla da anılan bu ferman bütün din ve mezheplerin hürriyetini garanti altına alıyordu.
Her ne şekilde olursa olsun bu fermanlarla Osmanlı Defletin in yönetimi yasal ve Avrupai bir şekil aldı. Böylece deflet idaresi doğu İslam uygarlığı etkisinden çıkarak Avrupa uygarlığı etkisine girmiş olacaktı.
Çeşitli alanlardaki yeniliklerin edebiyat alanında da görülmeye başlaması kaçınılmaz bir gelişme oldu.
TANZİMAT DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI
Tanzimat edebiyatıyla birlikte Avrupa’dan alınmış roman, öykü, tiyatro, makale gibi edebi türler kullanılmaya başlanmıştır. Şinasi NAMIK kemal, ziya paşa gibi Tazimatın I.dönem edebiyatçıları Fransız DEVRİMİYLE dünyaya yayılan vatan, millet, adalet, hürriyet gibi kavramları işlediler. Sanatın amacını toplumu eğitmek, halka ulaşmak olarak gördüklerinden yalın bir dili savundular ama eski alışkanlıklarından kurtulamadılar.
İlk Türkçe gazete 1831 de çıkarılan takvim-i Vaka yi adındaki ilk resmi gazetedir. Churchill adında bir İngiliz in daha sonra çıkardığı ceride-i havadis 1840 yarı resmi bir yapıya sahiptir.1860 yılından sonra gazetelerin sayısı çoğalır bu yıl Şinasi Agâh EFENDİ ile birlikte tercüman-ı Ahval i ilk özel Türk gazetesi olarak 1862 de Şinasi tasvir-i Efkâr ı ÇIKARIR gazete aracılığıyla Topluma. Sosyal ve politik alanda yeni fikirler sunulur.
Bu dönemde etkisi en geniş ve sürekli olan kişi Namık kemaldir. Celaleddin Harzemşah adlı piyesiyle Cezmi romanında kendi idealine uygun tarihi kişilikler işler intibahta ise sosyal sorunlar üzerinde durur.
Ahmet Mithat Efendi Felatun bey ile rakım efendi ve kıssadan hisse adlı eserinde halk bilgilendirmek
Eğitmek amacını güder Şinasi şair evlenmesi adlı piyesinde ailenin kuruluşunu eleştirir. İlk folklor çalışmasını yapar Şemsettin Sami Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat romanında evlenme şeklinin yanlışlığına değinir ziya paşa şiir ve inşa adlı makalesinde Tanzimat döneminin sanat anlayışını benimsemiş görünürken harabat ön sözünde önceki görüşlerini inkâr eder
II. Abdülhamit DÖNEMİ POLİTİK ve sosyal durum itibariyle baskıların arttığı bir dönemdir parlamento
n Rejimini Osmanlı devletini parçalayacağını düşünen Abdülhamit mebus an meclisini kapatarak ülkeyi yıldız sarayından idare eder hürriyet taraftarlarını İstanbul’dan uzaklaştırır POLİTİK VE SOSYAL düşüncelerin yasaklanması edebiyata da etki eder Şinasi ziya paşa Namık kemal topluluğu genel olarak toplum için sanat yaparken Recai zade MAHMUT EKREM Abdülhak HAMİT SAMİ PAŞA ZADE SEZAİ
SANAT İÇİN SANAT anlayışına yakınlık göstermişlerdir Abdülhak Hamit batı edebiyatının şekil ve türlerini klasik ve romantik Avrupa edebiyatı örneklerini edebiyatımıza başarıyla yansıtmış Avrupailiğin bizde tam bir temsilcisi sayılmıştır. SAMİ PAŞAZADE SEZAİ roman, hatıra ve küçük hikâyeleriyle romantik ve realist ekollerin inceliklerine ulaşmış bir yazar olarak karşımıza çıkar. Tanzimat II. dönemi Türk edebiyatı TEMSİLCİLERİ ülkede devlet otoritesinin sanatçılara fırsat vermeyecek kadar sert olmasından dolayı toplum için sanat ilkesinden uzaklaşmışlardır. Bunun yanında bu dönem temsilcilerinin mücadeleci bir ruha sahip olmadıklarını da kabul etmek gerekir.
DİVAN EDEBİYATI İLE TANZİMAT DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI ARASINDAKİ ETKİLEŞİM
Türkler İslamiyetin etkisine girdikten sonra dillerinde büyük bir değişme görülür. Türk diline ARAPÇA, FARSÇA KELİME ve gramer kuralları girer. Türkçedeki bu olumsuz Etkilenmelere karşı ilk tepkiler xI. yüzyılda kaş garlı MAHMUT âli şiir neva mı gelmiştir. Dilimizdeki yabancı sözcüklerin çokluğu 16. ve17. Yüzyılda daha belir
gin olarak kendini göstermiştir. Tanzimat dönemi sanatçıları geçmişten gelen bu ağdalı
Dili sadeleştirme yolumda köklü düşünceler üretmişlerdir. Şinasi bir makalesinde halka halkın diliyle hitap edeceğiz diyerek dönemin dil anlayışını belirlemiştir.ziya paşa da şiirimizi halk şiiri inşamızın İstanbul halkının kullandığı dil olması düşüncesini dile getirmiştir.bu dönemde Namık kemal Ahmet Mithat efendi
Şemsettin Sami , Ahmet VEFİK PAŞA halkın konuşma dilinin edebiyat dili olması görüşünü savunmuşlardır bütün bu düşüncelere rağmen istenilen sadeliğe ulaşılamamıştır.
İslam kültürü etkisi Türklerin nazımda kullandıkları milli ölçü olan hece ölçüsünü bırakarak aruz ölçüsünü kullanmalarına sebep olmuştur. Aruz ölçüsü 11.yüzyıldan 19. yüzyılın ortalarına kadar Türk edebitayatın da kullanılmıştır.bu dönemde halk şiirleri çoğunlukla aruza ilgi göstermişlerdir.divan şairleri aruza genellikle sıkı sıkıya bağlı kalmışlar hece ölçüsünü kullanan halk şairlerini küçümsemişlerdir
Hece aruz sorunu ilk kez Tanzimat döneminde ortaya çıkar bu dönemde şairlerin hemen tümü hece ölçüsünü savundukları halde aruz’u tercih ederek en güzel eserlerini vermişlerdir.
Divan şairleri Türk milli nazım şekillerini bırakarak Arap ve İran edebiyatlarını aldıkları nazım şekillerini kullanmışlardır.
Tanzimat şairleri ise Batı’da gördükleri çeşitli nazım şekillerinden etkilenerek türk şiirine nazım yeni şekiller getirmişlerdir.Tanzimat şiiri divan şiirine göre daha canlı ve çeşitlidir divan şiirinden ayrılan en önemli özelliği ise toplumcu bir anlayışa sahip olmasıdır.Şinasi Namık Kemal, Ziya Paşa her türlü edebi sanat kaygısından uzak bir anlatım anlayışını yerleştirmeye çalışmışlardır.Tanzimat döneminde edebiyatımız bir çok yönden yenileşmeye başlamış olmakla beraber divan edebiyatının etkisinden tamamen kurtulamamışlardır.
TANZİMAT DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATININ GENEL ÖZELLİKLERİ (EDEBİ,SİYASİ VE SOSYAL DEĞİŞMELER)
1-)Bu dönem şair ve yazarları doğu kültüründen kopmamış batı kültürünü de tam anlamıyla benimseyememiştir kavram ve düşünce karmaşası içine düşmüşlerdir.
2-)Hepsi kendi imkanları ile özel eğitim görmüş yabancı dil öğrenmişlerdir.
3-)Büyük çoğunluğu Avrupa’yı görme imkanı bulmuş batıyı yakından tanımışlardır.
4-)1789 Fransız devriminin sosyal ve siyasi sonuçlarının olan hürriyet eşitlik sosyal adalet meşrutiyet dünya kardeşliği gibi kavramları benimsemiş Osmanlı toplumuna bu düşünceleri aşılamaya çalışmışlardır.
5-)Bu düşünceleri topluma aşılarken siyasi baskı altında olduklarını savunmuşlardır.
6-)Toplumu eğitmek ve eğitilen topluma eğitici olmak iddiasını taşıdıklarından branşlaşma yerine her şeyden haberdar olmak hiç olmasa azar, azar bir şeyler bilmek için okumuşlardır.
7-)Yukarıda sözü edilen sosyal ve siyasi düşünceleri ayrı kaynaklardan öğrenmeleri nedeniyle kavram karmaşası içindedirler.
TANZİMAT DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI
DİL VE ANLATIM ÖZELLİKLERİ
1-)Tanzimat dönemi türk dil tarihi konusunda çalışmaların başladığı sözlük çalışmalarının ilk defa bilimsel olarak yapıldığı bir dönemdir.
2-)Konuşma dilindeki sadeliğin yazı dilinde de olması görüşünü benimsemişlerdir.
3-)Roman ve hikayelerde dil iki değişik görüntü verir karşılıklı konuşmalarda sadeleşen dil ruh çözümlemeleri ve tasvirlerde ağırlaşır.
4-)Tiyatroların dili genellikle sahne diline uygundur şive taklitleri ve cinasalar geleneksel türk seyirlik oyunlarından meddah orta oyunu ve karagözden esinlenen sonucu eserlere yansımıştır.
5-)Birkaç şairin özenti ile halk şiiri yolunda yaptıkları şiir çalışmaları dışında şiirin dili oldukça ağırdır divan edebiyatını bile geride bırakan bu ağır dil Arapça Farsça tamlamalarla doludur tanzimatın 1. dönemindeki toplum için sanat görüşüne ters düşer.
6-)Divan nesrinin belirgin özelliği olan sanatlı ve uzun cümle yapıları terk edilmiş kısa ve açık anlatımlı cümleler kullanılmaya başlanmıştır.
TANZİMAT DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI ŞİİRİ
Tanzimat dönemi şiiri divan edebiyatı şiirine göre daha canlı konu yönüyle daha zengindir nesirle birlikte yenileştirilen ilk türdür divan şiirinden ayrılan en belirgin özelliği toplumcu olmasıdır. Tanzimat şiiri yeni bir dünya görüşü hayat anlayışı peşindedir ilk temaları şinaside medeniyet , kanun , hak , adalet , devletin görevlileri gibi sosyal konulardır bunlara Namık kemal ve ziya paşa vatan hürriyet temaları eklenir.Tanzimat şiirinin 2.döneminde recaizade Mahmut Ekrem ve Abdül hak Hamit ise sosyal konuları 2.plana atarak metafizik düşünceye yönelmişlerdir.Ölüm, hayat, Allah, ruh,dünya,varlığın sonu gibi konuları işlemişlerdir bu dönemde işlenen bir diğer tema insanın iç dünyası ve aşktır.
Tanzimat şiiri şekil bakımından divan şiirinin etkisi altında kalmıştır divan edebiyatı nazım şekilleri ve söz sanatları tamamıyla atılmamıştır.Yeni nazım şekillerinin yanı sıra divan edebiyatı nazı şekilleri kullanılmıştır.Türk şiirinde yenileşme kullanılmıştır.
Türk şiirinde yenileşme hareketi Şinasi ile başlar Şinasi yenilikçi görüşlerini Mustafa reşit paşaya yazdığı kasidesinde açıkça belirtir kasidelerinde kullandığı kelimler anlatım ve hayal öğeleri yönünden divan edebiyatı kasidesinden farklıdır.Şinasiyle aynı nesirden olan ziya paşa fikir ve sanatı yönünden güçlü olmasına rağmen edebiyatımızın batılaşmasında Şinasi kadar etkili olamamıştır klasik bir edebiyat öğrenimi görmüş olan Namık kemal şinasinin etkisinde kalarak batıya yönelmiştir böylece Tanzimat hareketinin getirdiği sosyal prensiplere uygun olarak toplum için sanat anlayışına bağlı kalmıştır.Hürriyet vatan hak , adalet , kanun ahlak temalarını işlemiştir. İnsanın güçsüz olduğu düşüncesine karşı çıkarak şiirlerinde insanın bir kahraman olduğu görüşünü savunmuş bu görüşleriyle recaizade Mahmut Ekrem ve Abdül hak Hamit i etkilemiştir.Recaizade Mahmut ekerem ile Tanzimat edebiyatının 2.dönemi başlar bu dönemde sanat için sanat görüşe ağırlık kazanmıştır.Recaizade Mahmut erkeme göre şiirin tek amacı güzelliktir Tanzimat şiirindeki batılaşmanın asıl büyük ismi abdül hak Hamit tarandır abdül hak Hamit tarhanın eserlerinde aşk tabiat temalarının yanı sıra ölüm ölümden duyulan ıstırap gözlemlerini şiirlerinde işlemiştir, kültür birikimiyle Tanzimat şiirinin şair-i azamı ünvanını kazanmıştır.
Cevaplar Alttadır.

Yorumlarınızdan…