Dil bilgisi
Türkçeyi (Türkiye Türkçesi) diğer dillerden ayıran dört özellik şunlardır:
- Türkçe sondan eklemeli bir dildir.
- Türkçede ses uyumu vardır.
- Türkçede sözlerin cinsiyeti yoktur.
- Türkçede, ince ünlü olan ö, ü yoğun kulanılıyor.
Türkçenin özellikleri
- Türkçe söz varlığının çoğunluğu; öz Türkçe sözcükler, Arapça ve Farsça’dan geçmiş Türkçeleşmiş sözcüklerden oluşmaktadır. Arapça ve Farsçadan gelmiş sözcükler o kadar Türkçeleşmiştir ki Arap veya Fars dilindeki halinden oldukça farklıdır ve kimi sözcüklerin anlamı farklılaşmıştır.
- Türkçede tümce yapısı: Özne, Tümleç, Yüklem şeklindedir.
- Türkçede kısa yoldan anlatım ön plandadır. Örneğin, “sobayı yak” derken “sobanın içindeki odun ve kömürleri yak” anlamındadır.
- Türkçede adıllar: ben, sen, o, biz, siz, onlar şeklindedir.
- Türk dilinde çok görülen ve Türkçe kuralları içinde bulunan bir ses olayı olan (k > h) değişimi bulunmaktadır. (Âhi sözü Dîvânu Lugâti’t-Türk ve Atabetü’l-Hakâyık gibi kaynaklarda “eli açık, cömert” olarak açıklanıyor. Türkçe “akı” sözcüğünden geldiği görüşü savunuluyor. “Akı” sözcüğü Türk dilinde çok görülen ve Türkçe kuralları içinde bulunan bir ses olayı olan (k > h) değişimiyle “ahı” şekline dönüşmüşesi ve dolaylı “ahi” oluşumu savunuluyor. Bu ses olayların türk dilinde birçok örnekler bulunur).
Sözcük Türeme Farkı
Özelliği gereği sona eklemeli bir dil olduğundan Türkçede basit bir kökten çok sayıda sözcük türetmek mümkündür. Bu özelliğin bulunmadığı Hint-Avrupa Dilleri kolundan gelen İngilizce, Almanca ve İspanyolca aşağıda Türkçe ile karşılaştırılmıştır.
| Türkçe | İngilizce | Almanca | İspanyolca |
|---|---|---|---|
| göz | eye | Auge | ojo |
| gözlük | eyeglasses | Brille | gafas |
| gözlükçü | optician: someone who sells glasses | Augenoptiker, Brillenverkäufer | vendedor de gafas |
| gözlükçülük | the business of selling glasses | Das Geschäft des Brillenverkaufes, Der Beruf des Augenoptikers |
la tienda de la venta de gafas |
Ve eylemden türeme:
| Türkçe | İngilizce | Almanca | İspanyolca |
|---|---|---|---|
| yat | lie down | lege (dich) hin, schlafe! | acostar |
| yatır | lay down [that is, cause to lie down] | lege an | atraca |
| yatırım | instance of laying down: investment | Investition | inversión |
| yatırımcı | depositor, investor | Kapitalanleger, Investor | spónsor, inversor |
| yatırımcılık | to be an investor | ein Investor sein | ser un inversor |
Yeni sözcükler ayrıca var olan iki eski sözcüğün birleşmesi ile de yaratılır. Bu, Türkçe ve Almanca ile İngilizcenin paylaştığı bir istisna benzerliği oluşturur. Altta bazı örnekler:
| Türkçe | İngilizce | yeni sözcükleri oluşturan temel sözcükler | Açıklama |
|---|---|---|---|
| Pazartesi | Monday | Pazar (“Sunday”) ve ertesi (“after”) | after Sunday pazardan sonra |
| bilgisayar | computer | bilgi (“information”) ve say- (“to count”) | information counter bilgiyi sayan |
| gökdelen | skyscraper | gök (“sky”) ve del- (“to pierce”) | sky piercer |
| başparmak | thumb | baş (“prime”) ve parmak (“finger”) | primary finger |
| önyargı | prejudice | ön (“before”) ve yargı (“splitting; judgement”) | fore-judging |
Eklerle tümce oluşturma
Diğer yaygın olarak konuşulan dillerle karşılaştırıldığında, daha az sayıda sözcük ve harf ile daha çok bilgi aktarmak olanaklıdır. Diğer pek çok dilde olmayan bir özelliğe göre, bir sözcük köküne ekler ekleyerek, tek sözcüklü tümceler oluşturulabilir.
| Türkçe | İngilizce | Almanca | İspanyolca |
|---|---|---|---|
| ev | house | Hause | casa |
| evde | at home, within the house | im Haus, zu Hause | en casa |
| eviniz | your house | Ihr Haus | vuestra casa |
| evinizde | at your house | in Ihrem Haus | en vuestra casa |
| evinizdeyiz | we are at your house | wir sind in Ihrem Haus | estamos en vuestra casa |

Yorumlarınızdan…