HAZIRLIK ÇALIŞMASI
Bahçelerde sevdalılar ne zaman kol kola dolaştı?
(Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Erenlerin Bağından)
Kimi, gökten, kimi yerden üşüşüp her kapıya,
Giriyor, birbiri ardınca, ilahi yapıya.
(Yahya Kemal Beyatlı, Süleymaniye’de Bayram Sabahı)
Altı çizilerek belirtilen ögeler, bağlandıkları yüklemleri nasıl bir ilgiyle tamamlıyor? Her kapıya üşüşmek, ilahi yapıya girmek; bahçelerde dolaşmak; gökten, yerden üşüşmek… örneklerine dayanarak belirtiniz.
KISA AÇIKLAMALAR
Cümlede yüklemle bildirilen eylemi yaklaşma, bulunma, ayrılma ilgileriyle tamamlayan kurucu ögelere dolaylı tümleç (Dl. T.) denir.
Cümlede yüklemin bildirdiği eylem, varlıkları doğrudan ya da dolaylı etkileyebilir. Eylemin doğrudan etkilediği varlığın adı, nesne; dolaylı etkilediği varlığın adı, dolaylı tümleç olur.
Böyle söyleyerek mektupları çekmeceye yerleştiriyordu.
(Refik Halit Karay)
Yerleştirmek eyleminin doğrudan etkisi “mektuplar” a, dolaylı etkisi “çekmece” ye geçiyor. Bundan dolayı, cümlede mektupları sözcüğü, belirtili nesne; çekmeceye sözcüğü, dolaylı tümleçtir.
Bir dil biriminin dolaylı tümleç olabilmesi için –e, -de, -den durum eklerinden birini alması gerekir. Demek ki dolaylı tümleç, yaklaşma, bulunma, ayrılma durumlarındaki sözcüklerin cümledeki görev adıdır.
Bir cümlede aynı türden iki ya da daha çok dolaylı tümleç bulunursa bunlar, birlikte işleme alınır:
Anadolu, demir yoluna, şoseye, han ve çeşme başlarına inip çömelmiş, oğlunu arıyor. –e” li Dl. T. Öb.
(Falih Rıfkı Atay, Zeytinyağı)
Dolaylı tümleçler, girdikleri duruma göre yönelmeli tümleç, kalmalı tümleç, çıkmalı tümleç türlerine ayrılır.
Yüzünü göğe kaldırdı. Kuşlara baktı. Denize baktı. Dönüp şüpheyle bana baktı.
(Sait Faik Abasıyanık, Hişt Hişt!…)
Atatürk burada, üzeri halı döşeli bir masaya çıkmıştır.
(Ceyhun Atuf Tepeden)
Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
(Yahya Kemal Beyatlı, Bir Tepeden)
Sakarya’da ebedilik sırrına eren / Kahramanlar arasından geçiyor tren.
(Kemalettin Kamu)
Vagonlar, arabalar, kamyonlar, hepsi, ondan, Anadolu’dan utanır gibi, … gizli ve çabuk geçiyor.
(Falih Rıfkı Atay, Zeytindağı)
Yukarıdaki cümlelerde bulunan dolaylı tümleçleri bulmak için; “kime? , neye? , nereye? ; kimde? , nede? , nerede? ; kimden? , neden? , nereden?” sorularından yararlanırız.
Ben Güneydoğu Anadolu’nun küçük bir kasabasında doğdum.
(Cahit Tanyol)
Doğdum : y.
- Kim doğdu?
- Ben : ö.
- Ben nerede doğdum?
- Güneydoğu Anadolu’nun küçük bir kasabasında : Dl. T.
DEĞERLENDİRME
1. “ Hamit, bu mektubunda Kemal’e Vaveyla hakkındaki düşüncelerinden de söz açtı.”
a. Fevziye Abdullah Tansel’den alınan bu cümlede kaç tür dolaylı tümleç vardır? Gösteriniz.
b. Bu tümleçler içinde eylemin etkisini doğrudan alan var mı? Belirtiniz.
2. “Ahırın avlusunda oynarken aşağıda, gümüş söğütler altında görünmeyen derenin hazin şırıltısını işitirdik… Torbalara arpa koymak, yemliklere ot doldurmak, … Bizim hoşumuza giderdi.”
Ömer Seyfettin’in “Kaşağı” öyküsünden alınan bu cümlelerdeki dolaylı tümleçleri gösteriniz.
3. “Bir gün nehirler gibi çağlayarak derinden
Dağlardan, ormanlardan sana akacak mıyım?”
Ömer Bedrettin Uşaklı’dan alınan bu dizelerdeki dolaylı tümleçleri belirtiniz.
6. CÜMLE DIŞI ÖĞELER
HAZIRLIK ÇALIŞMASI
Mensup olduğum millet, istiklalini tarihin en asil ve zor bir ateş imtihanından sonra kazanmıştı. Fakat, diğer bir ideale de kavuşması gerekti.
(Halide Edip Adıvar, Türk’ün Ateşle İmtihanı)
Ey talih! Ölümden de beterdir bu karanlık;
(Yahya Kemal Beyatlı, Vuslat)
Altı çizili ögeler, cümlede kurucu öge olarak bir görev alıyor mu? Belirtiniz.
KISA AÇIKLAMALAR
“Hazırlık Çalışması” için alınan örneklerde altı çizilen ögeler ilgili cümlelerde kurucu öge olarak görev almıyor. İşte, cümlede yargıyla doğrudan ilgili bulunmayan bu ögeler, cümle dışı ögeler olarak adlandırılır.
Cümle dışı ögelerin başlıcaları; çağrı durumundaki adlar, seslenmelerde kullanılan ünlem öbekleri, cümle başında kullanılan bağlaçlar (ancak vb.) bir de bile, dahi, ise ilgeçleridir.
Ey büyük ırmak, Anadolu’nun şerefi, şöhreti, bayrağı olan Kızılırmak! Senin manzaran ise bana daima heybetli göründü.
(Refik Halit Karay)
Ama ben, asıl Celal Sahir’i, ilk kitabını okuduktan dört yıl sonra gördüm ve onun güzel, iyi, insan tarafını her gün biraz daha tadınım.
(Yusuf Ziya Ortaç, Porteler)
Fakat ona edebi bir form kazandırdıktan sonra epik bir mahsul meydana geliyor ki o da edebiyat demektir.
(Ahmet Kutsi Tecer)
Toplantıya o da katıldı.
DEĞERLENDİRME
1. “Akşamüstleri bütün başaklar yetim boyunlarını büküyorlar ve hazin hazin köklerine bakıyorlar.” (Yakup Kadri) cümlesinde cümle dışı öge var mı?
2. “Burada en olmayacak saatlerde bile bir yolcu bulunur.” (Oktay Rıfat) cümlesindeki cümle dışı ögeyi gösteriniz.
TÜMLEÇ – YÜKLEM UYUMU
Cümlede bir yüklemin ancak gerektirdiği tümleçle / tümleçlerle kullanılması özelliğine tümleç – yüklem uyumu denir.
Bir yüklemin gerektirdiği tümleçle kullanılmaması ya da gerektirmediği tümleçle kullanılması, tümleç – yüklem uyuşmazlığına yol açar.
Öte yandan bir cümle ya da cümlecikte yüklemin gerektirdiği tümlecin bulunmaması, aynı zamanda, tümleç eksikliği olarak değerlendirilir. Bu durum, çoğu kez, bağlama yanlışlığı sonucu ortaya çıkar.
Onlar bizi yakından çevirirler, / yardım ederler, / her şeyimizle ilgilenirler.
Bu sıralı cümlede, ortak özneli üç bağımsız cümle var. Birinci bağımsız cümlenin yüklemi, nesne; ikinci bağımsız cümlenin yüklemi, dolaylı tümleç; üçüncü bağımsız cümlenin yüklemi ise araçlı tümleç (be. t.) gerektiriyor. Bu öğeleri ortaya çıkaracak uygun sorular şunlardır:
- Kimi, neyi çevirirler?
- Kime, neye yardım ederler?
- Kimle, ne ile ilgilenirler?
Cümlede birinci ve üçüncü soruların karşılığı olan tümleçler var (:bizi ve her şeyimizle); ikinci sorunun karşılığı olacak tümleç ise yok. Bunun nedeni,
yazarın, birinci ve ikinci bağımsız cümleleri ortak tümleçli olarak düşünmesidir. Oysa birinci bağımsız cümlenin yüklemi belirtili nesne, ikinci bağımsız cümlenin yüklemi ise –e’li dolaylı tümleç gerektiriyor: Bize yardım ederler.
Sahte bir tavır takınmadan, köyü ve köylüyü anlamak, sevmek ve birçok noktada anlaşmak, beraber hareket etmek mümkündür.
(Mehmet Kaplan, Türk Yurdu)
Anlaşmak ve hareket etmek ad – eylemleri, araç bildiren tümleç ister:
- Kimle / kiminle anlaşmak, hareket etmek?
- Onunla.
Yukarıdaki cümlenin düzelmesi için, “birçok” sıfatının önüne onunla tümlecinin getirilmesi gerekir: “… ve onunla birçok noktada anlaşmak…”
DEĞERLENDİRME
1. “Ayşen’le tramvaylara, otomobillere binilmiyor.” (Refik Halit) cümlesinin yüklemini çatı bakımından değerlendiriniz.
2. “Söz ediliyor” eylemi, çatı özelliğine göre ne tür özne gerektirir, niçin? Bir cümlede kullanarak gösteriniz.
3. “Şayeste ile, bir kapısı bahçeye, öbür kapısı selamlığa açılan taşlıkla oynuyorduk.”
a. Bu cümlede kaç kurucu öge vardır? Cümle üzerinde gösteriniz.
b. “Şayeste ile” tümleci, yükleme nasıl bir ilgi kuruyor? Belirtiniz.
4. “Yıllar geçti. Mevsimler birbirini kovaladı. Elleri titriyor.” Cümlelerinde çoğul öznelerin tekil yüklemle kullanılmasını nasıl açıklarsınız? Bu konuda başlıca kuralları söyleyiniz.
5. “Onunla sürekli yazışıyorum.” Cümlesindeki kişice uyum var mı? Belirtiniz.
6. “Onu bir giydir, kuşat, salıver ortaya…” cümlesinde nesne kaç eylemin etkisine giriyor? Bu tür nesnelere ne ad verilir? Belirtiniz.
7. “O resimde Atatürk’e, ulusuna güç dağıtan insana bu açıdan bakmalı.” (Ceyhun Atuf Kansu) cümlesindeki dolaylı tümleçleri gösteriniz.
8. “Cahit Sıtkı doğduğunda Hüseyin Cahit adı verilir.” Cümlesinde ne tür bir anlatım bozukluğu var? Bunu gidermek için hangi ögeyi tümleç durumuna getirmek gerekir? Gösteriniz.
9. “Gündüzün sen uyursun, biz bekleriz.” Cümlesindeki belirteç tümlecini;
a. Kavram özelliğine,
b. Kullanılışına göre değerlendiriniz.
10. “Akşam yaklaştığı için / aşağıdan doğru derenin uğultusu daha çok duyuluyordu.”
a. Bu cümlede kaç tür belirteç tümleci var? Gösteriniz.
b. Bu tümleçleri yapıca değerlendiriniz.
11. “Bu merdivenlerden Timur’un aksayarak çıktığını düşünmek kişiye ürpertici bir tarih tadı veriyor.” (Melih Cevdet Anday) cümlesinin ögelerini gösteriniz.

Mart 16th, 2011 Tarih: 21:59
ben bunu istemedim ki;türkceyi özne fiil yüklemli ingilizceye ceviri istemiştim lütfen bi daha olmasınyoksa kılasınızı sarsarımmm…………haaaaaaaaaa