Nis 19
Çokça kullanılan bir kavram olduğu halde, sıcaklığın tam bir tanımını yapmak oldukça güçtür. Sıcaklık, duyularla algılanmakta ve genellikle “sıcak” veya “soğuk”kavramlarıyla ifade edilmektedir. Gözlemlerimizden, sıcak ve soğuk iki cismin birbirine temas ettirilmesi halinde, sıcak olanın soğuduğunu, soğuk olanın da ısındığını, belirli bir süre temas halinde kaldıklarında ise, her ikisinin de aynı sıcaklık veya soğukluğa ulaştıklarını biliyoruz. Bir maddenin ısıl durumunu belirten bir ifade olan sıcaklık, “ısı geçişine neden olan etken” olarak da tanımlanmaktadır. Ancak, sıcaklık artmaksızın da ısı geçişi olabileceği (ör. kaynayan su) hatırda tutulmalıdır.
Sıcaklık veya soğukluk algılaması pek de güvenilir değildir. Bazen sıcak cisimler soğuk ya da soğuk cisimler sıcak olarak algılanabilmektedir. Bu güçlükleri önlemek üzere, sıcaklık ölçümünün temeli olan “sıcaklık eşdeğeri” veya Termodinamiğin Sıfırıncı Yasası” tanımından yararlanılmaktadır. İlk defa 1931 yılında R. H. Fowler tarafından tanımlanan Termodinamiğin Sıfırıncı Yasası, temel bir fizik ilkesi olarak Termodinamiğin Birinci ve İkinci Yasası’ndan 50 yıl kadar sonra anlaşılmış olduğu halde, mantıksal olarak onlardan önce gelmesi gerektiğinden “Sıfırıncı Yasa” olarak adlandırılmıştır.
Termodinamiğin Sıfırıncı Yasası: İki cisim üçüncü bir cisimle sıcaklıkça eşdeğerde ise, bu iki cisim birbiriyle de sıcaklıkça eşdeğerdedir.
Yazinin devamini oku »
Yaziyi gonderen Editor
\\ Etiketler: algılama, biyoloji, FEN BİLGİSİ, fizik, güneş, ısı Nedir, MADDE, Mutlak Sıcaklık, nasıl, nasıl ortaya çıkar, NEDEN ????, niçin, Özgül Isı, sıcaklık nedir, soğuk, tanımı, yanıcı
Nis 19
1971 yılında birçok ülke tarafından imzalanan Ramsar Sözleşmesi sulak alanların korunması yönünde atılmış önemli bir adım.
Tüm sulak alanların korunmasına birincil öncelik sağlanması, sulak alan ekosistemlerindeki biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi yönünde gerekli önlemlerin alınması bu görüşmeler sonucunda karara bağlandı.
Ramsar Sözleşmesi’ne Türkiye 1993 yılında imza attı. Türkiye’de 19′u önemli olmak üzere 250′yi aşkın sulak alan sözleşme kapsamına alındı.
Akit Taraflar;
İnsan ve çevresinin karşılıklı bağımlılıklarını tanıyarak;
Sulak alanların temel ekolojik fonksiyonlarının, su rejimlerini düzenlemek ve karakteristik bitki ve hayvan topluluklarının, özellikle su kuşlarının yaşama ortamlarını desteklemek olduğunu göz önüne alarak;
Yazinin devamini oku »
Yaziyi gonderen Editor
\\ Etiketler: ağaç, bayır, Bilim, Bitki, biyoloji, dağ, dünya, kıtlık, kuraklık, küresel ısınma, ova, Ramsar sözleşmesi, susuzluk, Teknoloji, türkiye
Nis 19
TR-2 Reaktörü, Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezinde bulunan Türkiye’nin ilk nükleer araştırma reaktörü (Tr-1) ile aynı havuza inşa edilmiş olan 5MW gücünde açık havuz tipi bir nükleer araştırma reaktörüdür.
Yazinin devamini oku »
Yaziyi gonderen Editor
\\ Etiketler: 5mw, Araştırma, Berilyum, biyoloji, Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi, havuz, havuza, HEU, Indiyum, Kadmiyum, Kritiklik, mw, nasıl, NEDEN ????, niçin, Nominal, nükleer, nükleer araştırma reaktörü, reaktör, Reflektör, Spesifikasyonlar, TR, tr-1, TR-2, türkiye
Nis 19
Genetik mühendisliği, canlıların kalıtsal özelliklerinin değiştirilerek, onlara yeni işlevler kazandırılmasına yönelik araştırmalar yapan bilim alanıdır. Bu uygulamalarla uğraşan bilim insanlarına “genetik mühendisi” denir. Genetik mühendisleri, genlerin yalıtılması, çoğaltılması, farklı canlıların genlerinin birleştirilmesi ya da genlerin bir canlıdan başka bir canlıya aktarılması gibi çalışmalarla uğraşırlar.
Genetik mühendisliği için, rekombinant DNA teknolojisi, gen klonlaması, DNA klonlaması, genetik manüplasyon/modifikasyon veya gen ekleme (splays) birçok bilim insanınca eş anlamlı olarak kullanılabilmektedir.
Yazinin devamini oku »
Yaziyi gonderen Editor
\\ Etiketler: Araştırma, ART, besin, Bilim, Bilimsel, Bitki, biyoloji, dna, gen, genetik, Genetik mühendisliği, hangi bölümü seçmeliyim, hastalık, hayvan, hücre, insanlar, iyon, kimya, kontrol, Mühendisleri, mühendislik, NEDEN ????, OKUL, okul bölümleri, Sağlık, sonuçlar, Tarım ve Hayvancılık, Teknoloji, ünüversiteler
Nis 19
Bağlama veya ligasyon, rekombinant DNA teknolojisinde klonlanacak geni taşıyan DNA parçaları ile vektörün bir enzim aracığılıyla birbirlerine bağlanması işlemine denir. Bu işlem için ligaz cinsi enzimler görev yapar.
Bağlamadaki sorunlardan biri vektörün yabancı DNA’ya bağlanması yerine kendi uçlarının birleşip halka şeklini kazanmasıdır, bunu engellemek için yapılan uygulamalardan biri, vektörün 5′ uçlarındaki fosfat gruplarının yokedilerek fosfodiester bağ oluşumunu önlemektir.
Bağlama için uygun uçların bulunması ya da oluşturulması gerekir. Değişik yöntemlerle bu gerçekleştirilebilir:
Kesme enzimleri tarafından meydana getirilen yapışkan uçların birbirini tanıması şeklinde bağlanma
Yazinin devamini oku »
Yaziyi gonderen Editor
\\ Etiketler: Bilim, biyoloji, cDNA, Egitim, fosfodiester, fosforlanma, genetik, genetik bağlama, gruplar, Homopolimerik, ligasyon, moleküller, molekülleri, nasıl, NEDEN ????, niçin, nükleotidler, Ökaryotik, okul bölümleri, okullar, polinükleotid, rDNA, rekombinant, sentetik, teknolojisinde, transferaz, ünüversiteler, yöntemle
Nis 19
Belirli bir pH’da ve belirli bir elektrik alanında yüklü taneciklerin farklı hızlarda yürüyerek ayrılmaları tekniğine elektroforez denir.
Yazinin devamini oku »
Yaziyi gonderen Editor
\\ Etiketler: amid, Bilim, biyoloji, deney, disk, elektrik, Elektroforez, jel, Kağıt elektroforezi, kimya, nişasta, poliakril, Selüloz, slab, Teknik, yöntem
Nis 06
İnsan vücudu asla bize klasik anatominin öğrettiği gibi değildir. Klasik anatomi, bize canlı vücuduna ait kabataslak bir şema verir, bu şemanın bazen gerçeğe uymadığı anlar olabilir. Organizmanın nasıl teşekkül ettiğini anlamak için bir kadavrayı açıp bakmak kafi değildir. Kadavrayı açmak suretiyle; iskeleti, organları ve kasları görebiliriz.
Ancak organizmanın işleyişine ve organların birbirleriyle koordineli çalışmalarına dair bilgilerimiz son derece kısıtlıdır. Canlı vücuduna, mükemmel bir hassasiyetle yürütülen ve homeostasis denilen bir fizyolojik denge mekanizması yerleştirilmiştir.
Bu denge sayesinde hayatımızı sürdürürüz, fakat Yaratıcı’nın sonsuz ilim ve kudretiyle kurmuş olduğu ve her an müdahalede bulunduğu halde farkında olmadığımız homeostasiyi sağlamak görüldüğü kadar kolay değildir. Bu iş için, milyarlarca hücre, yüzlerce organ iş birliği halinde bütün güç ve kabiliyetleri ile çalışmaktadırlar.
Yazinin devamini oku »
Yaziyi gonderen Editor
\\ Etiketler: ATOM, Bilim, bilim adamlari, biyoloji, dünya, fizik, hayvan, ilk, nasıl, NEDEN ????, niçin, ödevler, ölçü, Sağlık, spor, termos
Yorumlarınızdan…