1.
Türkçede cümleler, yapılarına, yüklemlerin türüne, anlamlarına, yüklemlerinin yerine göre sınıflandırılır. Bu sınıflandırma, şematik olarak şöyle gösterilebilir:
CÜMLE TÜRLERİ
Yüklemin Anlamlarına Yüklemin
Türüne Göre Göre Yeri Bakımından
Ad cümlesi Olumlu Cümle Kurallı Cümle
Eylem cümlesi Olumsuz Cümle Devrik Cümle
Soru Cümlesi
Yapılarına
Göre
Basit Cümle
Bağlı Cümle
Sıralı Cümle Birleşik Cümle Biçimce Bağlı Cümle
Anlamca Bağlı Cümle
Koşullu Birleşik Cümle
Ki’li Birleşik Cümle
Girişik Cümle
İç İçe Birleşik (Kaynaşık) Cümle
A. YAPILARINA GÖRE CÜMLELER
1.BASİT CÜMLE
HAZIRLIK ÇALIŞMASI
Cemal bey Neriman’a köşkünün bahçesindeki beş odalı küçük köşkü verdi.
(Halide Edip Adıvar)
Batıda zengin bir hatıralar edebiyatı vardır.
(Yusuf Ziya Ortaç, Porteler)
Bu hanım sizin valideniz midir?
(Ahmet Rasim)
KISA AÇIKLAMALAR
“Hazırlık Çalışması” için alınan cümlelerin birincisi, kurallı eylem cümlesi; ikinci ve üçüncüsü, kurallı ad cümlesidir. Tek yükleme dayanan bu cümlelerde birer bağımsız yargı anlatılıyor.
İşte, bağımsız bir yargı anlatan cümleye basit cümle denir. Basit cümle, tek yüklem üzerine kurulur; tek bir temel yargı bildirir.
Basit cümlede yan cümle ya da cümlecik oluşturan ögeler (eylemsi vb.) bulunmaz.
Basit cümle, karmaşık düşüncelerin, olayların anlatımına elverişli değildir. Bu tür cümle ile, ancak yalın bir yargı bildirilebilir.
Basit cümle, başka açılara göre olumlu, olumsuz, kurallı, devrik olabilir.
Sizden hiç ummazdım. Gücendirdiniz beni.
DEĞERLENDİRME
1. Basit cümle ne demektir? Basit cümleyi, sıralı ve bağlı cümlelerden ayıran başlıca yapı özelliği nedir? Açıklayınız.
2. “Maviyle sanat, karayla para demek istiyorum. Neden derseniz, acımtırak olacağını önceden bildiğim bu yazının adında olsun biraz renk olması hoşuma gidiyor. Her rengin kendine göre bir güzelliği vardır: Kırmızının, sarının, yeşilin her birine ayrı bir destan yazılabilir. Her üç renk nice şair ve ressamlarda insan düşüncesini coşturan anlamlar kazanmış…” (Sabahattin Eyuboğlu)
“Mavi ve Kara” denemesinden alınan bu parçadaki basit cümleleri gösteriniz.
3. SIRALI VE BAĞLI CÜMLELER
HAZIRLIK ÇALIŞMASI
Kiremitler değişti, / kafes tamiri yapıldı, / duvarlar badanalandı, / kapılar, tavanlar boyandı.
(Halide Edip Adıvar, Mor Salkımlı Ev)
Sabahı severiz, / çünkü gündüzün başlangıcıdır.
(Cenap Şahabettin, Tiryaki Sözleri)
Birinci cümlede kaç yargı var? Bunlar nasıl anlatılmıştır?
İkinci cümleyi oluşturan bağımsız cümleler arasında belirgin bir anlam ilgisi var mı? Sabahı sevmemizin, gündüzün başlangıcı ile ilgisi nedir?
KISA AÇIKLAMALAR
1.SIRALI CÜMLE
“Hazırlık Çalışması” için alınan birinci cümlede virgülle bağlanıp sıralanmış dört ayrı cümle var. Bağımsız bir yapı gösteren bu cümlelerden her biri, yargıyı başlı başına ortaya koyuyor.
İşte, başlı başına yargı bildirir nitelikte cümlelerin sıralanmasıyla oluşan çok yargılı anlatıma sıralı cümle denir.
Bağımsız sıralı cümle
Sıralı cümlelerde kuruluşça bağımsız olan yargı öbeklerinin her birine bağımsız cümle adı verilir. Bağımsız cümlelerin sıralanmasıyla oluşan cümleye de bağımsız sıralı cümle denir.
Nihayet eve ulaştılar, / kapıyı ihtiyar hanım açtı, / evde gergin bir hava vardı.
1. bağımsız cümle 2. bağımsız cümle 3. bağımsız cümle
(Halide Edip Adıvar, Sinekli Bakkal)
Bahçeler bozuldu; / yuvalar dağıldı; / yollar silindi; / cihan viran oldu.
(Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Erenlerin Bağından)
Bu bağımsız sıralı cümleleri oluşturan bağımsız cümleler arasında belirli bir anlam ilgisi yok. Burada bağımsız cümlelerin virgül ya da noktalı virgülle bağlanıp sıralanmasındaki başlıca amaç, anlatıma canlılık, kıvraklık kazandırmaktır.
Bu tür sıralı cümlelerde bağımsız cümlelerin genellikle ortak kurucu ögesi olmaz. Ancak, “güçlendirme” ya da “olasılık” anlatan koşaç eki (-dir), öykü eki (-di) gibi ögeler, bağımsız cümleleri birbirine bağlayabilir.
Çakallar çığlık çığlık burnumuzun dibine sokulur, / şoseden vızır vızır otomobiller geçerdi.
(Atilla İlhan)
Anası kaybolup gittikten sonra hayat, yarım bir ışık içinde geçmiş / ve bir zaman için hafızası hiçbir sahne kaydetmemiştir.
(Halide Edip Adıvar, Mor Salkımlı Ev)
Bağımlı sıralı cümle
Aralarında anlam ilgisi bulunan bağımsız cümlelerin bağlanıp sıralanmasıyla oluşan bağımlı cümleye bağımlı sıralı cümle denir.
Bağımlı sıralı cümlelerin özneleri, nesneleri, tümleçleri ya da yüklemleri ortak olabilir;
Orhan koltuğa iyice yaslandı ve başını duvara dayadı.
(Peyami Safa, Biz İnsanlar)
Bunları uzun uzun dilinden düşürmez, rast geldiğine söyler, her uğradığı yerde tekrarlardı.
(Ömer Asım Aksoy)
Bir geçitten çok toplantı yeri: Mahalleli orada muhabbet eder, konuşur, eğlenir.
(Halide Edip Adıvar, Sinekli Bakkal)
Denizin kimi durgun halini sever, kimi hırçınlığını.
Bağımlı sıralı cümle, “de”, “ama” gibi bağlaçlarla da kurulur:
Gördü de söylemedi. Çalıştı ama başaramadı.
Şairlerin kusurlarını hoşgörürler de nesir yazarlarınınkini bağışlamazlar.
(Nurullah Ataç)
2.BAĞLI CÜMLE
Aralarında oldukça belirgin bir anlam ilgisi bulunan bağımsız cümlelerin bağlanıp sıralanmasıyla oluşan cümleye bağlı cümle denir.
Bağlı cümle oluşturan bağımsız cümleler arasında oldukça belirgin bir anlam bağlı bulunur. Bu bap, çoğu kez, bir bağlaç ya da ortak öge ile belirtilir:
Yarı kapalı gözleri kapı tarafına doğru bakıyor, / fakat kendisine doğru yürüyen Orhan’la doktorun hareketlerini takip etmiyordu.
(Peyami Safa, Biz İnsanlar)
İyiliği yalnız iyiler anlar, / fenalığı herkes.
(Cenap Şahabettin, Tiryaki Sözleri)
Biçimine bağlı cümle – anlamca bağlı cümle
Birinci cümlede iki bağımsız cümle var: İlk bağımsız cümle ile ikinci bağımsız cümle arasında anlamca karşıtlık ilişkisi var. Bu anlam özelliği, fakat bağlacıyla belirtiliyor. Bu tür bağlı cümlelere biçimce bağlı cümle denir.
İkinci bağlı cümleyi oluşturan cümleler arasında da karşıtlık ilişkisi var; ama bu anlam ilişkisi, gerekli bağlaçla (fakat) belirtilmemiş. Bu nitelikteki bağlı cümlelere anlamca bağlı cümle adı verilir.
Bağlı cümleler, bağımsız cümleleri arasındaki anlam ilgisinin niteliğine göre karşıtlık cümlesi, sebep cümlesi, sonuç cümlesi gibi türlere de ayrılabilir. Bu durum, biçimce bağlı cümlelerde, kullanılan bağlaçtan da anlaşılabilir.
Yukarıda incelediğimiz cümlelerin ikisi de karşıtlık ilişkisi üzerine kurulmuştur.
İnsan vatanını sever; / çünkü Tanrı vergilerinin en değerlisi olan hayat, vatan havasını teneffüsle başlar.
(Namık Kemal, Vatan makalesi)
İlk ay, başlangıç giderlerinin ödenmesine karşın kazanç olmuştu; / bundan dolayı geçinme yönünden nefes almıştım.
(Refik Halit Karay, Yer Altında Dünya Var)
Ya gel bana ya oraya beni çek /
Gözüm nuru oğulcuğum, Nijad’ım!
(Recaizade M. Ekrem, Ah Nijat)
Bu bağlı cümlelerden birincisi sebep, ikincisi sonuç, üçüncüsü karşılaştırma ilişkisi üzerine kurulmuştur.
DEĞERLENDİRME
1. Sıralı cümle ne demektir? Bağımsız cümleler, hangi nedenlerle birbirine bağlanıp sıralanır? Örnekler üzerinde açıklayınız.
2. “Gök gürler gibi konuşur, kılıç şakırdar gibi yazardı.” (Yusuf Ziya Ortaç) cümlesi, hangi tür cümlelerdendir? Nedenleriyle belirtiniz.
3. “Bakıyor, gömüyordu.” Cümlesini oluşturan bağımsız cümleler arasında ne tür bir anlam ilişkisi vardır? Bu ilişki, hangi bağlaçla belirtilmelidir? Cümle üzerinde gösteriniz.
4. “Bunları uzun zaman dilinden düşürmez, rast geldiğine söyler, her uğradığı yerde anlatırdı.” (Ömer Asım Aksoy)
Bu cümlenin;
a. Türünü,
b. Bağımsız cümleleri arasındaki ortak kurucu ögeyi ve kip ekini belirtiniz.
5. Kimi sıralı cümleler, küçük bir yapı değişikliği ile birleşik cümleye dönüştürülebilir:
“Öğle yaklaşıyor, / sıcak artıyordu.” (Reşat Nuri) / “Öğle yaklaştıkça / sıcak artıyordu.”
Bu iki cümleyi, yargı aktarma ve anlatım yönlerinden karşılaştırıp değerlendiriniz.
6. Siz de “Korktular da kaçtılar.” cümlesini birleşik cümleye çeviriniz.
3. BİRLEŞİK CÜMLE
HAZIRLIK ÇALIŞMASI
Şimdi, o evrensel olma hırsını da bir tarafa bırakalım. Diyelim ki / şair kendi milletinin insanlarına hitap etmekte yetiniyor. Yine, anlaşılmasını, beğenilmesini isteyecektir. Belki o zaman dil meselesi geride kalır da ortaya sanat meseleleri, toplum meseleleri çıkar. Türlü yönlerden ele alınabilecek olan bu konuda şimdilik pek yayılmak istemiyorum. Yalnız, küçük bir noktaya dokunmadan geçemeyeceğim. Kimi adamlar derler ki / halk şiirden anlamaz. Ama bundan halk mı sorumludur? Halk okutulmuş, şiirden anlayacak, hoşlanacak seviyeye getirilmiş midir? Halkın şiirden anlamayacağını halkı okuttuktan sonra söyleyebilirsek / sözümüzün belki bir değeri olur…
(Orhan Veli Kanık, Denize Doğru)
1. Yazar, bu parçada neden söz ediyor?
2. Altı çizili cümlelerde yargılar nasıl anlatılmıştır? Sıralı ve bağlı cümlelerle karşılaştırarak belirtiniz.
KISA AÇIKLAMALAR
Yukarıdaki parçada altı çizili cümlelerden ilki, (biz) diyelim ve şairin milletinin insanlarına seslenmekle yetinmesi yargılarından oluşuyor. İkincisi ise Kimi adamlar derler ve halk şiirinden anlamaz yargılarından meydana geliyor. Bu yargılar, ki bağlacıyla birleştiriliyor.
Altı çizili üçüncü cümlede de iki yargı var: Halkın şiirden anlamayacağını halkı okuttuktan sonra söylemek ve sözümüzden bir değeri olması.
Bir de şu cümleye bakalım: Ona sık sık, “Ben öğretmen olacağım.” Derdim.
Bu cümle, bir bağımsız cümlenin, başka bir cümleye kurucu öge olarak katılmasıyla meydana gelmiş.
Söz konusu cümlelerin hepsinde yargılar görevce birbirine bağlanıp bir bütünlük içinde anlatılmıştır.
İşte, birbirine görevce bağlı yargıları belli bir bütünlük içinde anlatan cümleye birleşik cümle adı verilir.
Temel cümle – yan cümle
Her cümle, bir temel yargıya dayanır. Birleşik cümlede temel yargıyı bildiren sözcük öbeğine temel cümle denir.
Temel cümle, eylem yüklemi ile de ad yüklemi ile de kullanılabilir:
Yola erken çıkarsanız / güneş batmadan varırsınız.
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa / vatandır.
(Mithat Cemal Kuntay, On Beş Yılı Karşılarken)
Birleşik cümlede, bağımlı bir yargıyı anlatan yardımcı cümleye yan cümle adı verilir. Yan cümleler de eylem ve ad yüklemleriyle kurulurlar:
Tarihini kendin yazıyorsan / eserindir.
(Mithat Cemal Kuntay, On Beş Yılı Karşılarken)
Eğer sobanız yoksa / bir tane de siz alın.
UYARI!
Türkçede eylemsiler de özne, nesne, dolaylı tümleç alarak yan cümle işleyişinde sözcük öbekleri oluşturur:
Ameliyat sonrası işe yaya gidip gelmek / onu epey yordu.
Bu yılki ÖSS sınavına girmeyen / öğrenciler o haktan yararlanamıyor.
Gazete mektubu yayımlayınca / konu aydınlandı.
Eylemsiler ile kurulan bir yan cümlecik, temel cümleye özne, nesne, tümleç olarak bağlanabilir; bu cümlenin ögelerinden birinin sıfatı ya da tamlayanı olabilir.
İşte bu niteliklerden en az birini taşıyan birleşik cümleye girişik cümle adı verilir.
“Burada içecek / su bulamayacağımızı / zannetmek / ayıp olurdu.” Cümlesi, girişik cümledir.
Ancak eylemsilere dayanan bu sözcük öbekleri, söz içindeki işlevlerine göre, ad – eylem öbeği, ortaç öbeği, ulaç öbeği olarak da değerlendirilir.
DEĞERLENDİRME
1. Birleşik cümle ne demektir? Birleşik cümleyi, sıralı ve bağlı cümlelerden ayıran başlıca farklar nelerdir? Örnek üzerinde açıklayınız.
2. “Bilirdik ki, Mualla Hanım yarım saat daha otursa, saat on ikiyi geçse de elektrikler sönmez. Yalnız Halit Ustanın işaretleri sıklaşır, bazen bir dakikadan fazla elektrikler sönük kalır, tekrar yanardı.” (Necati Cumalı)
a. Bu parçadaki cümleleri, yapılarına göre, ayrı ayrı değerlendiriniz.
b. Parçanın birinci c]
]>
yORUMLARDAN…