Paris…
Gece yarısı saat 00:00 sularında Eiffel kulesinde ‘ingaaa ’ diye bir ses ! Bütün ingaa sesi Eiffel kulesinde ki bütün herkesi sesizliğe boğdu. Orda yan masada oturan oturan yakışıklı,karizma bir adam tam annemi keserken annemin doğum sancıları tutmuş ve bütün romantizmin içine etmişim…Annemi yan masadaki yakışıklı ve o kadarda karizma olan kulak burun boğaz doktoru olan amca doğurtmuş .Benim güzelliğimi arka masadaki ‘’Paris Hilton ‘’ görünce ’’Ne bu güzellik demiş ‘’ ve beni kaçırmış…;
Ve 14 sene sonra beni şarkıcı yapmaya karar vermiş 15 yaşıma girerken bir Clup kiralamış. Bütün Paris annemin arkadaşları gelmiş işde … Beyonce , Britney Spears, Tom Curus , Ankaralı Namık, Linkin park, avril ve Erol kösede o gece ordaydı. Erol amca benim sesimi duyar suymaz büyülenmiş gibi olmuştu ve ‘bu ses ne çok süper ‘ dedi ve ertesi gün hemen bir kaset yaptı. Beyonce ve Ankaralı Namık’ı sollamış dünya starı olmuştum… Aylar sonra starlığımı duyan annem Flim gibi proğramını almış ve ‘sen benim kızımsın ‘ dedi.(Bense bu rahatlığı bırakırmıyım hiç ) Küçük Emrahtan 2 taktikle Anennem yok benim Paris annem varken nerdeydin? Dedim annem orda ki ani şokla öldü.
Şimdi ise çok mutluyuz işte sahne aldığım Günay restoranda paraları cukka yapıyorum cebe. Parisle kanki olduk kafa buluyoruz her gece…
NE OLURSA OLSUN HERŞEY…
Şiirler ; duygu,mutluluk,hüzün,aşkı ve kimi zaman nefret içerikli metinlerdir kimi zaman. Bazıları öğretir bazıları edebi olarak yazılır. O an nasıl bir psikoloji ye sahipseniz eğer , öyle bir konu alır hemen.
Şiirler kimi zaman senin yaşadığın hayatı yazar. Sanki senin yaşamış olup ta başka biri senin ağzından yazmış gibi… Ama şiirlerde acıyı, tatlıyı, hüznü, kaderi ve mutluluğu konu alır ki okuduğun zaman mutlu eder seni. Ya da aşkı sevdayı bulamayıp da kağıt da yazan 4’lük de bulursun kimi zaman aşkı…
Ve her ne olursa olsun bize bu duyguları kendi Psikolojisiyle olsa dahi yaşatan şairlerimiz , şuan ki çocukluğumuza örnek olmuşlardır ki bu metni yazdım …
HAYAT HİKAYELERİ
Benim beğendiğim programlardan biridir.Çünkü buradaki olaylar,gerçekte yaşanmış olaylardır.Biz bunları izleyerek hayattan bir ders çıkara biliriz.Daha dikkatli olmaya çalışırız.Bunlar sayesinde hata yapmayız.Ben bu programların yayınlanmasına karşı değilim.
MAFYA DİZİLERİ
kurtlar vadisi kuzey rüzgarı
Erkeklerin vazgeçilmez mafya dizileri.Televizyonumuzda ister istemez sıkça bulunan dizilerden biridir.Mafya babaları gelir,parasını alır,herkesi öldürür gider.Sordunuz mu o adama o kadar parayı nerden bulmuş.Bunu yerine güzel diziler yayınlasalar olmuyor mu?Bu filmlere özenerek kaç çocuk birbirini öldürdü?Ama çok güzel şeymiş gibi hala bu filmleri seyrediyoruz.Bana göre böyle diziler topluma zararlıdır.
KADIN PROGRAMLARI
Televizyonlarımızda sıkça rastladığımız bir konuda kadın programlarıdır.Son zamanlarda meşhur olan bu programlar televizyonumuzu boşuna işgal ediyor.Biri kızına koca ara,biri oğluna gelin arar.Bunlara ne gerek var?Hayırlı bir iş yapacaksan bunu aile içi görüşme yoluyla da yapabilirsin.Çıkıp da 70 milyona rezil olmaya ne gerek var?Bence bu programlar çok gereksizdir, sizce de öyle değil mi?
MAGAZİN PROGRAMLARI
Televizyonlarımızın vazgeçilmez programlarından biride magazin programlarıdır.Kim kimin ile yakalanmış?Kimin evinde kalmış?Niye adamı herkese rezil ediyorsunuz?Adamın özel hayatına bile karışıyorlar.Bu kadar utanç verici durum olur mu?Açık pozlar,hakaretler,küfürler hepsi bu programın içinde.Kötüye örnek de olurlar.Ama herkes de bu programları izler.Ben bu programlara karşıyım.


Yorumlarınızdan…