Arkadaşlar daha önce de belirttiğimiz gibi sitemizde ilköğretim fen ve teknoloji ,sosyal bilgiler türkçe matematik tarih coğrafya lise edebiyat dil ve anlatım sağlık bilgisi din kültürü teknoloji tasarım felsefe psikoloji sosyoloji tarih coğrafya ingilizce fizik kimya biyoloji dil vee anlatım geometri matematik derslerinin birinci 1. dönem 1. ve 2. ve 3. yazılıları vardır.yapmanız gereken site içi aramayı kullanmak ya da katagorilerden ilgili yazılıyı bulmak.
DİL VE ANLATIM test sorulari
DİL VE ANLATIM
1}SORU¬} Kimseye ihtiyaç duymadan yapabileceğiniz işleri yazın.
CEVAP}Yemek yerim,uyurum,konuşurum.
2}SORU}Kelimelerin neden diğer kelimeleri grup oluşturması gerektiğini açıklayın.
CEVAP}Bir cümle oluşması için.
3}SORU}Tas kelimesi sizde nasıl bir çağrıştırım uyandırıyor?
CEVAP}yemek tası,kafa tası
4}SORU}Tasın yere düşünce çıkardığı sesi kelime olarak yazım.
CEVAP}Tak
5}SORU}Soyut anlamlı kelimelerin şiir içinde anlamsal bir derinlik kazandırıp kazandırmadığını yazın.
CEVAP}Kazandırır.
6}SORU} Gözüm ağırdığı için doktora gittim.
Çekmecenin gözgünden kalem aldım
Öğretmenin gözünden düştüm.
Yukarıdaki cümlede göz kelimesi kaç farklı anlama gelecek şekilde kullanılmıştır?
CEVAP}3farklı şekilde kullanılmıştır.1 insanın gözü,2çekmecenin gözü,3ögretmenin gözü
7}SORU}Kahve kelimesinin değişik anlamlara gelecek şekilde cümlelerde kullanınız.
CEVAP} Ben kahve içtim.
Dedem kahveye gitti.
8}SORU}Aşağıda verilen kelimelerin köklerini parantez içinde yazınız.
CEVAP}Doğruldu (du) Yaşardı (dı)
Gidilmez (mez) Daralıyor (yor)
Yaratıcı (cı) Süzgeç (geç)
İnandırıcı (cı) dinlettiren (ren)
9}SORU}Karagöz oyunu örneği getiriniz.
CEVAP}
Karagöz}Hah…yakaladım kerata…
Hacivat}Aman birader ne yapıyorsun
Karagöz}Ne yapacağım seni pataklıyorum..
Hacivat}aman birader enfiye kutunu kırdın…
10}SORU}Kelimelerin farklı anlamlarda kullanılmasında kişisel özellikler ile tarihsel ve toplumsal gelişmelerin etkisinin büyük olduğu görüşüne katılıp katılmadığını belirtiniz.
CEVAP}Katılıyorum..
11}SORU}Zaman içinde kelimeler anlam genişlemesine ve anlam kaynamasına uğrar.Kelimeler ilk anlamlarından uzaklaşır.Kelimenin kullandığı yerde sonradan kazandığı bu anlama onun yan anlamı denir.
CEVAP}Doğru.
12}Yan,ayak,yak kelimelerini farklı anlamlara gelecek şekilde cümlede kullanınız.
CEVAP}
Gemi rüzgardan yan yattı.
Koşmaktan ayakları ağırdı.
Hava sogunca sobayı yaktı.
13}SORU}Çehre anlamındaki yüz kelimesi ile bir sayı olan yüz eş sesli iki kelimedir.Sizce bu iki kelimenin temel anlamları arasında her hangi bir ağ var mıdır?
CEVAP}Yoktur.
14}SORU}Pazardan alınan malzemelerin sepetle veya çantayla taşınması taşıma amacının gerçekleşmesinde ne gibi farklılıklar vardır.
CEVAP}Çantayla zor,sepetle daha kolay.
15}SORU}Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
A}Baş başa vermiş çocukların sorunlarından söz ediyorlardı.
B}İnsanımızın belirleyici özelliklerinden biride konuk sevgisidir.
C}Romandaki kişilerin tipik iç Anadolu insanın özelliklerini taşıdığını söyledi.
D}Televizyondaki kültür ve sanat programları sürekli izlenir.
CEVAP} C
16}SORU}Aşagıdakilerden hangisi de yazım ya da noktalama yanlışı yoktur?
A}Bugün,saat15.45;tebuluşacagız onunla.
B}Kapıyı yüzüne niçin kapadı verdi?
C Ödevlerinizi yaptınız mı yapmadınız mı?
D Sen ki her şeyi bildigini söylemez miydin?
17}SORU}Aşagıdaki cümlelerin hangisinde ulama yapılmıştır?
A}Akıllı düşman akılsız dostan daha iyidir
B}Taşıma su ile değirmen dönmez.
C}Öfkeyle kalkan zararla oturur.
D}Doğru bilinmeyince eğri bilinmez.
CEVAP}A
18}SORU}Aşagıdaki cümlelerin hangisinde balgama gurubu vardır?
A}Mustafa can ogün bizi utandırdı.
B}Konuya çok iyi hazırlanmış.
C}Pos bıyıkları hepimizi güldürüyordu.
D}Dolaptan biraz peynir ve reçel çıkardı.
CEVAP}B
19}SORU}Aşagıdaki cümlelerin hangisinde parmak kelimesi deyim içinde kullanılmıştır?
A}O, parmakla gösterilen çok ünlü bir kimse.
B}Maçtaki oyunuyla herkese parmak ısırttı.
C}Anlattığı fıkra ile olaya parmak bastı.
D}Parmağını inciten çocuk bir köşede sızlanıyordu.
CEVAP}B
20}SORU}Aşagıdaki cümlelerin hangisinde tekrar gurubu farklı bir yapıda oluşmuştur?
A}Doğru dürüst konuşacaksan konuşalım.
B}Eski işinde iyi kötü geçine biliyordu.
C}Bu işlerden az çok bende anlarım.
D}Kasabada büyük küçük herkesin dilindesin.
CEVAP}D
21}SORU}Aşağındaki cümlelerin hangisinde tamlayan ve tamlananı yer değiştirmiş bir isim tamlaması vardır.
A}Hiç bitmiyor derdi insanların.
B}Beyaz evin çevresi ağaçlarla dolu.
C}Ders kitaplarımın hepsini kapladım
D}Yoruldum yılarca ayrılık çekmekten.
CEVAP}D
22}SORU}Aşagıdaki cümlelerde bulunan sıfat tamlamalarından hangisinin sıfat unsuru bir aitlik grubudur?
A}Bir şey biliyoruz ki konuşuyoruz.
B}Hiçbir zaman mutlu olamadım ki…
CEVAP}A
23}SORU}Aşagıdaki cümlelerin hangisinde isim fiil grubu vardır.
A}Okumayı alışkanlık haline getirmelisin.
B}Gösterişten hiç hoşlanmıyorum.
C}Konuşmak için çok gayret etti.
CEVAP}B
24}SORU}Aşagıdaki cümlelerde geçen sıfat tamlamalarının hangisinin sıfat unsuru bir sıfat fiil grubudur.
A}Gösterdiği yakınlığa layık olmaya çalışıyor.
B}Yaprakları sararmış ağaçlar güzü çağırıyor.
C}Soğuyan havalar birçok insanı hasta etti.
CEVAP}C
25}SORU}Aşagıdaki cümlelerin hangisinde ikileme cümleye zorlukla anlamı katmıştır?
A}Gece gündüz demeden çalışıyordu.
B}Çamurlara bata çıka ilerliyorduk.
C}Yaptığı yanlışı ergeç anlayacak.
CEVAP}A
25}SORU}Aşağıdaki cümlelerden hangisinde çekmek kelimesi tükenmek anlamında kullanılmıştır.
A}Pilav suyunu iyice çekmiş.
B}Bankadan bir miktar para çekti.
C}Ceketin astarı çekmiş
CEVAP}A.
26}SORU}Aşagıdaki cümlelerin hangisinde hafif kelimesi kurşun ağır bir madendir.cümlesindeki ağır kelimesi almanca karşıtıdır.
A}Kaç gündür midemde hafif bir ağrı var.
B}Savaşta hafif bir yara almıştı.
C}Eline alınca hangisinin daha hafif olduğunu hissediyordu.
CEVAP}C
27}SORU}Aşağıdaki cümlelerin hangisinde farklı bir kelime gurubu vardır.
A}Okula yaklaşırken de kolumdan ayrılmadı.
B}Güneş gökyüzüne yükseldikce güneşin sıcagı artıyordu.
C}sabahleyin uyandıgı zaman odam gün ışıgı doluydu
28}SORU}Aş ağıdaki cümlelerin hangisinde kelime gurubu yoktur.
A}İstanbul bin dört yüz elli üç yılında fethedildi.
B}Yavaş yavaş yürüyerek ağacın altında durduk
C}Şaşgınlıgını iki karşı arasına dügümledi.
CEVAP}B
28}SORU}Aşağıdaki cümlelerde geçen deyimlerden hangisi ötekilerden farklı anlamdadır?
A}Acele hazırlanıp yola koyuldu.
B}Haberi alınca yola kar yağmur demeden yola düştü.
C}Sıcağa kalmamak için erkenden yola çıktı.
CEVAP}C
10. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ I. DÖNEM I.YAZILI YOKLAMASI
DİL VE ANLATIM DERSİ I. DÖNEM I.YAZILI YOKLAMASI
Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir
S-1 Yukarıdaki metinde geçen iletişim ögelerini göstererek bağlam ve dönüt durumu hakkında bilgi veriniz.
S-2 Aşağıda verilen eylemlerin hangisi ile yapılan öğrenme daha kalıcı olup hatırlanmaktadır?
a) Okuma b) Söyleme c) Görüp İşitme
d) Görme e) İşitme
S-3 Bir yazılı yoklamada sınav kağıdını daha iyi sunmak ve yüksek not almak için nelere dikkat etmelisiniz? Yazınız
S-4 Aşağıdakilerden hangisi sunum anıda yapılan çalışmalardan biri değildir? a) Belge ve slayt kullanmıştırb) Ses tonunu konuya uygun olarak ayarlamakc) Ciddi ve ağır başlı bir görüntü sergilemekd ) Slaytlar ile yapılan açıklamalar eş zamanlıdıre) Sorulan sorulara açık ve net cevap vermek
S-5 Bir Tartışmada Başkan Değerlendirme Formunda neleri dikkate almalıdır?
S- 6 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir “ olasılık, olabilirlik” söz konusudur?
a) Kar yağıyor, kış geldi artık
b) Onunla konuşmalısınız; olayı o görmüş
c) Ben onu iyi tanırım; çok dürüst biridir.
d) Siz de biliyorsunuz; o yeni geldi.
e) Geç kaldık sanırım hoca kağıtları toplamıştır
S-7 “Başarı” konusunda sebep sonuç ilişkisi içinde öneri ve uyarı cümleleri ile kurulu bir paragraf oluşturunuz.
Âsım’ın nesli… diyordum ya… nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.
Şûhedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar…
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar…
S-8 Yukarıdaki şair için aşağıdakilerden hangisi söylenemez
a) Karamsar b) Yalnız c) Sabırsız
d) İnançlı e) Umutsuz
S-9 “Fırça- Boyacı ” arasındaki benzer ilişki hangi seçenekte vardır?
a) Mala – Usta b) Nota -müzik c) Çivi- Nalbur
d ) Elektrik- Bilgisayar e) Arpa- Çiftçi
S-10 İyi bir dinleyici program esnasında ne yapmalıdır?
S-11 İyi bir Konuşmacı fiziki ve psikolojik olarak neler yapmalıdır?
S-12 Aşağıdakilerden hangisi bir tartışma türü değildir?
a) Sempozyum b) Açık Oturum c) Tenkit
d) Münazara e) Panel
S-12 Aşağıdaki yazı türlerinden hangisinde gözleme yer verilmez ?
a) Seyahat Yazısı b) Roman c) Masal d) Öykü e) Deneme
S-13 Aşağıdaki cümlelerin karşısına yargılar doğru ise “D” , yanlış ise “Y” yazınız
*Üslup, amaca ve alıcıya göre değişmez. ( )
* Başlık, temayı sınırlandıran ve somutlaştıran bir göstergedir.( )
* Anlatım yapılırken kişisel deneyimlerden de yararlanılır.( )
* Gözlem tekniği düşünce yazılarında daha çok kullanılır. ( )
* Formlarda dinleyicilerin soru sormasına da izin verilir ( )
S-14 “Merhamet ” kavramını zaman , kişi ve mekana göre Sınırlandınız Not : 1.,5.,10.11.13.14. sorular 10’ar puan,2.,3.,4.,6.,7.,8. 9. 12.sorular 5’er puan
Ayaşlı İle Kiracıları
İSİM (AD)
1.Verilişlerine Göre İsimler
A.Özel İsim
Faika da odasından bir hanım sigarası getirdi.(Syf 18)
B.Cins İsim
Kapıdan girince insan kendini semercinin hanında bir odada sanır.(Syf 28)
2.Oluşlarına Göre İsimler
A.Somut İsim
Yatağın Başucunda,duvarda asılı bir söz.(Syf 28)
B.Soyut İsim
Hayat bu yolları kapadığında Hasan Bey kahve dedikoducusu,kabadayı,iş adamı,Ayaşlı da hilekar alışverişçi oldular.(Syf 31)
3.Sayılarına Göre İsimler
A.Tekil İsim
Ayaşlı,beş ay hapiste tutsak kaldıktan sonra dört arkadaşıyla bir gece kaçtı,dağa çıktı.(Syf 31)
B.Çoğul İsim
Köylülerinden biri gelse,Ayaşlıdan para istese boş çevirmez,yeter ki nu alışveriş olmasın.(Syf 34)
C.Topluluk İsmi
Ben onu bir mektep hocası sanıyordum.(Syf 74)
İSİM TAMLAMALARI
A.Belirtili İsim Tamlaması
Birlikte yenilen yemeğin parasını ikiside kendileri vermek istediler.(Syf 34)
B.Belirtisiz İsim Tamlaması
Ayaşlı ile Hasan Bey mezelerini hazırlayıp çilingir sofrasını kurdukları zaman o da sokuldu,içmeye başladık.(Syf 43)
C.Takısız İsim Tamlaması
Her zaman her yerde kara ceket giyerdi.(Syf 88)
D.Zincirleme İsim Tamlaması
Nedir bu benim başımın çilesi diye mırıldandı.(Syf 53)
ZAMİR (ADIL)
1.Şahıs Zamiri
Onu ben de söyledim,dedi.(Syf 53)
2.İşaret Zamiri
İskender Bey bu yalancıları memlekete sokmak istememiş.(Syf 59)
3.Dönüşlülük Zamiri
Kendisi bir otomobil alacak,fuat işletecekmiş,dediler.(Syf 60)
4.Belgisiz Zamir
Onların hepsi işsiz adamlar,çocukları da yok akşama kadar da yatarlar.(Syf 66)
5.Soru Zamiri
Senin adın ne?(Syf 102)
SIFAT (ÖN AD)
A.Niteleme Sıfatı
Onlar terbiyeli adamlar,kabahat onlarda değil o hergeleler.(Syf 92)
B.Belirtme Sıfatı
1.İşaret Sıfatı
Burası Başoğlu’nun hanından farksız!(Syf 95)
2.Sıra Sayı Sıfatı
Bu gece yemekte,Fahri ile beni iki yanına aldı.(Syf 110)
3.Üleştirme Sıfatı
4.Topluluk Sıfatı
Vilayet ne cevap verecek?(Syf 115)
C.Belgisiz Sıfat
Kimse duyar diye ödü kopar.(Syf 125)
D.Soru Sıfatı
Siz onun hasta olduğunu biliyor muydunuz?(Syf 129)
ZARF
1.Yer Yön Zarfı
Karısı ile kızı çeyiz,takım düzmek için İstanbul’a gitmişler.(Syf 24)
2.Miktar Zarfı
Hasan Bey uzun uzun beni süzdükten sonra,biraz sustuk.(Syf 27)
3.Zaman Zarfı
Ayaşlı beş ay hapiste tutsak kaldıktan sonra dört arkadaşıyla bir gece kaçtı.(Syf 31)
4.Sebep Zarfı
Kocası günün birinde biraz para caldığı için hapis edilmiş.(Syf 125)
5.Soru Zarfı
Ya bak şimdi Fuat Amcan gelecek,seni otomobille gezdirecek hani dün nasıl gitmiştik?(Syf 53)
6.Durum Zarfı
Ablam çocuk doğururken öldü.(Syf 22)
EDAT
Beni Cavide ile görünce saygı etti.(Syf 151)
BAĞLAÇ
Onu bende söyledim,dedi.(Syf 53)
ÜNLEM
Şimdi herkes çıkıp giderken ortaya atılmış,Şefik Bey’i andırıp duruyor!(Syf 253)
ŞUÇ VE CEZA
İSİM
1.Verilişlerine Göre İsimler
A.Özel İsim
Raskonikov şaşkınlık içinde dışarı çıktı.(Syf 14)
B.Cins İsim
Ama merdivende buna pişman oldu.(Syf 22)
2.Oluşlarına Göre İsimler
A.Soyut İsim
Aşkı,hayatı ve hareketi tert ederek yok olmalıyım.(Syf 29)
B.Somut İsim
Mektubu okur okumaz dışarı birşey yapmak için çıktım.(Syf 32)
3.Sayılarına Göre İsimler
A.Tekil İsim
Kapıcıya Alyona İvanovna’nın odasını sormuş.(Syf 65)
B.Çoğul İsim
Katerina “çağırmaya gittiler” dedi.(Syf 119)
C.Topluluk İsmi
Üniversitede kimseyle konuşmaz hep kendi kendine dolaşırdı.(Syf 287)
İSİM TAMLAMALARI
A.Belirtili İsim Tamlaması
Bir süre sonrada Suidrigcilov,mağranın başına oturdu.(319)
B.Belirtisiz İsim Tamlaması
Onu yaşatacak şeyin sadece korkaklık ve ölüm korkusu olması.(Syf 330)
C.Takısız İsim Tamlaması
Küçük çocuk gibi kızı okşuyor,seviyordu.(Syf 25)
D.Zincirleme İsim Tamlaması
Seyrek ve ince yağlı kır saçları kırık tarakla ensesinden sıçan kuyruğu gibi toplamıştı.(Syf 52)
ZAMİR (ADIL)
1.Şahıs Zamiri
O da akraban mı?(Syf 86)
2.İşaret Zamiri
Sen açıklayabiliyor musun?(Syf 89)
3.Dönüşlülük Zamiri
Yolda giderken kendi kendine yüksek sesle konuştu.(Syf 23)
4.Belgesiz Zamir
Hepsi harcamış meyhanelerde.(Syf 22)
5.Soru Zamiri
Nereye gidiyorsun?(Syf 324)
SIFAT (ÖN AD)
A.Niteleme Sıfatı
Ama şimdi büyük bir üzüntü olduğunu anlıyorum.(Syf 324)
B.Belirtme Sıfatı
1.İşaret Sıfatı
Buraya senin hep sevdiğimi ve seveceğimi söylemeye geldim.(Syf 324)
2.Asıl Sayı Sıfatı
Kalabalığın ortasında bir ses onayladı.(Syf 116)
3.Kesir
4.Üleştirme Sayı Sıfatı
C.Belgesiz Sıfat
Kimseye söylemediğin zaman böyle kabuslar görürsün.
D.Soru Sıfatı
Zaten nasıl görebilirdin?(Syf 211)
ZARF
1.Yer Yön Zarfı
Kızarak yukarı çıktı.(Syf 56)
2.Miktar Zarfı
İnsanlar onu biraz dinliyordu.(Syf 207)
3.Zaman Zarfı
V. Caddesi boyunca Neva’ya doğru sabah yürüdü.(Syf 68)
4.Sebep Zarfı
Sanki adamı yanıltmak için özellikle yapıyormuş gibiydi.(Syf 215)
5.Soru Zarfı
Buraya nasıl geldin?(Syf 87)
6.Durum Zarfı
Durup derin bir nefes aldı.(Syf 166)
EDAT
Sonra “şu günde,şu saatte Dimitri ile çalışırken,merdivenlerde kimseyi göremedin mi?” diye sormuşlar.(Syf 90)
BAĞLAÇ
Aziz ve azize resimleriyle donatılmış ufak bir odaydı.(Syf 53)
ÜNLEM
Unutma, söz verdin!(Syf 86)
dil ve anlatım ANASAYFA’YA DÖNMEK İÇİN TIKLA
I. ÜNİTE METİNLERİN SINIFLANDIRILMASI
1. METİNLERİN SINIFLANDIRILMASI
1. Boşluklar şu şekilde doldurulacaktır:
* …….nesnel bir şekilde…….
* …….edebi işlevde…..
* …….göstermeye bağlı ve anlatmaya bağlı…..
* …….gerçek…..
2.
* (doğru)
* (yanlış)
* (yanlış)
* (doğru)
* (yanlış)
3. Doğru yanıt: D
4. Doğru yanıt: E
5. Doğru yanıt: A
6. Doğru yanıt: D
7. Doğru yanıt: B
8. Doğru yanıt: A
9. Doğru yanıt: D
2. ÜNİTE SONU ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME SORULARI
1. Boşluklar şu şekilde doldurulacaktır:
….. okuyucuyu etkilemek….
….. kurmaca…..
2.
* (doğru)
* (doğru)
* (yanlış)
3. Doğru yanıt: A
4. Doğru yanıt: D
5. Doğru yanıt: C
6. Doğru yanıt: E
7. Doğru yanıt: C
8. Doğru yanıt: A
9. Doğru yanıt: E
10. Doğru yanıt: B
11. Doğru yanıt: D
12. Doğru yanıt: B
13. Doğru yanıt: C
14. Doğru yanıt: E
15. Doğru yanıt: A
I. ÜNİTE
SANAT METİNLERİNİN AYIRICI ÖZELLİKLERİ
HAZIRLIK
1) Toplumdaki olayların etkisiyle sanatçının iç dünyasını yansıtma isteği.
2) Yazarlar yaşadıkları dönemden etkilenirler.
3) Sanat eselerinin ilerlemede ne kadar önemli olduğunu söylüyor.
İNCELEME
1) Kişi, yer, zaman, olay
2) Cumhuriyet dönemi yıllarında yazılmıştır.(2. Dünya Savaşı olabilir.)Gerçekçiliği yansıtıyor.
3) Kişi kendisini olayın içinde hisseder ama tiyatroda farklı hem görsel hem de işitsel.
4) Dil ötesi işlevinde. Çünkü bu bir sanat metnidir.
3. ETKİNLİK
Ø Birinci metin savaş sonrası halkın çektiği yokluğu anlatmıştır. İkinci metinde zamanın içinde akıp gittiğini, üçüncü metinde realizm hakkın da bilgi vermiştir.
Ø Realizm metninde ileti doğrudan verilmiştir.
Ø İletisi doğrudan olan metinler sanatsal değillerdir. İletisi dolaylı yoldan olan metinler ise sanatsal metinlerdir.
4.ETKİNLİK
Ø ‘’Kaymaklı Tavukgöğsü’’ metni dil ötesi(sanatsal) işlevindedir. ‘’Realizm’’ metni göndergesel işlevdedir.
Ø Yazılış amaçları farklı olduğundan işlevleri farklıdır.
Ø Şiirsel işlev sadece şiirlerde kullanılır. Ama göndergesel işlevde amaç bilgi vermek olduğu için hem şiirde hem de düz yazıda kullanılır.
5. ETKİNLİK
Şiir 1926 yılında yanı cumhuriyetin ilanından sonra yazılmıştır. Cumhuriyet döneminde sairler Anadolu’ya yönelişe geçiş yapmışlar ve Anadolu’ya yönelerek halkın yaşayışlarını dile getirmişlerdir bu bakımdan şair bulunduğu dönemden etkilenmiş ve Anadolu’yu konu etmiştir. Her eser bulunduğu dönemin izlerini taşır.
5) Kaymaklı Tavuk Göğsü adlı metin hikâye geleneği, Ne içindeyim zamanın adlı metin ise şiir geleneği etrafında yazılmıştır. Sanat metinleri bağlı oldukları gelenek etrafında, onun ortaya koyduğu ve zamanla tam biçimini alan teknik kurallar çerçevesinde kaleme alınır. (Sorudaki “geleneksel unsurlar” ifadesi edebiyat geleneği yerine toplumsal adet ve gelenekler gibi hatalı bir anlamın doğmasına sebep olmaktadır.)
6) Dille gerçekleştirilen sanatlar ile ses, renk, çizgi, hareketler ve taşla gerçekleştirilen sanatlar arasında iyi, güzel ve faydalı olanın farklı araçlarla anlatılması söz konusudur.
Sanat metinleri yan anlam bakımından zengin, çağrışım gücü yüksek metinlerdir. Sanat metinlerinin okuyucu üzerindeki etkisi, okuyucunun bilgi, kültür, zevk, anlayış ve ruhi durumlarına göre değişir.
Sanat metinleri, sanatçı ile okuyucu arasındaki iletişim aracıdır.
Bilimsel, düşünsel ve dinsel metinler kurallaştırılmış bir yargı, bir gerçek ve öğretici bir içerikte iken sanat metinlerinin iletisi estetik bir duyuşun yansıtılmasıdır. Bu da insanoğlunun duyuş, algılayış ve hayal gücünün insanlığa yapacağı katkının ne kadar fazla olduğunun göstergesidir.
Dille gerçekleştirilen sanat etkinlikleri
a) Anlatmaya bağlı Türler: Masal, fıkra, deneme, hikâye, fabl, eleştiri, biyografi, roman
b) Göstermeye bağlı türler: Tiyatro
c) Kendini coşkuyla ifade etmeye bağlı türler: Şiir
6.ETKİNLİK
Sanat metinleri yan anlam bakımından zengin, çağrışım gücü yüksek metinlerdir. Sanat metinlerinin okuyucu üzerindeki etkisi; okuyucunun bilgi, kültür, zevk, anlayış, beklenti ve ruhi durumlara göre değişir.
7.ETKİNLİK
Bilimsel, düşünsel ve dinsel metinler kurallaştırılmış bir yargı, bir gerçek ve öğretici bir içerikte iken sanat metinlerinin iletisi estetik bir duyuşun yansıtılmasıdır. Bu da insanoğlunun duyuş, algılayış ve hayal gücünün insanlığa yapacağı katkının ne kadar fazla olduğunun göstergesidir.
Bilimsel Metin Örneği
Bilim Dergilerinin Önemi
Bilim dergileri, bilimsel çalışmanın ve gelişimin vazgeçilmez araçlarıdır. Hatta bilim dergilerini olmadığı yerde, önemli bir bilim ortamından söz etmenin mümkün olmayacağı bile ileri sürülebilir. Çünkü ancak onlar aracılığıyla bilimciler arasında iletişim kurulabilir, araştırma sonuçları en kısa zamanda hem bilim kamuoyuna, hem de halka duyurulabilir ve yine onların yardımıyla eleştiri ve tartışma ortamı yaratılabilir. Öte yandan farklı nitelikteki bilim dergilerinin değişik etkilerinden söz edebiliriz. Örneğin akademik bilim dergileri doğrudan bilim ortamına yönelik bir işleve sahiptir, popüler bilim dergileri ise, halkın bilimi tanımasında, kavramasında ve sevmesinde çok önemli roller yüklenir. Farklı işlevleri ve özellikleriyle akademik ve popüler bilim dergileri birbirlerinin eksikliklerini tamamlarlar.
Bilim dergileri hakkında söylenebilecek bir başka şey de şudur; onlar bilimin en önemli taşıyıcı ve etkileyici hatlarından biri olmalarının yanı sıra bilimin iyi bir yansıtmışıdırlar. Belirli bir yerde ve zamandaki bilimin gelişme süreçlerini ve düzeylerini en iyi biçimde bu dergilerde izleyebilir ve saptayabiliriz. Bu nedenle bu dergilerin tarih çalışmaları için çok büyük bir önemi ve değeri vardır.
Son olarak, bu dergilerin incelenmesiyle sadece belirli bir dönemdeki teorik ve popüler bilimin düzeyi hakkında bilgi sahibi olunmakla kalınmayacak, aynı zamanda o günkü bilim ile toplumun genel sorunları arasındaki bağlar ve geçiş yolları da ortaya çıkarılabilecektir. Bu bakımdan bilim dergileri, şimdiye kadar üzerinde durulmamış kaynaklar olarak, genel tarih bilgi düzeyine yeni veriler ya da bakış açıları getirebilecektir.
Cumhuriyetin ilk yıllarında yayınlanan bilim dergilerinin incelenmesi, bütün bu nedenlerle gerek bilim tarihimiz, gerekse genel tarihimiz açısından önem taşımaktadır. Erken Cumhuriyetin bilim ve teknoloji tarihi yeterince araştırılmamıştır. Modernleşmenin temel parametrelerinden biri olan bilimin Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki rolü tartışmasızdır. Ancak bilimin bu dönemdeki etki biçimleri, düzeyleri ve süreçleri henüz aydınlığa kavuşturulmamıştır. 1923-1928 yıllarında yayımlanmış bilim dergilerinin incelenmesi, bu hedefin bir bölümünü oluşturacaktır.
Bu çalışmada altı dergi ele alınmaktadır. Yeni Cumhuriyet’in en eski bilimsel dergisi, Mütareke döneminde, 1922′de yayın hayatına başlayan ve mesleki bir dergi olan Muallimler Mecmuası, Akademik bir bilim dergisi olan Darülfünun Fen Fakültesi Mecmuası, Eylül 1924′te yayımlanmaya başlamıştır. Daha sonra, 1925-1927 yıllarında, Türkiye’nin ilk popüler bilim dergileri olan Fen Âlemi (1925-1926) ile Tabiat Âlemi’ni (1925-1927) görüyoruz. 1927 ve 1928 yıllarında da, yine akademik bir bilim dergisi olan Mühendis Mektebi Mecmuası ve mesleki bir bilim dergisi olan Kimya ve Sanayi dergileri yayımlanıyor. Bu altı dergi, Yeni Cumhuriyet’in henüz Arap harflerini kullandığı dönemdeki bilim dergilerinin tamamıdır.
OSMAN BAHADIR, CUMHURİYETİN İLK BİLİM DERGİLERİ VE MODERNLEŞME, İZDÜŞÜM YAYINLARI, İSTANBUL 2001, s.9-10.
Düşünsel Metin Örneği
HEİDEGGER’İN ‘DÜŞÜNME’Sİ ÜZERİNE
Yeni veya en azından farklı bir düşünce İklimi içerisinden konuşan filozoflar, yeni veya farklı olanı ifade etmek üzere alışılmadık sözcükler kullanma gereksinimi duyarlar. Ve bu husus onların yanlış anlaşılmalarını da beraberinde getirir. Geçmişte örneğin bir Kant felsefesinin veya bir Hegel felsefesinin başına gelen bu hal, yüzyılımızda Heidegger felsefesinin de başına gelmiştir. Heidegger uzun süre Fransız varoluşçuluğunun moda. Etkisi altında bir ‘varoluşçu’ ve hatta 20. yüzyıl varoluşçuluğunun babası olarak görülmüştür. Onun teolojik terimlerle konuş
mayan bir ‘teolog’, hatta bir ‘mistik’ olduğu söylenmiştir. Ona ‘anti-hüma-nlst bir gerici’ olarak bakanlar olmuş, onun köktenci bir ‘Irrasyonalist’ olduğu belirtilmiş ve hatta onun bu irrasyonalizmini bir dönem belli bir ideolojinin, nazizmin hizmetine sunmuş olduğu iddia edilmiştir.
Bu niteleme ve iddiaların önemli bir kısmı, Heidegger felsefesine alışıldık düşünme şablonları içerisinden ve çoğu kez yüzeysel olarak bakmanın ve bazen de bu felsefeye Heidegger’ln söylediklerinin ardında başka şeyler arayıp bulmak üzere detektifçe bir tutumla yaklaşmanın birer sonucu olarak ortaya atılmışlar ve bir süre hararetle kabul görmüşlerdir. Fakat bu niteleme ve iddiaların bazılarını ciddiye almak da gerekir. Çünkü Heldegger felsefesinin özgün terimleri çokanlamlı terimlerdir. Her ne kadar Heidegger’ln kendisi bu terimlerin tam da bu çokanlamlılıkları içerisinde anlaşılmasını isterse de, bu anlamlar çokluğu İçerisinde hangi bağlamda hangi anlama özellikle vurgu yapıldığı hiç de belli olmaz. Heidegger, vurgulu anlamı sanki okuyucunun bulup ortaya çıkarmasını İster gibidir. Fakat tam da bu, Heldegger felsefesiyle İyi niyetle meşgul olanlar için bile, bu felsefenin değişik biçimlerde anlaşılmasına yol açar. Hele Heidegger üstelik çokanlamlılığın “hakikatin özü’ne ait olduğunu da söylemişse. Bu nedenle Heidegger felsefesine, o sanki tekanlamlı bir veya bir kaç temel öncülden hareketle geliştirilmiş bir felsefe sistemiymiş veya bir felsefi öğretiymiş gibi yaklaşmak, ona mantıksal/gidimli bir düşünce yapısıymış gibi yönelmek uygun olmaz. Heidegger felsefesine ilişkin yanlış anlamaların bir önemli kaynağı, iyi niyetle de olsa, ona böyle yaklaşma ve yönelmeden gelir. Heidegger açıklamaz, yalnızca betimler ve anlatır. Onun söylemi, özellikle geç döneminde, anlatıcı (narratlv) bir söylemdir. Bu husus, Heidegger felsefesini yorumlamaya girişen kişi için uyarıcıdır. Bu demektir ki, Heidegger felsefesi ancak betimlenebilir ve anlatılabilir; fakat mantıksal/gidimli bir düşünme çabasının gerçekleştirebileceği bir şey olarak a-çıklanamaz. Üstelik bu betimleme ve anlatma çabası da, bu felsefenin özgün terimlerinin çokanlamlılıgı gözetilerek ve bu anlamlardan bazılarını öne çıkararak sürdürülebilir. Ve tabii bu durumda bazı anlamlar arka planda kalabilirler veya hiç gözükmeyebilirler. Bu nedenle Heidegger felsefesini betimleme ve anlatma ve buna bağlı olarak yorumlama çabası da, bir yanlış veya hiç olmazsa eksik anlamadan tamamen annmış olamaz. Bu hususlar, aşağıdaki yorumlama çabası İçin de geçerlidirler.
Ben kendi payıma, Heidegger felsefesine en uygun yaklaşımın, Heidegger’ln ‘düşünme’den ne anladığını kavramaktan geçtiği kanısındayım. Ve aşağıda Heidegger felsefesi üzerine belirlemeler yapmaya çalışırken, bunu esasında Heidegger’ln ‘düşünme’den ne anladığını göstermek amacıyla yapmaya gayret edeceğim.
Heidegger felsefesinin merkezdeki kavramı varlıktır. Fakat Heidegger felsefesi klasik anlamda bir ontoloji, bir varlık felsefesi de değildir. Çünkü Heidegger için Varlık’ın ne olduğuna, Aristoteles’ten beri yapılageldiği üzere, mantıksal düzlemde kalınarak ve kavramlara başvurularak yanıt verilemez. Varlık, kendisi için ve kendisinde ola-geldigi şekilde açığa çıkar, gizini-açar. O, olagelme ve sürekli olarak kendisini yeniden açmadır. Ve tam da bu yüzden o, sabit ve zamanüstü, ezelî ve ebedî değildir ve yine tam da bu yüzden sabitlik, zamanüstülük, ezelîlik ve ebedîlik belirten kavramlarla ifade edilemez. Bu husus, Varlık’ın olagelmesi ve açığa çıkması içindeki yeri bakımından insan için de geçerlidir, insan, olagelme ve açığa çıkma anlamında Varlık’ın kaderine bağlıdır. Yani insan için de sabit, zamanüstü, ezelî ve ebedî nitelikler belirtmek mümkün değildir. Dolayısıyla insanla ilgilenmek, insanın Varlıkla olan ilişkisiyle ilgilenmektir. Fakat insanın Varlık’ın kaderine bağlı olması, onun tamamen belirlenmiş olduğu ve dolayısıyla özgür olmadığı anlamına da gelmez. Heidegger bu anlamda bir ‘kaderci’, bir ‘determinist’ değildir. Oerçi insan Varlıktan kopup gelen bir kader altında bulunur; fakat bu kader, eğer özgürlüğü insanın kendi kendisini yönlendirmesi olarak tanımlıyorsak, tam da insanı bunu gerçekleştirmeye ‘çağıran’ bir kaderdir. Varlık, ‘mutlak’ ve ’sonsuz’ bir şey değildir; tam tersine sonludur, tıpkı İnsan gibi. Heldegger için ‘mutlak’, ’sonsuz’, ‘Bir’ (Plotinos) kavramları, tözsel ve aşkın olanı ifade etsinler diye geleneksel Batı metafiziğinin uydurmuş olduğu kavramlardır ve bunların hiçbir gerçek karşılıkları yoktur. Bunlar yalnızca mantıksal, çıkarıma ve nedenselci düşünmenin soyutlamalarıdır.
DOĞAN ÖZLEM, TEKNİĞE İLİŞKİN SORUŞTURMA, PARADİGMA YAYINLARI, İSTANBUL, 1998, s.9-11.
Dinsel Metin Örneği
NAMAZIN HİKMETLERİ
İbadetler, belli biçim ve şekil şartlarına sahiptir. İbadetlerin kabul edilmeleri için bu şekil şartlarına uymak gerekir. Fakat şekil ve dış yapı tek başına ibadetleri oluşturan belli söz, fiil ve davranışlara ibadet değeri kazandırmaz. Bu sebeple şekil kadar, hatta ondan daha da önemli olan, ibadetlerde niyet, içtenlik ve kulluk bilincidir. Kulluk bilinci, her ibadet gibi namazın da, hiçbir çıkar gözetmeksizin sırf Allah’ın emri olduğu için kılınmasını gerektirir. Bununla birlikte namazın birtakım amaç ve hikmetlere yönelik olduğunda da şüphe yoktur.
Toplumlar, bireylerin ruhî yapılarını en üst dereceye yükseltip daima orada tutacak bir manevî güce muhtaçtır. Aksi hâlde bireyler arası ilişkiler maddî ihtiyaçlara ve kişisel menfaatlere indirgenir; bu da hayatın çekilmez hâle gelmesi ile sonuçlanır. İşte toplumun iyileştirilmesi için kaçınılmaz olan manevî gücü topluma sağlayacak temel kaynaklardan biri de namazdır.
Namazın insana pek çok yararı vardır. Namaz, duygu dünyasını zenginleştirir, davranışlarında bilinçli olmasını sağlar, birlikte yaşama ve dayanışma bilincini geliştirir.
Namaz, Allah’ı Hatırlatır
Namaz, Allah’a kulluğun ikrarı, diğer bütün ibadetlerin bir sentezidir. Namaz, tüm yaratıkların ibadet biçimlerini kendisinde toplayan bir hülasadır. Kıyam eden, rükû ve secde eden meleklerin ibadetleri, canlı cansız tüm varlıkların ibadetleri, zikir ve teşbihleri namazda toplanmıştır.
Namaz, sadece şekilsel hareketler değil; bedenin, aklın ve kalbin katılımıyla gerçekleşen bir ibadettir. Namaz, beden için kıyam, rükû ve secde; dil için kıraat, teşbih, zikir ve dua; akıl/kalp için ise düşünüp anlama, huşu ve manevî lezzettir.
Namaz, Allah’a sığınmanın ve O’ndan yardım dilemenin bir vasıtasıdır.
“Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah ‘tan yardım dileyin. Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir. “(Bakara, 2/153) anlamındaki ayet bu gerçeğin ifadesidir.
İbadet, kulun iman etmek sureti ile Allah ile kendi arasında kurduğu bağın, davranışlar şeklinde ifade edilmesi esasına dayanır. Kişi yaratıcısı ile bağlantı kurmadığı zaman yalnızlık, huzursuzluk ve duyumsuzluk eğilimleri baş gösterir. İnsan bu durumu, maddî hazlardan yeterince pay alamamış olduğu şeklinde yorumlar ve kendini sefahatin kollarına bırakır. Dünyaya aşırı şekilde bağlanır, bocalama ve kararsızlık içinde kalır. İşte namaz, insana isteklerini Yaratıcısına sunma ve böylece ferahlama, rahatlama fırsatını verir. İnsanı, nefsinin arzuları pahasına bile olsa, Allah’ın emirlerine itaat etmenin gerekliliğine inandırır. Ümitsizlik hâlini yok eder ve yardımı Allah’tan isteme, en büyük zorluklar karşısında bile çözüm arayıp bulma yönelişini geliştirir. Namazın bu niteliği sebebi ile Peygamber Efendimiz (s.a.s); “Gözümün
aydınlığı namazdadır1 buyurmuştur.
Namaz da Allah’ı anmanın, O’nu hatırlamanın, O’na lliat ve bağlılığın bütün şekillerini gerçek ya da temsilî olarak içermektedir.
Ayette, “Beni anmak için namaz kıl” (Tâhâ, 20/H) buyurulmuştur. Daha namaza başlanırken ve namaz sırasında getirilen tekbirler, rükû ve secdelerde okunan yüceltme ifadeleri, okunan Tahiyyât duaları hep birer zikir niteliğindedir. Özellikle namazın temel unsurlarından biri olan kıraat, Allah’ı anmanın en makbul örneğidir. Kur’ân’ın kendine verdiği isimlerden birinin “zikir” (Mâide, 5/15) oluşu bu açıdan anlamlıdır.
DOÇ.DR. İSMAİL KARAGÖZ- DOÇ.DR. HALİL ALTUNTAŞ, NAMAZ İLMİHALİ, DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI YAYINLARI, ANKARA, 2008, s.29-31.
8.ETKİNLİK
DİLLE GERÇEKLEŞTİRİLEN SANAT ETKİNLİKLERİ
Anlatmaya Bağlı Türler: Masal, fıkra, deneme, hikâye, fabl, eleştiri, biyografi, roman
Göstermeye Bağlı Türler: Tiyatro
Kendini Coşkuyla İfade Etmeye Bağlı Türler: Şiir
9. ETKİNLİK
Anlatmaya bağlı edebi türler:
-Hikaye
-Roman
-Destan
-Masal
-Fabl
Masal Örneği
Tembel Kız
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir karı koca varmış. Bu karı kocanın bir kızı olmuş. Kız, el bebek gül bebek büyütülmüş, ama hiç iş öğrenememiş. Bunun için adına Tembel Kız denilmiş. Bu kız o kadar tembelmiş ki yerinden kalkmaya üşeniyormuş. Anası babası ona bir gelberi yaptırmış. Kız da oturduğu yerden işini gelberiyle yapıyormuş.
Kızının evlilik çağı gelmiş. Anası babası kızı bir avcıyla evlendirmiş. Avcı ava gitmiş, bir ördek vurmuş. Eve gelmiş, ördeği temizlemiş, ateşe koymuş. Tekrar ava gitmek üzere hazırlanmış, karısına ateşe ördeği koydum, yanmasın bak demiş. Tembel Kız, olur demiş, demiş ama yerinden bile kalkmamış.
Aradan uzunca bir zaman geçmiş. Dilenci eve gelmiş. Tembel Kıza, hanımcığım Allah rızası için bir dilim ekmek demiş. Tembel Kız da yan tarafta mutfak, geç al cevabını vermiş.
Dilenci mutfağa girmiş. Bakmış ocakta ördek kaynıyor, almış ördeği, torbasına koymuş, tencerenin içine de ayaklarındaki pis çarıkları… Gelmiş, Tembel Kız’ın yanına. Bak hanımcığım demiş, ekmeği aldım Allah razı olsun.
Şimdi sana bir türkü söyleyeyim de ben gideyim. Türküyü şöyle söylemiş; Senin gaga benim torba içinde, Benim çarık senin çorba içinde, Sen yat kaba yatak yorgan içinde, Ben yiyecem gagayı orman içinde.
Dilenci türküyü böyle söylemiş, çekip gitmiş. Aradan bir zaman geçmiş, kızın avcı kocası gelmiş. Karısına ördek pişti mi? Demiş. Karısı olan biteni anlatmış, bak bana bir de türkü söyledi, sana deyiverem demiş, türküyü söylemiş.
O zaman avcı kocası durumu anlamış, karısına kızıp azarlamış. Ondan sonra Tembel Kız, tembelliği bırakmış. Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine.
Anı(hatıra) örneği:
BEN ATATÜRK’ÜN ARKADAŞIYIM
“Ben 1920 yılında Ankara’da doğdum bütün çocukluğumda bu kentte geçti. Atatürk’te benim doğduğum yıllarda Ankara’ya gelmişti. Biz çocukluktan çıkmaya çabalar, büyürken, Atatürk’te büyüyordu. Atatürk’ü tanıdığımda sanıyorum ki 7-8 yaşlarındaydım. İstasyondan Samanpazarı’na çıkan yokuşun ortalarında, o zamanlar, Türk Ocağı denilen mermer, görkemli bir yapı yükseliyordu.
O günlerin Ankara’sında Atatürk hemen, hemen haftanın birkaç gününde gelir, bu yapının yükselişi ile ilgilenirdi. Evimiz denizciler caddesinde olduğundan, benim yaşımdaki çocuklarda gider, bu yapının kırık mermerlerinden birer parça alır, gazoz kapağı oynardık. Bu oyun gazoz kapaklarını bir çemberin içine dizmek ve oradan bir mermerle dışarı çıkarmak biçiminde oynanırdı.
Mermer kırıklarını almaya gittiğimizde çoğu zaman Atatürk’ü görürdük. Otomobilin çevresinde motosikletli polisleri, arabalara binmiş yakınları ile Atatürk’ün gelişi her zaman belli olurdu. Benim yaşımdaki, mermer almaya gelmiş çocuklarda yani bizlerde tek sıra dizilir, Atatürk’ün önümüzden geçmesini beklerdik. Bizi böyle askermişçesine tek sıralı dizilmiş gören Atatürk’te önümüzden geçerdi.
Artık öyle olmuştu ki biz de Atatürk de birbirimizin tanışı olmuştuk. Bazen önümüzden geçerken kimimizin yanağından sıkar, saçını okşar, kimimizin adını sorardı. Bu tanışıklık,Türk Ocağı’nın yapımına kadar aylarca yıllarca sürdü.Öyle olmuştu ki, Atatürk çoğumuzun adını unutmayacak kadar bizleri tanımıştı.Tek sıra olduğumuzda, ” Nasılsın Mehmet? Nasılsın Ahmet? Sınıfını geçtin mi? Kuş palazı olduğunu duymuştum iyileştin mi? ” gibi sorular soracak kadar bizleri tanır olmuştu.
İlkokulu bitirdik, ortaya başladık. O zaman Ankara’da bir ortaokulla bir lise vardı, ikisi de bir arada öğrenim yapardı.Atatürk Çankaya’da sıkıldığı zamanlar okulumuza gelir, bazı sınavlara girerdi. Sınavlarda sorular sorardı. Lisede, sorulan sorulara iyi yanıt verenleri Avrupa’ya okumaya yolladığını duyardık. Bunları duydukça da, “Ah, Atatürk bizim sınavımıza da girse bizde sorulara yanıt versek bizi de Avrupa’ya gönderse…..” diye özenirdik.
Benim sınavlarıma girmedi. Başka arkadaşlarımın sınavlarına girdiğini biliyorum. İçlerinde Avrupa’ya gidenler de oldu.
Biraz daha büyüdük, izci olarak Atatürk’ün önünden Cumhuriyet bayramlarında geçtik. 19 Mayıs törenlerinde önünde jimnastik gösterileri yaptık. Adı sonradan Türk Ocağı’ndan Halk Evi’ne çevrilen yapıda verilen öğrenci temsillerinde oyunlar oynadık. Bizleri de hep gördü lisenin son sınıfında idim. Bir öğleye doğru idi. Dersten çıkıp bahçede oynarken Halk Evi’nin tepesindeki bayrağın yarıya indirilmiş olduğunu gördük. Okulu, öğretmenleri, yöneticileri bir hüzün kaplamıştı. “Ne oluyor?” dememize kalmadı. Atatürk’ün öldüğü, bayrağın onun için yarıya çekildiği kara haberi kulaktan kulağa dolaştı. Öğretmenlerimiz ne yapacaklarını, bize ne diyeceklerini şaşırmışlardı.
“Hadi, bu gün okul kapalı…” dediler. Evlerimize gittik.
Atatürk’ün İstanbul’da öldüğü haberi bütün kente yayılmıştı. O zamanlar Ankara Atatürk demekti. Ankara başımıza çöker gibi oldu.
” O benim arkadaşımdı….” diye hıçkıra, hıçkıra ağlamıştım. Büyükler, ” Nereden arkadaşın oluyor? ” diye sorduklarında:
” Mermer alırken, hep bizi sever okşardı. ” diyordum. Bundan olacak, Atatürk’e hep çocukluk arkadaşım gözüyle bakmışımdır.
Onun yüceliğini aradan çok yıllar geçtikten sonra daha iyi anlıyorum. Ama anlatabiliyor muyum?….”
10. ETKİNLİK
Ø ‘’Kaymaklı Tavukgöğsü’’ adlı metinde her şeyi bilen ve her şeye hâkim “ilahi bakış açısına sahip anlatıcı”; ‘’Ne İçindeyim Zamanın’’ adlı metinde “kahraman anlatıcı”; ‘’Realizm’’(Gerçeklik) adlı metinde tarafsız bir anlatımla “müşahit anlatıcı” yer almaktadır.
Ø Bu durum metinlerin türlerinin birbirinden farklı olmasından kaynaklanmaktadır.
11. ETKİNLİK
Anlatmaya Bağlı Türler
Öğretici Metin
Sanatsal Metin
Masal
x
Fıkra
x
Deneme
x
Hikaye
x
Fabl
x
Eleştiri
x
Biyografi
x
Roman
x
Şiir
x
Tiyatro
x
ANLAMA VE YORUMLAMA
12. ETKİNLİK
İnci Aral’dan alınan paragrafta yazar, estetik bir kaygı ile sözcükleri bir araya getiren, bunu yaparken de teknik kurallara uyan, duyuş ve zevkini sözcüklerle ifade ederek okuyucuya ulaştıran bir kişi olarak anlatılmaktadır.
13. ETKİNLİK
Verilen şekle göre sanat eseri, yazıldığı dönemin zihniyetini, sanatçısının algılayışını ve gerçekliğin kurmaca gerçekliğe dönüştürülmesini barındıran ve buların toplamı olarak ortaya çıkan bir yapıttır.
Toplum bu yönüyle sanatçı ile (o da toplumun bir ferdidir.) sanat eserinden etkilenen bir yapıya sahiptir.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
1. ….. sanat …..
. …… zihniyet …….
2. D – D
3. Doğru cevap C Seçeneğidir. Çünkü Sanat metinleri, çok anlamlı olmasından dolayı okurun düş gücüne hitap eder.
4. Doğru cevap E seçeneğidir.
5. Doğru cevap C seçeneğidir. Öğretici metinlerin dilinde kesinlik aranırken sanat metinlerinin dilinde kesinlik aranmaz.
ÜNİTE SONU ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME SORULARI
1. …. göndergesel …..
2. D
3. D
4. A
5. D
6. E
7. D
8. B
9. C
10. A
Dil ve anlatim yazili sorulari
Dil ve anlatım dersi ikinci (2.)dönem birinci yazılı sınav soruları ve cevapları.Sorular boşluk doldurma.doğru yanlış ve klasik düz soru şeklindedir.Kendi okulumda sorduğum sorulardan oluşuyor.Dilveanlatım dersi için biçilmiş kaftandır.Sınavlardan yüksek puan almak istiyorsanız mutlaka bu soruları görün.Hemen hemen tüm liselerde dil ve anlatım dersinde bu yazılı sorularına benzer sorular sorulur.
MAHMUTLAR ŞÜKRÜ KAPTANOĞLU LİSESİ DİL VE ANLATIM
MAHMUTLAR ŞÜKRÜ KAPTANOĞLU LİSESİ 2006–2007 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI
DİL VE ANLATIM DERSİ 10/…… SINIFI I.DÖNEM I. YAZILI SORULARI
Adı :
Numarası:
A) Aşağıdaki noktalı yerlere uygun kelimeleri yazınız. (10 puan)
1) Panelde konuşma yapan kişilere ….……… …………denir.
2)Panelde dilin……………………………işlevi kullanılır.
3)Panelin sonunda dinleyicilere söz hakkı verilirse panel………………………..dönüşür.
4) “Başarı, sevgi, ayrılık” birer …………; “sınav başarısı, baba sevgisi, vatandan ayrılık” ise birer …….. ……….
5) İletişim ögeleri “…………….. , ……………., kanal ……….. ve şifre”dir.
B)Aşağıdaki kelimelerin anlamlarını yazın? (10 puan)
Tasavvur etmek:
Selâtin camii:
Harabe:
Debdebe:
Fakr u zaruret:
C) Aşağıdaki testleri cevaplayın? (10 puan)
1)Aşağıdakilerden hangisi panelle ilgili değildir?
A) Paneli bir grup insanın aralarında gerçekleştirdiği bir tartışma biçimidir.
B) Panelde bir gerçeğin ortaya çıkarılması amaçlanır.
C) Paneldi seçilen konu üzerinde farklı düşünceler dile getirilir.
D) Panel; dinleyicilerle konuşmacıların bir konu üzerinde birlikte düşünme isteği çevresinde düzenlenmez.
E)Panelde konuşmacılar konu ile ilgili düşüncelerini kısaca ifade ederler.
2)En az sınırlandırılmış konu aşağıdakilerden hangisidir?
A) İnsan sevgisi
B) Sevgi
C) Yunus Emre’nin Şiirlerinde İnsan Sevgisi
D) Küçüklere sevgi, büyüklere saygı
E) Sevginin gücü
D)Aşağıdaki cümlelerin karşısına yargılar doğru ise “D”, yanlış ise “Y” yazınız. (10 puan)
1) ( ) Soyut temalar çeşitli yollarla sınırlandırılıp somutlaştırılarak tema haline getirilir.
2) ( ) Açık oturum, panel, forum gibi tartışma türleri topluma açık olmayan tartışmalardır.
3) ( ) Münazarada “düşüncesini iyi savunan” kazanır.
4) ( ) Sunum yapacak kişinin, sunum yapacağı yeri önceden görmesinde yarar vardır.
5) ( ) Düşünce yazılarında gözleme çok sık başvurulur
E)Aşağıdaki kavramları ilgili olanlarla eşleştiriniz. (10 puan)
Gözlem tartışma
Bilgi toplama kaynakları hikaye
Halkı bilgilendirmek konuşmayı yönetmek
Sunum internet
Başkan projeksiyon cihazı
F)Aşağıdaki soruları cevaplandırınız? (50 puan)
1)Panelde başkanın görevleri nelerdir?
2)Sunumun amaçlarını ve sunum yapacak kişinin özeliklerini yazın.
3)Tema ve konu hakkında bilgi verin.
“Ne yardan geçilir ,ne serden;
Korkuyorum bu gecelerden
Bel bağladığım tepelerden
Gün doğmayabilir bir daha.”
4)Yukarıdaki şiirin tema ve konusunu bulun?
5)Tartışmanın amaçlarını yazın?
BAŞARILAR DİLERİM.
YILMAZ KISA
EDEBİYAT ÖĞRETMENİ
CEVAP ANAHTARI
A) Aşağıdaki noktalı yerlere uygun kelimeleri yazınız. (10 puan)
1) Panelde konuşma yapan kişilere panelist denir.
2)Panelde dilin göndergesel işlevi kullanılır.
3)Panelin sonunda dinleyicilere söz hakkı verilirse panel foruma dönüşür.
4) “Başarı, sevgi, ayrılık” birer tema; “sınav başarısı, baba sevgisi, vatandan ayrılık” ise birer konudur.
5) İletişim ögeleri “gönderici , ileti (mesaj), kanal , alıcı ve şifre”dir.
B)Aşağıdaki kelimelerin anlamlarını yazın? (10 puan)
Tasavvur etmek: Zihinde canlandırma, tahayyül etme, göz önüne getirme, yapılmasını düşünme
Selâtin camii: Osmanlı padişahları veya padişah hanımları tarafından yaptırılan camii.
Harabe: Virane, yıkıntı, yıkılmaya yüz tutmuş ev.
Debdebe:Büyük gösteriş, şatafat, tantana, saltanat.
Fakr u zaruret:Fakirlik ve zaruret içinde olma hali.
C) Aşağıdaki testleri cevaplayın? (10 puan)
1) Doğru şık D seçeneğidir.
2) Doğru şık B seçeneğidir.
D)Aşağıdaki cümlelerin karşısına yargılar doğru ise “D”, yanlış ise “Y” yazınız. (10 puan)
1) ( Y ) Soyut temalar çeşitli yollarla sınırlandırılıp somutlaştırılarak tema haline getirilir.
2) ( Y ) Açık oturum, panel, forum gibi tartışma türleri topluma açık olmayan tartışmalardır.
3) ( D ) Münazarada “düşüncesini iyi savunan” kazanır.
4) ( D ) Sunum yapacak kişinin, sunum yapacağı yeri önceden görmesinde yarar vardır.
5) ( Y ) Düşünce yazılarında gözleme çok sık başvurulur.
E)Aşağıdaki kavramları ilgili olanlarla eşleştiriniz. (10 puan)
Gözlem hikaye
Bilgi toplama kaynakları internet
Halkı bilgilendirmek tartışma
Sunum projeksiyon cihazı
Başkan konuşmayı yönetmek
F)Aşağıdaki soruları cevaplandırınız? (50 puan)
1) Panelde başkanın görevleri: Konuşmacıları yönetmek, konuyu ortaya koymak, dinleyicilerin görüş belirtmelerine izin vermek ve söylenenlere kendi düşüncelerini de ilâve ederek toplantıyı sonuçlandırmak görevlerini yerine getirtir.
2) Sunumda amacın, bilgileri yenileme, araştırma ve anket sonuçlarını değerlendirme, bilime katkıda bulunmaktır.
Sunum yapacak kişinin konuşma anında ses tonuna, jest ve mimiklerine, sahneyi veya kürsüyü rahat kullanmaya; dinleyicilerle, başta bakışlar olmak üzere, vücut diliyle iletişim kurmaya; ses ve kelimeleri doğru telâffuza özen göstermesi gerekir. Ayrıca sunum yapacak kişinin, sorulara hâkim olması, gereksiz ayrıntılara ve tartışmalara girmeden cevap vermesi, ilgisiz soruların konu dışı olduklarını belirtmesi; cevabını bilemediği sorular olursa konuşmada hazır bulunması gereken yetkililerin düşüncelerine başvurması icap eder.
3)Temanın soyuttur. Tema; belli bir bağlamda kişi, yer, zaman ve durum bildiren dil birlikleriyle sınırlandırılması, somutlaştırılması, anlatılması sonucu konu hâline getirilir. Özellikleri ve kullanımı metin düzeyindeki anlatım türleri ve birimlerinin gözlemlenebilen her türlü anlam ve dil malzemesini belirtmek için “içerik” terimi kullanılabilir.
4)Bu şiirin teması “korku”, konusu “Ölüm Korkusu”dur.
5) Tartışmanın amacı,
a) Bir konu çevresinde lehte ve aleyhte karşılıklı düşünceleri ortaya koyma,
b) Problemlere cevap ve çözüm bulma;
c)Gerçek, doğru, iyi ve güzel olanı birlikte aramadır.
SUNUM: Güncel herhangi bir konu hakkında herhangi bir grup ya da topluluğa bilgi vermek amacıyla yapılan etkinliklerin tümüne verilen addır. Sunum zamanımızda gruplara ve topluluklara hitap edebilmek için kullanılan en önemli sözlü anlatım türleri arasında yer alır. Aslında yapılan bütün etkinlikler, törenler veya toplantılar sunumun çerisine girer. O halde konferanslar, sempozyumlar, dini ve resmi bayramlardaki kutlamalar vs. birer sunumdur.
Sunum önceden hazırlanmış ve planlanmış bir konunun etkili ve anlaşılır biçimde dinleyicilere aktarılmasıdır. Teknolojik gelişmelerle bir hayli çeşitlenen sunumlarda amaç bir
meseleyi anlatmak ve konu hakkında dinleyicileri ve izleyicileri bilgilendirmektir. Bu yüzden sunum hazırlanırken ve sunulurken şu noktalara dikkat etmek gerekir.
Sunumdan Önce;
Sunum için güncel bir konunun belirlenmesi gerekir. Toplumun yoğunlaştığı bir konunun seçilmesi sunumu daha etkili kılar.
Sunumu yapılacak konu hakkında geniş bilgi edinilmeli. Konuya hakim olunmalıdır. Yani sunumdan önce sunuyu sunacak kişinin konuyu etraflıca araştırması gerekir.
Sunum sırasında izlenecek yolun planının hazırlanması gerekir.
Sunum sırasında kullanılacak materyallerin hazırlanması gerekir.
Konunun sunumu sırasında dinleyici ve izleyicilerin etkilenebilmesi için hazırlanan gösterilerin anlatımla eş zamana yayılması sağlanmalı
Sunum sırasında kullanılacak slâyt metinlerinin hazırlanması gerekir.
Sunum sırasında söylenecek sözlerin önceden yazılı birer metin olarak hazırlanması gerekir.
Sunum gerçekleşmeden önce prova yapılması gerekir.
Sunum Sırasında;
Sunum sırasında sunumu gerçekleştiren kişi ciddi ve ağır başlı olmalıdır.
Ses tonunu, vücut dilini, jest ve mimiklerini konuya uygun bir şekilde kullanmalıdır.
Sunumda kullanılan müzik veya film konuya uygun olmalıdır.
Sunumda kullanılan materyallerle konuyu anlatanın sözleri arasında bağlantı olmalıdır.
Sunum sırasında başvurulan slayt tekniğinde kullanılan cümleler etkileyici kısa ve görünecek kadar büyük olmalıdır.
Sunumda kullanılacak anket sonuçları ve grafikler bilimsel olmalıdır.
Sunumu gerçekleştiren kişinin konuya hakim olduğunu hissettirmelidir.
Sunum sırasında dinleyicilerin konuya yoğunlaşması sağlanmalıdır.
Salonda sessiz bir ortamın sağlanması gerekir.
Sunumu sunan kişinin anlaşılması güç ifadelerden ve soyut anlatımdan kaçınması gerekir. Cümleleri net ve herkesçe anlaşılır olmalıdır. Sade ve akıcı bir üslup kullanılmadığı zaman dinleyiciler sıkılır.
Ses sisteminin ve ışığın önceden iyi dizayn edilmesi gerekir. Sunum sırasında teknik arızalara meydan verilmemesi gerekir.
Sunumu sunan kişi işlediği konunun teferruatına girmeden asıl üzerinde durması gereken mevzulara yoğunlaşması gerekir. Çünkü sunumlarda amaç insanları belirli bir fikre yoğunlaştırmak ve bu fikir etrafında bilgilendirmektir.
Sunum Sonunda;
Sunum bittikten sonra dinleyicilerin varsa soruları cevaplanır.
Sunumda anlatılmak istenen fikirler özetle vurgulanarak tekrar edilir.
Tartışmaya meydan vermemek şartıyla dinleyiciler arasında konuya katkı bulunmak isteyen kişilere kısa bir söz hakkı verilir.
Elbette yukarıda ifade ettiğimiz sunum genel anlamıyla olması gereken sunumun genel özellikleridir. Önce de bahsettiğimiz üzere sunum sadece bu kurallar çerçevesinde gerçekleşmez. Bir konferans, sempozyum, bir söylev ya da herhangi bir töreni de sunum olarak değerlendirmek mümkündür.
1) Ali bir kitab›n aünü okudu¤unda, yar›s›n› 10
sayfa geçti¤ini görüyor. Buna göre kitab›n
Rünü okudu¤unda geriye okumas› gereken
kaç sayfa daha kalm›flt›r?
A) 30 B) 35 C) 40
D) 45 E) 50
2) 42 yafl›ndaki bir baban›n, farkl› yafllarda dört
çocu¤u vard›r. 12 y›l sonra baban›n yafl› çocuklar›
n yafllar› toplam›n›n g kat› olaca¤›na göre
en büyük çocu¤un bugünkü yafl› en fazla kaç
olabilir?
A) 18 B) 19 C) 20
D) 21 E) 22
3) (4 – a) x – 4 = 3x + b denkleminin
çözüm kümesi sonsuz elemanl› ise
a + b kaçt›r?
A) –3 B) 0 C) 2
D) 4 E) 8
4) a > 0 olmak üzere,
x, y, z aras›ndaki do¤ru s›ralama
afla¤›dakilerden hangisidir?
A) x > y > z B) x > z > y
C) z > x > y D) y > z > x
E) z > y > x
5)
|AO| = |OB| olmak üzere
h›zlar› oran› olan iki araç A ve B kentlerinden
ayn› anda birbirlerine do¤ru yola ç›k›yorlar.
3 saat sonra araçlar O noktas›n› s›ras›yla
80 km ve 40 km geçtiklerine göre |AB| kaç km
dir?
A) 120 B) 150 C) 160
D) 180 E) 240
6) a do¤al say› olmak üzere (7a + 6) çift say› ise
afla¤›dakilerden hangisi tektir?
A) a + 6 B) 3a + 7 C) a3 + 6
D) 3a2 – 2a E) a3 + a
V1
V2
=5
4
A B O
V1 V2
x = 2 – a
3
y = 2 – a
4
z = 2 – a
5
ise
SAYISAL BÖLÜM
D‹KKAT: BU BÖLÜMDE CEVAPLAYACA⁄INIZ TOPLAM SORU SAYISI “90”DIR.
‹lk 45 soru : “Matematiksel ‹liflkilerden Yararlanma Gücü”
Son 45 soru: “Fen Bilimlerindeki Temel Kavram ve ‹lkelerle
Düflünme Gücü” ile ilgilidir.
Bu bölüm için tavsiye edilen cevaplama süresi 90 dakikad›r.
Bu bölümdeki sorularla ilgili cevaplar›n›z›, cevap ka¤›d›n›zdaki “SAYISAL BÖLÜM”e iflaretleyiniz.
21 Di¤er Sayfaya Geçiniz
KAVRAM DERSHANELER‹ KAVRAM DERSHANELER‹
7) f ve g reel say›larda tan›ml› iki fonksiyondur.
g(x) = 3x + 1, (fog)(x) = 2f(x) + 2x + 5 ve
f(10) = 17 ise f(3) kaçt›r?
A) 7 B) 6 C) 5
D) 4 E) 3
Bankaya yat›r›lan bir miktar para, 5 ayda kendisinin
Rü kadar faiz getirmifltir. Yat›r›lan paran›n
y›ll›k faiz oran› yüzde kaçt›r?
A) 40 B) 50 C) 60
D) 75 E) 80
9) P(x – 2) polinomunun bir çarpan› (x – 5) tir.
Q(x) = P(x – 3) + mx – 5 polinomunun
(x – 6) ile bölümünden kalan 7 ise
m kaçt›r?
A) 1 B) 2 C) 3
D) 4 E) 6
10)
ifadesinin en sade biçimi afla¤›dakilerden
hangisidir?
A) z B) –x C) y
D) x E) –z
x2 + yz + xz –y2
x2 –y2
: 1
z
– 1
y – x
11) Bir sat›c› elindeki mallar›n a ünü % 20 zararla
sat›yor.
Sat›c› tüm mallar›n sat›fl›ndan zarar etmemek
için geriye kalan mallar› en az yüzde kaç kârla
satmal›d›r?
A) 10 B) 20 C) 25
D) 30 E) 40
12)
x kaçt›r?
A) 1 B) 2 C) 3
D) 4 E) 8
13) Üç basamakl› (xy2) say›s› 12 ile bölündü-
¤ünde 4 kalan›n› verdi¤ine göre
x in alabilece¤i kaç farkl› de¤er vard›r?
A) 3 B) 6 C) 8
D) 9 E) 10
14) a = 32x
b = 3–x + 1 ise
a n›n b türünden efliti afla¤›dakilerden hangisidir?
A) b – 1 B) 1
b – 1
C) 1
(b – 1)2
D) 1
2b – 1
E) b
b – 1
x – 4
3 – 1
2 –2
x
= x – 2 ise
22 Di¤er Sayfaya Geçiniz
KAVRAM DERSHANELER‹ KAVRAM DERSHANELER‹
15) Rakamlar› birbirinden farkl› asal say›lar olan üç
basamakl› en büyük say› ile iki basamakl› en
küçük do¤al say›n›n fark› kaçt›r?
A) 730 B) 735 C) 742
D) 795 E) 752
16) Bir s›n›f›n % 60 › k›z ö¤rencidir. K›zlar›n yafl ortalamas›
17, erkeklerin yafl ortalamas› 12 ise
s›n›ftaki tüm ö¤rencilerin yafl ortalamas›
kaçt›r?
A) 13 B) 14 C) 15
D) 15,5 E) 16
17)
Yukar›daki çarpma ifllemine göre
a + b + c + d kaçt›r?
A) 10 B) 15 C) 20
D) 21 E) 24
18) (100.000.000)–0,125 . 101,5
iflleminin sonucu kaçt›r?
A) X B) ¬10 C) 10
D) 100 E) 1000
• • 3
1 •
3 6 9
• • •
a b c d
x
+
19) Bir s›n›ftaki ö¤rencilerin U si erkektir. S›n›fa 14
yeni ö¤renci gelince erkeklerin say›s› art›yor
ancak s›n›ftaki yüzdesi azal›yor.
Buna göre k›zlar›n say›s› kaç artm›flt›r?
A) 13 B) 12 C) 11
D) 10 E) 9
20) a ∈ Z+ olmak üzere
bir tamsay›ya eflit oldu¤una göre
a n›n en küçük de¤eri kaçt›r?
A) 6 B) 7 C) 13
D) 91 E) 102
21) A = {1, 2, 3, 4, 5} kümesinin elemanlar›
kullan›larak yaz›labilen rakamlar› farkl› say›lardan
kaç tanesi 4000’den büyüktür?
A) 48 B) 96 C) 120
D) 168 E) 216
22)
en sade biçimi afla¤›dakilerden hangisidir?
A) 2x + 1 B) y – x C) x – y
D) E) 2x – 1 x – y
2
4×3 – 4×2y + y – x
2×2 – x – 2xy + y
ifadesinin
91 . 13a ifadesi
23 Di¤er Sayfaya Geçiniz
KAVRAM DERSHANELER‹ KAVRAM DERSHANELER‹
23) |a| < 3 oldu¤una göre
|a – 3| + |a + 3| ifadesinin efliti
afla¤›dakilerden hangisidir?
A) 0 B) 2a C) –2a
D) 6 E) 2a + 6
24) Ayn› güçte bir grup iflçi bir iflte çal›flt›r›lacakt›r.
‹flçilerden 6 s› çal›flmazsa ifl 40 günde, 2 si
çal›flmazsa 20 günde bitiyor.
‹flçilerin tümü çal›fl›rsa, ifl kaç günde biter?
A) 18 B) 16 C) 14
D) 12 E) 10
25) A ve B musluklar› bir havuzu birlikte 35 saatte
dolduruyorlar. Musluklar birlikte aç›ld›ktan 14
saat sonra A muslu¤u kapat›l›yor. Havuzun bofl
olan k›sm›n› B muslu¤u iki kat h›zla 12 saatte
doldurdu¤una göre B muslu¤u ilk h›z› ile
havuzun tamam›n› kaç saatte doldurur?
A) 20 B) 28 C) 36
D) 40 E) 48
26) Tuz oran› % 20 olan a gr tuzlu suyun yar›s› ile
tuz oran› % 40 olan 60 gr tuzlu suyun üçte biri
kar›flt›r›ld›¤›nda oluflan yeni kar›fl›m›n tuz oran›
% 30 oldu¤una göre a kaçt›r?
A) 10 B) 16 C) 20
D) 32 E) 40
27) A ve B iki kümedir.
s(A ∪ B) = 20
s(A ∩ B) = 5
A kümesinin iki elemanl› alt kümelerinin
say›s› kaçt›r?
A) 84 B) 90 C) 105
D) 108 E) 120
28) 20032003 ≡ x (mod 9) ise
x afla¤›dakilerden hangisidir?
A) 0 B) 1 C) 2
D) 5 E) 8
29)
ABC eflkenar üçgeninde,
|AD| = |DE| , |BD| = 1 br ve |DC| = 7 br ise
|AE| kaç br dir?
A) 9 B) C) 10
D) E) 11 21
2
19
2
A
B
C
D
E
1 7
s(A) – s(B) = s(A \ B)
2
oldu¤una göre,
24 Di¤er Sayfaya Geçiniz
KAVRAM DERSHANELER‹ KAVRAM DERSHANELER‹
30)
ABC üçgeninde |AB| = |AC| = 10 br ,
[DK] ⊥ [AK] , [DE] ⊥ [AB] ,
|DE| = 8 br , |DK| = 3 br ise
A(ABC) kaç br2 dir?
A) 20 B) 25 C) 30
D) 40 E) 50
31)
fiekildeki ABCüçgeninde [AB] ⊥ [BC] ,
|BD| = |DE| = |EC|,
|AD| = x kaç br dir?
A) 3√3 B) 4 C) 4√3
D) 6 E) 6√2
m(BAC ) = 60° ve |AC| = 6 3 br ise
.
D E
6√3
A
B C
x
A
B C
D
K
3
.
.
E
32)
fiekildeki ABC üçgeninde
|AF| = |FD| = |DE| = |EC| = |AE| ve
A) 60 B) 80 C) 90
D) 100 E) 110
33)
fiekildeki ABC eflkenar üçgeninde,
[FK] ⊥ [KC] , [FD] ⊥ [BC] ,
|FK| = 1 br , |ED| = 2 br ve
A(ABC) = 12√3 br2 ise
|EF| = x kaç br dir?
A) 3 B) 3,5 C) 4
D) 5,2 E) 6
A
B C D
K
F
E
x
1 .
.
2
m(ABC) = 40]
]>
yORUMLARDAN…