Ara 12

MSN şifreniz mi çalındı?
Kişisel haberleşme ve sohbet programı MSN şifresi çalınanlara iyi haber.03 Aralık 2007 / 16:30
Kişisel haberleşme ve sohbet programı MSN şifresi çalınanlara iyi haber. Ankara Adliyesi, MSN şifresinin çalındığı iddiasıyla kendilerine yapılan başvurularda olumlu sonuçlar aldıklarını belirtti.

Ankara Adliyesi Cumhuriyet savcıları, son dönemlerde kendilerine ‘MSN şifremi çaldılar’ şeklinde başvuruların yapıldığına dikkat çekerek, “MSN şifresini kimin çaldığını ve kullandığını kısa sürede tespit edebiliyoruz” haberini verdi.

MSN şifre hırsızları hakkında bilişim suçlusu işlemleri yaptıklarını belirten yetkililer, MSN şifresini çalanları nasıl yakaladıklarını da şöyle anlattı: “Microsoft Corporation’un Türkiye Temsilciliği İstanbul’du. Bu şirkete yazı yazarak, şifresi çalınan kişinin adresini kullanan kişilerin IP numaralarının tarih, ve saat detayları ile birlikte savcılığımıza gönderilmesini rica ediyoruz

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler: ,

Ara 12

Bu ambar kıyamette açılacak
Devrimizin “Nuh’ın gemisi”. Çılgınca bir fikir gibi.. Ama bu ambar çok başka…29
Norveç’in kuzeyinde yer alan Svalbard Adası’nda hummalı bir çalışma var. Dünyanın dört bir yanından getirilen milyonlarca tohum örneği dünyayı etkileyecek bir doğal afet ya da nükleer savaş sonrasında yeniden hayat bulmak için depolanıyor. Bu ambar ancak dünyanın yaşayacağı bir felaket sonrasında açılacak.

Ambardaki kanallar, tünel delme ve kaya patlatma teknikleriyle açılmış. Yarısı dışarda olan giriş tüneli 5 metre kalınlığında çelikle kaplı. 3 depo hücresinin her biri 100 metrelik koridorlarla bu giriş tüneline bağlanıyor.

Bu plan Norveç için değil, tüm dünyayı kurtarmak için! Kulağa tam bir bilim kurgu senaryosu gibi gelse de “Kıyamet Ambarı” işte bu niyetle inşa ediliyor.

“Dünya yeniden yaratılabilir”

Kıyamet ambarının bulunduğu Longyearbyen Kasabası 1900 nüfuslu küçük bir yer… Norveç’in kuzeyinde buz denizinde bulunan Svalbard Adası Norveç Hükümeti ve Global Crop Diversity Trust’ın ortak çalışmaları olan Svalbard Global Seed Vault (Svalbard Küresel Tohum Ambarı) projesine ev sahipliği yapıyor.

Projenin amacıysa dünyanın yaşayabileceği herhangi bir felaket sonrasında uygarlığın yeniden “yaratılmasını” sağlamak.

Zira Svalbard Ambarı’nın yalnızca küresel ısınma ya da meteor düşmesi gibi doğal afetlerle değil büyük savaşlar, hatta nükleer bombalar sonucu yok olan bir dünyayı yeniden yaratabilme amacıyla inşa edildiği iddiasındalar.

Tohumlar karakutular içinde raflarda istifleniyor. Ambar üç ayrı yeraltı hücresinden oluşuyor. Her birinin ayrı bir güç istasyonu ve klima sistemi bulunuyor. Permafrost duvarlar özel maddelerle sıvanıyor.

Dünyanın dört bir yanından tohum toplanıyor

Projenin basın danışmanı Jeff Haskins’in Yeni Aktüel’e anlattığına göre, bugünlerde tropik bölgelerden en kuzey enlemlere kadar, bulunabilecek tohumların hepsi büyük bir organizasyon eşliğinde Svalbard’a gönderiliyor.

Uluslararası Tarım Araştırmaları Enstitüsü tarafından organize edilen, yaklaşık yüz ülkedeki “bitkisel gen bankaları”nda bulunan özgün tohum örnekleri şimdi burada toplanıyor.

Bu gen bankalarıysa Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) işbirliğiyle oluşturulan ve sayıları toplamda bin 400′ü bulan bir çeşit bilimsel tohum deposu zinciri.

Ana bankalar Çin, Rusya, Japonya, Hindistan, Kuzey Kore, Almanya, Kanada’da bulunuyor.

Girişin çatısı kutup ışıklarını yansıtacak şekilde tasarlanmış. Havaalanına bir kilometre uzaklıktaki ambar küresel iklim değişiklikleri hesaplanarak deniz seviyesinden 130 metre yükseğe konuşlandırılmış

Ve gemilerle ya da uçaklarla dünyanın dört köşesindeki bu bankalardan gelen tohumların son durağı buzdağına oyulan işte bu dev ambar. Proje çalışanları buraya ‘Doomsday Vault’ (Kıyamet Ambarı) diyor.

NUH’UN GEMİSİ GİBİ
Kutup buzulu ve donmuş toprak içine yapılan ambar 4,5 milyon tohum örneğini alabilecek kapasiteye sahip. Şimdiden kapasitenin bir bölümü doldurulmuş durumda.

Kapasite tamamen kullanıldığında ambarda akla gelebilecek her tür meyve, sebze ve tahıl tohumu bulunacak.

Yani burası aslında bir tür ‘Nuh’un Gemisi’. Ama Nuh’un elindekinden biraz daha gelişmiş bir teknolojinin ürünü; ve biraz daha pahalı. 26 Şubat 2008′de tamamlanacak proje için harcanan para 9 milyon dolar. Ambar çalışanları günde 12 saatlik vardiyalarla iş görüyor.

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler: ,

Ara 12

İnfrared ısıtıcılar zararlı mı?
Son dönem teknolojilerinden infrared yararlı mı zararlı mı? Yanıt UFO’nun üreticisinden…09 Aralık 2007 / 16:05
Kalite kontrol belgeleri olmayan ve resmi kurumlarca onaylanmayan infrared ısıtıcıların sağlık açısından olumsuz etkilerinin olabileceği bildirildi.

Son yıllarda oldukça yaygınlaşan ve özellikle iş yerlerinde kullanılan
infrared ısıtıcılar, ”Sağlık açısından yararlı mı zararlı mı, elektrik tasarrufu
sağlıyor mu sağlamıyor mu?” gibi tartışmaları da beraberinde getirdi.

Uzmanlar, resmi kurumlar tarafından onaylanmamış, gerekli laboratuvar
testlerinden geçmemiş, ”taklit infrared” ısıtıcıların insan sağlığı üzerinde
olumsuz etkileri olabileceği uyarısında bulunuyor.

TASARRUF DEĞİL VERİMLİ ISINMA
Ufo markalı infrared ısıtıcının üreticisi olan NNR Infrared Teknoloji Genel
Koordinatörü Abdullah Yeşil, infrared ısıtıcıların elektrik tasarrufu yaptığı konusunda kamuoyunda yanlış anlaşılmaların olduğunu söyledi.

Yeşil, ”5 tane quartz soba ile ısıtamadığınız bir alanı bunun 1 tanesiyle ısıtabiliyorsunuz. Yani enerjiyi verimli iletme olayı söz konusu. Doğal olarak ay sonu gelen faturayı düşürmüş oluyor” diye konuştu.

DOKTOR TAVSİYESİYLE ÜRÜN SATIYORLAR
Yeşil, ”Infrared, fizik tedavide kullanılıyor. Önemli olan ışığın dalga boyudur.
Bizim cihazlarımızdaki dalga boyu ile fizik tedavide kullanılan dalga boyu aynı. Aynı zamanda boyun fıtığı, siyatik, romatizma, astım, sinüzit gibi hastalıklarda tedavi edici unsur olarak kullanılıyor. Doktor tavsiyesiyle ürün verdiğimiz müşterilerimiz var.”

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler: ,

Ara 12

FACEBOOK KULLANMA KILAVUZU
Hakkınızdaki bilgileri kamulaştırmanın, kaba kimlik bilgilerinizin başkaları tarafından kullanılabilmesi riskini doğruyor ki bu bir başkasının ‘sizin adınıza’ başka bir sosyalleşme ortamında faaliyet göstermesi riskini doğuruyor. 24 Kasım 2007 / 21:42
Facebook, bugünlerde Türkiye’de de oldukça popüler. Peki siz bu siteyi ne kadar tanıyorsunuz?

2006′da kurulan sosyalleşme ağı Facebook, bugünlerde Türkiye’de de oldukça popüler. Evde, işyerinde, okulda çok sayıda insan önemli bir zamanını Facebook’ta profil güncelleyerek, sağa sola pençe atarak geçiriyor. Ancak bazı noktalara dikkat edilmezse Facebook ileride canınızı sıkabilir.

PATRONUNUZ İÇİN RADAR

Şunu unutmayın, patron için Facebook’tan daha mükemmel bir radar olamaz. Dünyada Facebook’taki eylemleri yüzünden işinden olan insanlar var; birçok işyeri, okul ve kuruluşsa öğrencilerinin, çalışanlarının veya üyelerinin Facebook’a girmesini yasakladı.

Facebook üyesi binlerce kişi de ‘privacy-gizlilik’ seçeneğini topyekün göz ardı ettikleri için sıkıntılı anlar yaşadı, başlarını belaya bile soktu… İş aramak gibi profesyonel amaçlarla da kullanılan Facebook, saf anlamda sosyalleşmeyi sağlayan son yılların en önemli internet araçlarından biri. Ancak Facebook kullanmaya yeni başlayanların, yabancıların kendilerine ait bilgileri ne ölçüde görebileceklerini tayin eden gizlilik ayarlarına önemsemeden bodoslama dalması rahatsız edici sonuçlara neden oluyor.

İlişki düzeyini belirleyin:

Bir kişiyi tanıyıp tanımadığınızı tayin eden 3 pozisyon var. Facebook’a girdiğinizde size göre herkes yabancıdır; ‘network’ yani ağ, bir bölge, yer, okul veya şirket sakinlerinin oluşturduğu gruptur. Arkadaşlarınızsa karşılıklı olarak birbirinizi tanıdığınızı onayladığınız kişilerdir. Facebook’ta profilinize arkadaşlarınız gibi erişebilecek ‘o benim ‘arkadaşım’ ama arkadaşım değil’ seçeneği yok.

Gizlilik ayarlarını değiştirin:

‘Privacy’ birçoğunun Facebook kariyerine başladığında umursamadığı bir seçenektir. Ancak başlangıç ayarlarına göre ağınızda (network) olan herkes, size ait olan her şeyi görebilir. Türkiye’den yola çıkalım; Türk kullanıcıların büyük çoğunluğunun ‘kafadan’ Türkiye ağına üye olduğunu düşünürsek, bu ağdaki herkes, size ait olanları arkadaşlarınız kadar görebilir. Bir ağın mensubu değilseniz, bilgilerinizi sadece arkadaşlarınız görebilir. Ama ben mesela Türkiye ağına üyeyim, o halde yapmam gereken Privacy başlığı altındaki Profile’e girip, çıkan ekranda ‘profile: only my friends-yalnızca arkadaşlarım’ şıkkını seçmektir. Bu ekrandan e-posta adresinizi yalnızca arkadaşlarınızın görebileceği şekilde düzenlemeniz hatta ‘Profile’ başlığı altındaki birçok maddeyi arkadaşlarınıza özel olacak şekilde ayarlamanız menfaatiniz icabınadır.

Facebook’da geçirdiğiniz zamanı kimse bilmesin:

‘Privacy’ başlığı altındaki ‘Newsfeed and mini feed’e mutlaka uğrayın çünkü, bu seçeneğin başlangıç ayarları, sizin Facebook’ta yaptığınız her eylemi yayımlıyor. Bu kadar küresel olmaya, Facebook başında sabahladığınızı başkalarının bilmesine gerek yok. Bu sosyalleşme ortamının, yaptığınız her şeyi herkesin görebileceği seyir defteri diye tanımlanabilecek ‘mini feed’ adında bir özelliği var. Yani sizin mesai saatinizde Facebook’ta ne zaman, ne kadar zaman geçirdiğiniz tespit edilebilir. Şimdilik bizim buralarda tutatanak tutacak siber işyeri polisleri yok gibi, ancak yine de temkinli olmakta fayda var. Bu yüzden en azından işteyken önce ‘privacy’, ardından ‘news feed and mini feed’e girerek ‘show times in my mini feed’ seçeneğini iptal edip yaptığınız eylemlerin zamanının görünmesini engelleyin.

Arkadaşlarınız için gizlilik:

Başlangıç ayarlarında herkes arkadaşlarınızın listesini görebilir. Bu durum ‘Poke, Message and Friend Request’ ayarları kısmında ‘Friends-arkadaşlar’ seçeneğinden vazgeçerek ortadan kaldırılabilir.

Bir profesyonel, bir de kişisel profiliniz olsun:

Facebook arkadaşlarınızla şakalaşıp eğlenebileceğiniz bir ortam olduğu kadar, profesyonel/mesleki amaçlara da hizmet edebilir. Her ne kadar Facebook kurallarına aykırı olsa da iki profiliniz olsun, profesyonel profilde tam ad, mesleki durum, eğitim ve yalnızca sektörel bağlantılar olsun. Bu profil altında iş ve okul ağlarınıza takılın. Sulu değil profesyonel bir fotonuzu ekleyin ya da hiç eklemeyin. Kişisel ve özel profilinizdeyse isim, takma isim kullanabilrisiniz; soyadınaysa gerek yok ya da tek bir harfle ifade edin. Bu profille okul ve işyeri, meslek ağlarına bağlanmayın. Mesleki deneyiminizi paylaşmayın. İş e-posta adresinizi kullanmayın. Ve istediğiniz her şeyi yapın. Ancak iş ve özel arkadaşlarınızı birbirine karıştırmayın.

Herkesle arkadaş olmayın:

Şu kısacık Facebook kariyerinde en çok dikkat çeken şey, birçok insanın bir zombi açlığıyla arkadaş listelerini şişirme çabası. Arkadaşlığa onay verdiğiniz kişilerin sizin arkadaşlarınızın bilgilerine erişebileceğini unutmayın.

Kimlik hırsızlığı:

Hakkınızdaki bilgileri kamulaştırmanın, kaba kimlik bilgilerinizin başkaları tarafından kullanılabilmesi riskini doğruyor ki bu bir başkasının ‘sizin adınıza’ başka bir sosyalleşme ortamında faaliyet göstermesi riskini doğuruyor.

Facebook gizlilik politikası:

Facebook ile yaptığınız anlaşma gereği, bu oluşum size ait bilgileri diğer şirketlerle paylaşabilir ya da satabilir, bunu unutmayın.

Paranoyakların dikkat etmesi gereken 5 nokta

• Facebook’ta size yönelik 5 erişim seviyesi bulunuyor; arkadaş, sınırlı, ağ, yabancı veya bloke…
• Gizlilik ayarları oldukça karmaşık; arkadaşlarınız dışında rahatsız edilmek istemiyorsanız hiçbir ağa üye olmayın.
• Duvarlara yazmak yerine özel mesaj gönderin. En kibar ifadesiyle duvar yazıları ileride size karşı delil olarak kullanılabilir.
• Geçirdiğiniz zamanı ve hatta olduğunuzu kimse bilmesin…
• Görülebilir seyir defterinize (mini feed) ince ayar çekin.

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler: ,

Ara 12

Google’ın En Meşhur Türkleri
Google’da en çok hangi Türkler aranıyor? En çok kim aranıyor, nereden aranıyor? 09 Aralık 2007 / 12:12
Dünyanın en büyük arama motorlarından Google’ın ”trends” hizmetiyle hangi kelimelerin nerelerden ne kadar yoğunlukta arandığı öğrenilebiliyor.

www.google.com/trends adresinde kelimelerin aranma oranlarıyla ilgili ayrıntılı bilgi veriliyor. Sayfada yoğun olarak aranan kelimelerin tüm dünyada hangi olaylar sonucunda, hangi siteler üzerinden popüler olduğu bilgisine ulaşılabiliyor.

Bilgilerin grafiklerle desteklendiği sayfada, kelimelerin yazılışlarına göre alınan sonuçlar ise faklılık gösteriyor. Uluslararası sonuçlara ulaşmak için Türkçe karakter kullanmadan arama yapmak gerekiyor. Sayfada ayrıca, kelimelerin arama oranları karşılaştırılabiliyor. Buna göre, ”Mustafa Kemal Atatürk”ü Türklerden sonra en çok arayanlar Hollandalılar olarak görülüyor. Tüm dünyada en çok aranan Türk ibarelerinden olan ”Turkish Delight” (Türk Lokumu) ise özellikle Avustralya ve Yeni Zelanda’da ilgi görüyor.

-BODRUM’U BELÇİKALILAR-

Turizm bölgelerimizden Bodrum’u Belçikalılar, Marmaris’i Sırbistan Karadağ ve Hollandalılar, Fethiye’yi İngilizler arıyor. İstanbul ise Almanlar tarafından yoğun ilgi görüyor. ”Turkey” kelimesi de yine İngilizler tarafından aranırken, İtalyanlar, ”Gallipoli” (Gelibolu) kelimesini aramada, I. Dünya Savaşı’nda ataları bu topraklarda savaşan Avustralya ve Yeni Zelandalılardan önde yer alıyor.

-SİYASİLERİN ”TRENDS” PROFİLİ-

Sitede siyasilerle ilgili aramalarda da ilginç sonuçlar çıkıyor. Son genel seçimlerde partisi 81 ilin büyük bölümünde birinci olan Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Konyalı internet kullanıcıları yoğun ilgi gösterirken, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal en çok Samsun’dan aranıyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Başbakan Erdoğan gibi en fazla Konyalılardan ilgi görüyor.

Üç liderin isimleri karşılaştırmalı arandığındaysa son yapılan genel seçimlerdekine benzer bir sonuç çıkıyor. Başbakan Erdoğan, Baykal ve Bahçeli’nin önünde yer alıyor. Eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz, Trabzon’dan daha çok aranırken, memleketi Rize, Google’dan Mesut Yılmaz’ı arayan iller listesinde ilk 10′da yer almıyor. Tansu Çiller Adapazarı’ndan, Süleyman Demirel Aydın’dan, Bülent Ecevit Mersin’den, Necmettin Erbakan da İzmit’ten daha fazla aranıyor.

-TRENDS’TE EZELİ REKABET-

Türkiye’nin üç büyük kulübü Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın rekabeti internet ortamında da devam ediyor. Fenerbahçe’nin Google’daki aranma yoğunluğu Roberto Carlos’un transferi ve Şampiyonlar Ligi’ndeki 1-0′lık İnter zaferiyle tavan yaparken, Galatasaray ve Beşiktaş da Avrupa kupalarında oynadıkları karşılaşmalarla aranıyor.

Fenerbahçe ve Beşiktaş İstanbul, Galatasaray ise Diyarbakır’daki internet kullanıcıları tarafından sıklıkla aranıyor. Üç büyük takım Avrupa’da başta Almanya olmak üzere çok sayıda ülkeden de takip ediliyor. Ezeli rakiplerin karşılaştırmalı aramalarında ise Galatasaray az farkla Fenerbahçe’nin önünde yer alırken Beşiktaş onları takip ediyor.

Öte yandan, sanatçı Türklerden Tarkan’ı Bulgarlar, Mustafa Sandal’ı Avusturyalılar, Fazıl Say’ı İsviçreliler yoğun olarak arıyor. 13 Mayıs 1981′de Vatikan’da Papa II. Jean Paul’e suikast girişiminde bulunan Mehmet Ali Ağca, Hollandalılar, Almanlar ve Polonyalılar tarafından aranırken, bir dönem ”İnternet Mahir” olarak sanal alemde ün yapan Mahir Çağrı da İsveç, Kanada, ABD ve Avustralya’da internette aranan ünlü Türkler arasında yer alıyor.

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler: ,

Ara 12


Hiçbir canlıya benzemiyor
Böyle fosil görülmedi. And dağlarında bulundu. İlk tespit ‘tank gibi’ oldu.

Şili’de And Dağları’nın yüksek kesimlerinde yapılan araştırmalarda, 28 milyon yıl önce yaşamış olan ve bilim adamlarının “tank gibi” dedikleri bir memelinin fosili bulundu.

New York’taki Amerikan Doğu Tarihi Müzesi’nden John Flynn, bu yaratığın, bugüne dek yeryüzünde rastlanmış olan hemen hemen tüm canlılardan çok farklı olduğunu söyledi.

Fosille ilgili bir makale, Journal of Vertebrate Paleontology dergisinde yer aldı.

“Parapropalaehoplophorus septentrionalis” adı verilen yaratık, zırhlı memeliler grubundan, 76 santim boyunda, 90 kilo ağırlığında ve üzerinde zırh oluşturan bir kabuğa ve

sivri bir kuyruğa sahip.

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler: ,

Ara 12

GECE

Kandilli yüzerken uykularda
Mehtâbı sürükledik sularda.

Bir yoldu parıldayan,gümüşten,
Gittik…Bahs açmadık dönüşten.

Hulyâ tepeler,hayâl ağaçlar…
Durgun suda dinlenen yamaçlar…

Mevsim sonu öyle bir zaman ki
Gaaip bir mûsıkîydi sanki.

Gitmiş kaybolmuşuz uzakta,
Rü’yâ sona ermeden şafakta…
Yahya Kemal BEYATLI
(Kendi Gök Kubbemiz)

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler: ,