Mar 19

Bir gerçeği açıklamak, bir konuda görüş ve düşünceler öne sürmek ya da bir tezi savunmak, desteklemek için yazılan yazılara makale denir .Yani makaleler, Herhangi bir konuda bilgi vermek, bir fikir veya bir konuya açıklık getirmek, yeni bir görüş ve düşünceyi ileri sürmek, ele alınan konu üzerinde yapılan inceleme ve araştırma sonuçlarına göre deliller göstererek, bu yeni görüş ve düşünceleri desteklemek ve ispatlamak gayesi ile yazılan ilmî gazete ve dergi yazılarıdır

Bilim, , bilimsel araştırmaların gelişmesine paralel olarak ortaya çıkmış ; gazete ve dergiler de güç kazanıp gelişmiştir.

Makaleleri “gazete makaleleri” ve “dergi makaleleri” olmak üzere iki kısımda değerlendirilmektedir. Gazete makalelerinin konusunu sosyal, siyası ve toplumsal sorunlar gibi günlük olaylar oluşturduğu için uzmanlık aranmaz konu ile ilgili bilgisi olan herkes yazabilir. Sade akıcı. Samimi bir dil kullanıldığı için fıkra türüne yakındır ,

Dergi makalelerinin konusunu akademik konular oluşturur. Uzmanlık gerektirir Ancak o konunun uzmanı olan kişiler yazar daha bilimsel ve alanın gerektirdiği terimlerle yüklü

ağırbaşlı bir anlatımı vardır. Bu makaleleri , “genel makaleler” ve “bilimsel makaleler” şeklinde gruplama yapanlar da vardır.

Gazetelerin çoğunlukla ilk sayfasında yer alan ve o gazetenin genel fikrî yapısını temsil eden yazılara başmakale, bu yazıyı yazan kişiye de başyazar denir.

Özellikleri

* Amaç bilgi ve fikirleri başkalarına açıklamak olduğu için ağırbaşlı, ciddi , kolay anlaşılır, yalın, pürüzsüz bir dil kullanılır.

*Öne sürülen düşünce ve tez nesnel bir nitelikle ele alınıp birtakım bilgi, belge ve araştırma verilerinden yararlanılarak kanıtlanır.

*Söz oyunlarına baş vurulmaz, süslü anlatımdan uzak durulur.düşünceler doğrudan aktarılır.

* Sosyal, edebî, sağlık, din, teknik vs. olmak üzere her türlü konuda makale yazılabilir

* Öğretici bilgilendirici fikir yazısı olduğu için daha çok açıklayıcı anlatım biçimi kullanılır.

* Gazete ve dergilerde yayımlanır.

Makalede Plan :
Her yazıda olduğu gibi makalelerin de belli bir plan dâhilinde yazılması gerekir. Doğru planlanmamış bir makale yanlış sonuçlara ulaşacaktır. Kaynaklarda klasik makale planı; giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşur.
Giriş Bölümü : Öne sürülecek sav, görüş ya da düşünce yazının girişinde sergilenir. Makalenin en kısa bölümüdür. Makalenin geneline göre bir iki, pragrafı geçmez. İyi bir giriş makalenin oluşmasını sağlayabilir. Giriş bölümünde, yazıdaki fikir gelişiminin hangi yönde olacağı saptanır. Okuyucu bilgi ve fikir atmosferine yavaş yavaş sokulur.

Genellikle okuyucu ilk bakışta bu bölümü okur; sararsa, ilgisini çekerse yazıyı sonuna değin okumaya karar verir. Bu yönden makalelerde girişin çok ustaca ve özenle biçimlendirilmesi gerekir. Bu bölümde konu hiçbir ayrıntıya girmeden ortaya konulur.. Bunun aşırı dolaylamalara kaçılmadan yapılması gerekir. Neyin üzerinde durulacağı, ne hakkında söz söyleneceği bir iki parağraf içinde ortaya konulmalıdır

Gelişme bölümü: Gelişme bölümünde, giriş bölümünde dile getirilen konu açıklanır, makalenin yazış amacı ve bu amaca yönelik bilgi, belge ortaya konularak tez savunulur, antitezler çürütülür. Konu ile ilgili bilgi ve belgelerin ele alınıp işlendiği, konunun genişletildiği ve ortaya konmak istenen fikrin doğruluğuna deliller gösterildiği bölüm, gelişme bölümünü oluşturur (Korkmaz 1995:220). Gelişme bölümü, derlenen, ortaya atılan fikirlerin çeşitli yönlerden genişletilmesi, desteklenmesiyle meydana gelir. Bütün fikir yazılarında olduğu gibi makalede de gelişme bölümünde açıklanacak fikirlerin derli toplu olması lazımdır. Dile getirilen fikirlerin inandırıcı, iddiacı kesin bir karaktere sahip olması için onları uygun yollarla açıklamak, desteklemek ve yerine göre de ispatlamak gerekir.

Gelişme bölümü makale yazarının inandırıcı olabilmek için tüm gücünü ortaya koyduğu alandır Bu bölümde ileri sürülen görüşlerin doğruluğunu ispatlamak için kanıtlar gösterilir, karşılaştırmalar yapılır, sayılar ve örnekler verilir. Öne sürülen sav, görüş ya da düşüncenin açımlanması, kanıtlanması bölümü makalenin gövdesini oluşturur. Yazar bu bölümde düşüncelerini açacak, geliştirecek, boyutlandıracaktır. Bunun için de tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme, tanıklama, nesnel verilerden yararlanma gibi yollara sık sık başvuracaktır. Böylece okuyucuyu söylediklerinin doğruluğuna ve geçerliğine inandırmış olacaktır

Sonuç Bölümü : Sonuç bölümü; bir bakıma özetleme bölümü sayılabilir. Başta ileri sürülen, sonra açıklanan görüş, sonuç bölümünde -genellikle- bir paragrafta yinelenir. Ama asıl işlev burada yazının etkisinin doruğa ulaştırılmasıdır Ele alınıp işlenen, geliştirilen konunun hükme varıldığı ve o konunun ana fikrini oluşturan kısım sonuç bölümüdür. Bu bölümde yazar söylediklerinin tümünü belli bir sonuca ulaştıracak biçimde bir iki cümle ile sonucu vurgular.

Genellikle makale yazarları seçtikleri konu üzerinde söylediklerini bu bölümde bir yargıya dönüştürerek derleyip toparlarlar. Ancak bu bölüm her zaman için gerekli olmayabilir, yazar söylediklerini makalenin gelişme bölümünde iyice aydınlığa kavuşturmuşsa, konuyu dağıtmamışsa, yazısını, ayrıca özetlemeyi amaçlayan bir sonuca bağlamayabilir

Makalenin etkili olabilmesinde sadece bu planı uygulamak yeterli değildir. Makaleye işlenen fikre uygun bir başlık atmak gerekir. “Makalelere genellikle kısa ve çarpıcı başlıklar konması gerekir. Makalede okuyucunun asıl ilgisini çeken şey, makalenin başlangıç ve sonuç kısımlarıdır Bunun için bu kısımlara anlamlı bir fıkra, çarpıcı bir diyalog veya bir hatıranın yerleştirilmesi makalenin etkili olmasını sağlar.

Makale yazmak uzun bir araştırma ve bilgi toplama aşaması gerektirir. Bu yüzden süre olarak sabır ister. Yazmaya başlamadan önce, makale yazılacak konu ile ilgili olarak geniş bir araştırma yapmak, tüm kaynakları taramak, bilgi fişleri oluşturmak gerekir.

Batıda çok eski örnekleri bulunan bu tür bizde ilk örneklerini Tanzimat döneminde vermiştir. Şinasi’nin Agah Efendi ile birlikte çıkardığı ilk özel gazete “Tercüman-i Ahval’in ilk sayısında yayınlanan “ Mukaddime “ ( ön söz ) başlıklı yazı bizde ilk makale olarak kabul edilir. Ancak bu makale bugünkü anlamda çağdaş makalenin tüm özelliklerine sahip değildir.

Gerek Tanzimat döneminde, gerekse Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati döneminde yazılan makaleler, eleştiri- polemik karışımı ürünler olduğundan gerçek anlamda makale türünden uzaktırlar. Bu tür bizde ancak cumhuriyet döneminde çağdaş bir kimlik kazanmıştır bu gün bir çok yazar ve bilim adamı çeşitli konularda ve çeşitli dergi ve gazetelere bu türde yazılar yazmaktadır

Bu alanda ilk ünlülerimiz ise Namık Kemal, Ziya Paşa, Ahmet Mithat, Hüseyin Cahit, Süleyman Nazif, Ziya Gökalp, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay, Peyami Safa, Falih Rıfkı Atay, Halit Fahri Ozansoy, Yaşar Nabi’dir.

Sohbet ile Makale Arasındaki Farklar :

sohbet ile makale arasındaki farkları üç madde etrafınd

a toplamaktadır:

1 – Makalenin konuyu derinlemesine incelemesine karşılık, sohbetlerde konu yüzeyden incelenir.

2 – Makalelerde işlenen fikir savunularak ispatlanır. Sohbetlerde ise, ispat gayesi yoktur.

3 – Makalelerde daha ciddi ve sağlam ilim dili kullanıldığı halde, sohbetlerde samimi bir konuşma dili kullanılır.
Makale ile Fıkra Arasındaki Farklar:
1 – Makale yazarı ele aldığı fikirleri bilimsel bir yaklaşımla incelerken fıkra yazarı yazarı kişisel görüşle ele alıp inceler.
2 – Makalede yazar fikirlerini kanıtlamak zorundadır. Bunun için sağlam güçlü kanıtlar göstermesi gerekir. 3 – Fıkrada ise böyle bir zorunluluk yoktur. Fıkra yazarı isterse ispatlama yoluna gider isterse gitmez, her türlü örneği kul1anabilir.
4 – Makale bilimsel bir yazı olduğu için resmi ve ciddi bir anlatım kul1anılır. Fıkrada ise samimi, rahat ve içten bir anlatım vardır.

Makale ile Deneme Arasındaki Fark

Denemeci özgürce seçtiği bir konu üzerinde kişisel görüşlerini okurlarıyla dostça paylaşırken okuyucuyu düşündürme amacı taşır. Yazınsal bir dil kullanarak toplumun geneline hitap eder.

Makaleci ise öğretmeyi, bilgilendirmeyi amaçladığı için bilimsel belge, anket ve istatistikler gibi verilerle savını kanıtlama yoluna gider. Bilimsel ve terimsel bir dil kullanarak konuyla doğrudan ilgisi olan sınırlı bir okura seslenir.

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler: , ,

Mar 02

Bir eseri değerlendirme amacıyla yazılan yazılara eleştiri denir.Eleştiride eserin yada sanatçının gerçek değerinin belirtilmesi amaçlanır.
Eleştirmeci,bir sanat eserinin gerçek değerini,özünü yapılışını,değerli-değersiz yanlarını ortaya koyar.Eleştirmecinin görevi güzellik yaratmak değil,yaratılmış güzelliği yargılamak,okurlara tanıtmaktır.
Eleştiriler;okura dönük eleştiri,topluma dönük eleştiri,sanatçıya dönük eleştiri,yapıta dönük eleştiri… olmak üzere türlere ayrılır.

İNCELEME

Bir eserin,bir sorunun,bir olayın özelliklerini
,en ince ayrıntılarını araştırarak göz önüne seren yazı türlerine inceleme denir.Her obje bir inceleme konusu olabilir.Ama konumuz kompozisyon olduğu için biz yalnız bu anlamda inceleme yazıları üzerinde duracağız.
İnceleme,ister sözlü,ister yazılı olsun,bir tartışma niteliği taşır.
İnceleme yazıları yazarın teknik ve üslubuna göre diğer türlerin özelliklerini de gösterir; buna göre kimi yerde makale,kimi yerde deneme,kimi yerde sohbet havasına bürünür.
İnceleme yazılarında bir kolaylık olmak üzere şu soruları sırasıyla sorarak çalışmak,faydalı sonuçlar verecektir:
a. Ne? ( Bize eserin ve sorunun konusunu verir. )
b. Niçin? ( Eserin yazılma amacını, ana fikrini, temasını buldurur. )
c. Nasıl? ( Eserin yöntemini kavratır. )
d. Nerede? ( Yer,dekor. )
e. Kim? ( Kişileri verir. )
f. Ne zaman? ( işin süresini belirtir. )
İnceleme Planı :
A. Eserin Dış İncelemesi:
Eserin adı
Yazarı,çevireni
Basıldığı matbaa ve basılış tarihi
Kaçıncı baskı olduğu
Sayfa sayısı,fiyatı
Eserin boyutları
B. Eserin İç İncelemesi :
Yazarı hakkında bilgi
Türü hakkında bilgi
Özet
Eserdeki kişiler
Başroldekilerin kısaca tanıtımı
Ana fikir
Dil ve anlatım
Değerlendirme ( kritik )

RAPOR

Rapor,araştırma ve inceleme esasına dayanan bir yazı türüdür. Herhangi bir konuyla ilgili bilgi vermek,mesleki ve teknik bakımdan bazı noktaları açıklamak; görüş,düşünce ve önerileri bildirmek gibi amaçlarla yazılır.
Günümüzde rapor, geniş kapsamlı bir kelime olarak çok çeşitli alanlarda karşımıza çıkar. Doktor raporu, bilirkişi raporu, polis raporu, mühendis raporu, müfettiş raporu, deney raporu gibi çeşitli isimlerle anılan raporları ; meslek ve iş raporları, araştırma ve inceleme raporları gibi kısaca sınıflandırabiliriz.
Her rapor türünün kendine özgü yazılış kuralları vardır. Genel esas, konunun iyi kavranması ve konu üzerinde yeterli bilginin bulunmasıdır. Ancak, çok iyi anlaşılan,ilgi duyulan ve bilgi sahibi olunan konularda rapor yazılabilir.
Sağlam bir rapor yazabilmek için; raporun konusunu ilgilendiren kitapları,dergileri,gazeteleri okumak,yetkili kimselerle konuşmak,gözlem yolundan faydalanmak,özel deneylerde bulunmak,faydalanılan kaynakları göstermek gerekir.

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler:

Mar 02


Gezi yazısı nedir?
Bir yazarın yurt içi ve yurt dışındaki gezilerinde,tarih ,coğrafya,toplum,kültür..vb. bakımından gördüklerini yaşadıklarını anlattığı yazı türüdür.
37-İyi bir gezi yazısı nasıl olmalıdır?
Gezi yazılarında gözlem gücüyle birlikte ilgi çekici ayrıntıları yakalayabilme yeteneği olması gerekir.
38-Gezi yazısının hangi dallara faydası vardır?
Yanlızca görülen yazıldığı için ,tarih ,coğrafya ,toplum bilim,hukuk ve folklor dallarına faydası vardır.
39-Gezi yazısının anlatımı nasıldır?
İlgi çekici ve gözlemler anlatılır.Gezilip görülen yerlerin siyasi coğrafi tarih ekonomik özellikleri anlatılır.Yazılar tarihi belge niteliğindedir.
40-Gezi yazısında asıl amaç nedir?
Başka kültürleri ve insanları tanımak ,onların bilgi ve deneyimlerinden yararlanmak.
41-Mektup nedir?
Çeşitli nedenlerle birbirinden ayrı düşmüş uzaktaki insanların haberleşmek amacıyla kaleme almış oldukları yazılardır.
42-Mektup hangi amaçla yazılır?
Bir haber almak yada vermek ,teşekkür etmek,baş sağlığı dilemek ,bir işin sonuçlandırılmasını istemek gibi amaçlarla yazılır.
43-Mektup kaç bölümden oluşur?
Giriş,gelişme sonuç bölümlerinde oluşur.
-Giriş bölümünde mektubun yazılış amacı kısaca yazılır.
-Gelişme gölümünde asıl anlatılmak istediklerimiz ayrıntılı bir şekilde yazılır.
-Sonuç bölümünde karşımızdaki kişinin durumuna göre uygun bir dille sonuçlandırılır.
44-Kaç çeşit mektup vardır?
Üç çeşit mektup vardır.Özel mektuplar,iş mektupları ve edebi mektuplar.
45-Mektupta uyulması gereken kurallar nelerdir?
-Mektuplar beyaz kağıda mürekkepili kalemle yazılır.
-Mektupta hitap kelimeleri kullanılır.
-sağ üst köşeye yazım tarihi ile yazıldığı yerin adresi yazılır.
-İlk paragrafta yazılış amacı ksısaca yazzılır.
-Gelişme bölümünde düşünce ve duygular anlatılır.
-Dilek ve selamlarla son verilir.
-Sağ alt köşeye ad soyad yazılıp imza atılır.

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler:

Mar 02

Nesnel eleştiri ve öznel eleştiri arasındaki fark nelerdir?
Nesnel eleştiri bilime dayanır.Öznel eleştiri ise yazarın kendi sanat anlayışını ele alır.
26-Günlük nedir?
Bir kimsenin gördüklerini ,yaşadıklarını ,düşündüklerini tarih belirterek günü gününe aktardığı yazılara denir.
27-Günlük neleri içerir?
Ünlü sanat,düşünce,bilim ve siyaset adamlarının günlükleri onların yaşamlarını görüşlerini ,yaşadıkları dönemi aydınlatan belgeleri içerir.
28-Günlük ve anıyı birbirinden ayıran özellikler nedir?
Günlü sıcağı sıcapına yazıldığı için anıdan ayrılır.
29-Günlük teriminin günümüzdeki karşılığı nedir?
günümüzdeki karşılığı Günce ‘dir.
30-Günlük tutmanın kişinin kendisine sağladığı yararlar nelerdir?
-GÜnlük kişinin düzenli ve planlı olmasını sağlar.
-Kişinin kendisine özel eşyası olduğu için mutlu olur.
-Başkalarına bırakıcak güzel ve düzenli yazısından dolayı kendisine olan saygısı artar.
-Duygularını paylaştığı bir dost gibi düşnür.
31-Anı nedir?
Bir kimsenin kendi yaşamından kimi kesitleri ,geçmiş bir döneme tanık olduğu yada duyduğu olayları anlattığı yazı türüdür.
32-Anı ile günlük arasındaki fark nedir?
Günlük günü gününe yazılmasına karşılık anının belli bir zaman geçtikten sonra yazılması.
33-Anı yazılırken başka nelerden faydalanırlır?
Anı yazarken yaşayıp gödüğü,duyduğu şeyleri çok sonra yazdığı için belek yanılgılarını önleme amacıyla mektuplardan o dönemele ilgili yazılardan yada başka görgü tanıklkarından yararlanılır.
34- Anıların belli başlı özellikleri nelerdir?
-Hikayelerde tasarlanmış olaylar anlatılabilir.Anıda tasarlanmış olaylar değil mutlaka yaşanmış olaylar anlatılır.
-Geçimişi anlattığından geçmişe ışık tutar.
-Anılarda yalın ve yapmacıksız bir dil kullanılır.
35-Ünlü kişilerle ilgili anılara ne ad verilir?
Anı portre adı verilir.

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler:

Mar 02


Makale nedir?
Bir düşünceyi savunmak ve onun doğruluğunu ispat etmek ,herhangi bir konuda bilgi vermek amacıyla kaleme alınan gazete ve dergi yazılarına denir.
2-Makale yazarken dikkat edilecek hususlar nelerdir?
Makale bir düşünce yazsıdır.Planı giriş gelişme,sonuç bölümlerinden oluşur.Makale yazarı düşüncelerini inandırıcı kılabilmek için ,örneklerden,karşılaştırmalardan ,kanıtlardan yararlanır.
bu gibi nedenlerden dolayı makalede öznel bir anlatımdan çok nesnel ve tarafsız bir anlatım olması gerekir.
3-Makalenin özellikleri nelerdir?
Makalenin ancı öğesi düşüncedir.hemen her makale içinde işlenebilir.Makalenin konusu sınırlandırılamaz.Anlatım yalın ve yoğundur.
4-Hangi alanlarda makale yazılır?
Edebiyat,sanat,spor,müzik,sinema,bilim,hukuk,ekonomi,tıp,fizik,antropoloji,siyaset,tarih alanlarında makale yazılır.
5-Türk düşünce hayatında makaleyi ilk kim yazmıştır?
İlk makaleyi Tanzimat dönemi sanatçısı İbrahim Şinasi’dir.
6-Deneme nedir?
Herhangi bir konuda idda ve ispat amacı gütmeksizin kaleme alınan yazılara denir.
7-Denemenin konusu nedir?
Herkonueda deneme yazılabilir.İnsan ,hayat,ölüm,felsefe vs.
8-Dnemenin kurucusu kimdir?
Deneme türünün kurucusu Fransız Montaigne dir.
9-Deneme türünün özellikleri nelerdir?
Her konuda yazılabilir.Yazar denemede adeta kendisiyle konuşur gibidir.Samimi içten bir anlatımı vardır.Herhangi bir görüşü kanıtlama amacı güdmez.
10-Bu türün edebiyatımızzdaki tanınmış sanatçıları kimlerdir?
Nurullah Ataç,Sabahattin Eyüboğlu,Suut Kemal Yetkin ,Ahmet H.Tanpınar.

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler:

Mar 02

Anı nedir?
Bir kimsenin özellikle tanınmış kişilerin yaşadıkları dönemde gördükleri yada yaşadıkları ,ilginç olayları ,gözlem ve bilgilere dayanarak.annatıkları yazı türüdür.
16-Anın özellikleri nelerdir?
-Yaşanmakta olan değil,yaşanmış olan konu anlatılır.
-İnsan belleğinde iz bırakan olay ve olgular anltılır.
17-Anı ile günlüğün benzer ve farklı yanları nelerdir?
günlük yaşanırken anı ise yaşandıktan sonra yazılır.anıda günlük gibi kişinin başından geçen gerçek yaşatılarından kaynaklanan yazı türüdür.
18-Anı türünün eserlerinden 2 tane söyleyiniz.
Eşkal-i zaman,Falaka(Ahmet Rasimi) Siyası ve Edebiyat Porteleri(Y.Kemal Beyath)
19-Baburname kimin eseridir?
Babur Şah

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler:

Mar 02


Mektup hangi edebiyatta kullanılmıştır?
Divan edebiyatında kullanılmıştır.

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler: