Ara 12

Büyük aşka ‘musallat’ oldu
Çok aşıktılar. Herkes onlara gıpta ediyordu. Ama biri onlara musallat oldu…17 Kasım 2007 / 15:19
Yönetmen:Alper Mestçi
Oyuncular:Burak Özçivit, Biğkem Karavus, Kurtuluş Şakirağaoğlu…
Tür: Korku
Yapım Yılı: 2007

Konu: Suat ve Nurcan aynı köyde büyümüş ve birbirlerini çok sevmiş iki gençtir. Bulundukları köyde büyük bir mutluluk ve huzur içinde yaşayan Suat ve Nurcan evililik kararı aldığında ise bu aşka başka bir alemden bir varlık musallat olur. Kendilerini ve çevrelerini etkileyen olaylar hiçbir açıklaması olmayacak şekilde gelişir.

30 Gün Gece
(30 Days Of Night)

Yönetmen:David Slade
Oyuncular:Melissa George, Ben Foster, Josh Hartnett…
Tür: Korku / Gerilim
Süre: 113 Dk.
Yapım Yılı: 2007

Konu: Alaska’nın ücra bir köşesindeki Barrow kasabası her kış, 30 gün boyunca, zifiri karanlığa gömülür. Çoğu kasaba sakini güneye yöneldiği için hüzünlü bir dönemdir bu. Bu kış, ortaya gizemli bir grup çıkar: Bu grup, kasabada kalan insanlarla beslenmek için son bulmayan bu karanlıktan faydalanmayı beklemektedir.

Garfield Geri Dönüyor
(Garfield Gets Real)

Yönetmen:Mark A.Z. Dippé
Oyuncular:Animasyon karakterler,
Tür: Animasyon / Komedi
Yapım Yılı: 2007

Çizgi bant yıldızı olmanın tekdüzeliğinden sıkılan Garfield, gazete sayfasından firar ederek “gerçek dünyanın” yolunu tutar. Gerçek bir ev kedisi olarak düşük profilli hayat yaşarken, gazete baskıya girmeden geri dönmediği takdirde çizgi serinin iptal edileceğini öğrenir. Ancak bugüne kadar gerçek dünyaya kaçan hiçbir çizgi karakter, sonradan geri dönmeyi başaramamıştır. Üstelik birtakım şeytani güçler, onun çizgi roman dünyasına geri dönüşüne engel olmaktadır.

Beyaz Melek
(Beyaz Melek)

Yönetmen:Mahsun Kırmızıgül
Oyuncular:Erol Günaydın, Yıldız Kenter, Mahsun Kırmızıgül…
Tür: Dram
Yapım Yılı: 2007

Konu: Ali ve Reşat, beyin kanseri olan babaları Ahmet’i kemoterapi görmesi için İstanbul’a getirmiştir. Ahmet ağır tedaviye daha fazla katlanmak istemediğinden hastaneden kaçar. Oğulları peşine düşer ancak Ahmet onlardan kaçmayı başarır. Kaçarken kendini bir huzurevinde bulur. Huzurevi sakinleri, Ahmet’in çocukları tarafından terk edildiğini sandıkları için orada kalması konusunda ısrar ederler.

Huzurevi sakinlerinin her birinin kendi hikayeleri ve dramları vardır. Ahmet bunları öğrendikçe onlara daha yakınlaşıp her birini tek tek çok sever.

Ahmet, tüm huzur evi sakinlerini Diyarbakır’daki köyüne davet eder. Hep beraber kiraladıkları bir minibüsle yola çıkarlar. Ancak yolculukları hiç sakin geçmez. Onlar için asıl macera bu yolculukla birlikte başlayacaktır.

Korkak Robert Ford`un Jesse James Suikastı
(The Assassination of Jesse James by the Coward Rob)

Yönetmen:Andrew Dominik
Oyuncular:Brad Pitt , Casey Affleck, Sam Shepard…
Tür: Dram-Western
Süre: 160 Dk.
Yapım Yılı: 2007

Konu: Jesse James ülkenin ilk gerçek şöhretlerinden biriydi. Soyduğu ve dehşet saçtığı insanlar ve öldürdüğünü söylediği kişilerin aileleri için sadece bir suçlu olabilir, ama 1870′lerde James’in çetesinin eylemlerini anlatan sansasyonel gazetelerde ve ucuz romanlarda, Jesse huşunun ve hayranlığın odağıydı. Özgürlüğün ve Amerikan ruhunun temsilcisi, kanunu hiçe sayıp kendi kurallarıyla yaşayan bir asiydi…yani her yönüyle, bir efsaneydi. En büyük hayranlarının biri olan Robert Ford hayatını günün birinde idolüyle yan yana at sürme umuduna adamış, idealist ve hırslı bir adamdı.

Ron Hansen’ın romanına dayanan “Korkak Robert Ford’un Jesse James Suikasti” Amerika’nın en ünlü kanun kaçağının ve onun şaşırtıcı katilinin özel yaşamlarını ele alarak, efsaneye yeni bir bakış açısı sunuyor ve ünlü vurulma olayının öncesindeki aylarda gerçekte neler olmuş olabileceği sorusuna yanıtlar arıyor.

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler:

Ara 12

Bakire Kraliçe’yi Osmanlı Korudu
Vizyondaki “Altın Çağ” filminde hikayesi anlatılan İngiltere Kraliçesi, “Bakire Kraliçe” I. Elizabeth ve Osmanlı Devleti arasında nasıl bir ilişki vardı? 09 Aralık 2007 / 11:50
Soner Yalçın / Hürriyet

Bakire Kraliçe’nin ‘bekáretini’ Osmanlı Padişahı korudu!

Vizyondaki “Altın Çağ” filmindeki “Bakire Kraliçe” I. Elizabeth sadece bizde değil, İngiltere’de de gündemde.

Bunun başlıca nedeni, İngiltere’de dinin ve milliyetçiliğin yükselişe geçmesi. Bu çevreler “kutsallık” mertebesine çıkardıkları “Bakire Kraliçe”yi özlemle anıyor. Ve dolayısıyla bu durum “Bakire Kraliçe” dönemine ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor. Bizim açımızdan ilginç olan ise, bu tartışmaların merkezinde biz Türklerin olmasıÉ

“Bakire Kraliçe”yle ilgili tartışmalara geçmeden önce yazımıza bir tespitle başlayayım:

Deniyor ki, “Altın Çağ” filminde I. Elizabeth “Türk Sultanı’yla mı evleneyim” sözünü müstehzi bir ifadeyle söyledi!

Sanıyorum kendisiyle alay ediyordu! Ya da filmi çekenlerle!

“Bakire Kraliçe” (1533-1603) 16. yüzyılda yaşadı.

Bu yüzyılda Osmanlı Devleti bir dünya imparatoruydu; Mısır, Tunus, Libya, Cezayir, Yemen, Hicaz, Suriye, Kıbrıs, Azerbaycan, Gürcistan, Kırım, Romanya, Macaristan, Bulgaristan, Yunanistan vs Osmanlı’nın hákimiyet alınıydı. Osmanlı kara ordusu Viyana kapılarında, donanması Fransa Nice kıyılarındaydı. Karadeniz ve Kızıldeniz tamamen Türk iç denizi, Akdeniz ise “Türk Gölü”ne dönüşmek üzereydi.

Böyle bir imparatorluk karşısında, sosyal ve politik meselelerle uğraşan; İspanya’nın her an yutmaya hazır olduğu bir İngiltere Kraliçesi, Türk Padişah’ından alay eder gibi bahsedecek öyle mi? Hadi oradan!

Kraliçe I. Elizabeth biyografisine geçmeden önce dönem şartlarını bilmemiz gerekiyor. Bunun için ise bir aşk hikáyesi hakkında bilgi sahibi olmamız şart!

TENİ BEYAZ DİYE İDAM EDİLECEKTİ

I. Elizabeth’in babası VIII. Henry farklı bir kraldı. 1491′de dünyaya geldi. 11 yaşında, İspanya Kralı Ferdinand’ın dul kızı Catherine d’Aragon ile evlenmesine karar verildi.

18 yaşında hem kral oldu hem de dünya evine girdi. 25 yaşında Anne Boleyn adlı genç bir kıza aşık oldu.

Evlenmek istedi. AmaÉ

Ama İngiltere, Batı Avrupa ülkeleri gibi Katolik’ti.

Katoliklerde boşanma ancak Papa’nın izniyle olabiliyordu.

Henry, Papa’dan boşanmak için gereken izni alamadı. Katolik İspanya’nın kralı da bu boşanmaya karşı çıktı ve Kraliçe Catherine aracılığıyla İngiliz sarayındaki ağırlığını sürdürmek istedi. Papa’ya baskı yaptı.

Diğer yanda Kral Henry de İspanya’nın, içişlerine müdahalesinden rahatsızdı.

Sonuçta: Bir yıl önce Martin Luther’in tüm kitaplarını yaktıran, Protestanları idam ettiren ve bu nedenle Papa tarafından “Dinin Savunucusu” unvanını alan Kral Henry, yeni bir kilise ve mezhep kurdu: Anglikanizm.

Görünür neden aşk gözükse de, iki ülke arasındaki kıyasıya çekişme, İngiltere reformlarını ateşleyen fitil oldu. Böylece Avrupa’da doğmakta olan Rönesans İngiltere’ye geldi.

Bu gelişmenin bir diğer boyutu ise, İngiltere’de burjuvazinin tarih sahnesine çıkmasıydı; bu yeni üretim biçimi kendi değerlerini topluma kabul ettirmek istiyordu.

“Reformist” Kral Henry bu arada áşık olduğu Anne Boleyn ile gizlice evlendi.

Aynı yıl, 7 Eylül 1533′te I. Elizabeth doğdu.

Ancak şansızdı: Teninin fazla beyaz olması nedeniyle hayalet olduğu söylenerek celláda teslim edildi. Elizabeth, annesi Boleyn sayesinde kurtarıldı.

Elizabeth kurtarıldı ama annesi üç yıl sonra, başka erkeklerle zina yaptığı gerekçesiyle kafası uçurularak idam edildi.

Kral Henry on gün sonra Jane Seymour ile evlendi.

Jane Seymour, bir yıl sonra Kral Henry’e en büyük armağanı verirken; Prens Edward’ı doğururken öldü.

Kral Henry 1543′te ölünce, Edward 9 yaşında, “VI. Edward” olarak tahta çıktı. VI. Edward 16 yaşında çocuksuz olarak ölünce, I. Elizabeth’in diğer üvey kardeşi (Kraliçe Catherine’in kızı) I. Mary, Kraliçe oldu. İlk kez İngiltere tahtında bir kadın oturdu.

I. Mary de çocuksuz öldü ve böylece I.Elizabeth 17 Kasım 1558 tarihinde 25 yaşındayken tahta çıktı.

Evet, bu bilgilerden sonra Kraliçe I. Elizabeth’in “müstehzi ifadeyle konuşması” meselesine gelebilirizÉ

OSMANLI TARİHİNİ DEĞİŞTİRDİ

Önce bir olgu:

16. yüzyıl boyunca en güçlü Hıristiyan devleti İspanya idi.

Osmanlı ise yazdığım gibi bir dünya deviydi.

Bu iki süper güç yüzyıl boyunca birbirleriyle çatıştı.

Osmanlı siyaseti gereği, Katolik İspanya’ya karşı, hep Protestan Hıristiyanların koruyucusu oldu.

İspanya tahtında Kral II. Felipe (1527-1598) vardı. Sadece İspanya’nın değil Sicilya, Napoli, Portekiz ve Hollanda’nın da hükümdarıydı. Venedik, Ceneviz, Malta kontrolü altındaydı.

I. Elizabeth’in üvey kız kardeşi Mary ile dört yıl evli kaldı.

Mary ölünce tahta geçen Kraliçe I. Elizabeth ile de evlenmek istedi. Olmadı.

İspanya, İngiltere üzerindeki nüfuzunun bitmesini, hele hele Protestanlığın gelişmesini istemiyordu. “Bakire Kraliçe”yi gözüne kestirdi!

I. Elizabeth’i zor günler bekliyordu. Kendisi ve ülkesi tehdit altındaydı.

İmdadına Osmanlı yetişti.

Osmanlı, önce İngiliz ticaretini destekledi. 11 Eylül 1581 anlaşmasına göre, İngiliz gemileri Akdeniz’deki Türk limanlarına rahatça girip ticaret yapabilecekti.

İspanya Kralı II. Felipe, Osmanlı’yı karşısına almak istemedi; ince bir diplomasi yürütüp, “barış çubuğu” içmek istedi.

Bu hal, Fransa ve İngiltere’yi korkuttu; biliyorlardı ki Osmanlı yanlarında olmazsa, İspanya onları yutardı.

Osmanlı, II. Felipe’e yüz vermedi. İngiltere’nin koruyuculuğuna devam etti. İlk İngiltere elçisi William Harborne, 26 Mart 1583′te İstanbul’a gelerek göreve başladı.

O tarihlerde Osmanlı tahtında Sultan III. Murad (1546-1595) vardı. Osmanlı, topraklarını genişletmeyi sürdürdü: Fas, Lehistan, Tebriz ve Şirvan gibi İran’ın bir bölümü vs.

Kraliçe I. Elizabeth, Osmanlı yönetiminin gönlünü hoş etmek için, yalnız padişahı değil, padişahın annesi Valide Sultan Nurbanu’yu, eşi Safiye Sultan’ı, hocası Sadeddin Efendi’yi, vezirlere, Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa gibi komutanları hediyelere boğdu. Mektuplarında, “putperest” dediği Katoliklere karşı Türk yardımı istedi. Kendini İslam’a yakın göstermek için, Protestanlıkta da tıpkı Müslümanlıkta olduğu gibi resimlere ibadetin yasak olduğunu yazdı.

III. Murad yanıt mektubunda şöyle dedi:

“Siz dahi südde-i sa’adetime ita’at ve inkıyada sabit-kadem olup, ol caniblerde vakıf ve muttali olduğunuz ahbarı arz ve ila’m etmekden hali olmıyasız.”

Kısaca, “siz büyük bir mutlulukla Osmanlı’ya bağlandınız, gerisini merak etmeyiniz” diyordu.

Osmanlı desteğini alan I.Elizabeth, 1588′de “İspanya Armadası” denilen deniz savaşında İspanya’yı yendi. Osmanlı donanması bu savaş sırasında İspanyol gemilerini Akdeniz’de oyaladı ve savaşın, dolayısıyla tarihin seyrini değiştirdi.

Bu savaş sonrasında İngiltere büyük bir güç olarak tarih sahnesine çıkarken, Protestanlık artık durdurulamaz oldu.

TARİH YENİDEN YAZILIYOR

Gelelim bugüne:

İngiltere’de tarih kitaplarının yeniden yazılması gündemde.

Eşitlik ve İnsan Hakları Komisyonu Başk
anı Trevor Philips, Türkler’in, İngiltere-İspanya Savaşı’nda Kraliçe I. Elizabeth’i kurtardığını, bunu tarih kitaplarına yazmak gerektiğini söyledi.

İngiliz Daily Mail gazetesi, “Şimdi de azınlıkları mutlu etmek için mi tarih kitaplarımızı değiştireceğiz” başlığını attı.

İngiliz milliyetçileri, “İngiltere tarihi şanlı zaferlerle doludur, kimsenin yardımına ihtiyacımız yok” diye tepki gösterdi.

Yani mesele döndü dolaştı yine bizim başımıza “patladı!”

Londra Üniversitesi’nden Jerry Brotton, Kraliçe’nin, Osmanlılardan yardım istediği mektubu, 2004 yılında ortaya çıkardı. Ancak bu belgeye karşı çıkanlar da oldu. Dr. Simon Adams, “Mektup 1585′te yazılmış. Yani savaştan tam üç yıl önce” diyordu.

Tartışmalar hala sürüyorÉ

Sonuç olarak, kim ne derse desin, hangi filmi nasıl çekerse çeksin; I. Elizabeth bekasını, yani kalıcı olmasını ve ölümsüzlüğünü Osmanlı Padişahına borçluydu!

‘Bakire Kraliçe’ istese OsmanlI PadiŞahI’yla evlenebilir miydi?

I. Elizabeth 17 Kasım 1558 tarihinde iktidar koltuğuna oturduğunda, Osmanlı Sarayı’nın tahtında Kanuni Sultan Süleyman vardı. Aralarında 39 yıl gibi büyük bir yaş farkı vardı.

Üstelik Sultan Süleyman, baş kadını Hürrem Sultan’a hala áşıktı.

Ayrıca iki eşi daha vardı; Mahidevran Kadın ve Gülfem Hatun.

Kraliçe Elizabeth’in kafasındaki “Doğu” ve “Türk” imajı nasıldı, bilmiyoruz. Ama Harem öyle uzaktan görüldüğü gibi Batı masallarına pek benzemiyordu.

Sultan Süleyman’ın eşleri arasında özellikle Hürrem Sultan ile Mahidevran Kadın arasında sürekli saç saça kavga vardı. İki sultanı, ancak Padişah’ın annesi Valide Hafsa Sultan araya girip durdurabiliyordu.

Kayınvalide Hafsa Sultan Saray’a cariye olarak alınmış ve Yavuz Sultan Selim’in karısı olmuştu. İddiaya göre Leh Yahudi’siydi.

Diğer sultanlar gibi, Hürrem Sultan da bu topraklara yabancıydı.

Batı tarihçilerine göre Hürrem Sultan’ın gerçek adı: Roxelana, Roza, Rossa, Rosanne, Ruziac veya La Rossa idi.

İtalyan ve Fransız olduğu iddia edilmekle birlikte, kökeni kesin olarak bilinmiyordu. Rus Papaz Rogatino’nun kızı olduğu da, Kırım Hanı Mengli Giray’ın kızı olduğu da söyleniyordu. Kimilerine göre ise Hazar Yahudi’siydi.

Dünyayı titreten Sultan Süleyman, Hürrem Sultan’ın bir sözünü iki etmiyordu.

Bir hükümdarla köle kökenli bir kadın arasındaki bu tutkuyu yadırgayan halk, Hürrem Sultan’ın padişaha büyü yaptırdığına inanıyordu.

Kim ne yaparsa yapsın, ne derse desin sonunda Hürrem Sultan amacına ulaştı:

Sarayın tek hákimi oldu. Böylece Osmanlı tarihindeki “kadınlar saltanatı” Hürrem Sultan ile başladı.

Kraliçe I. Elizabeth, Sultan Süleyman’ı eş olarak seçmemekle kendisine ve ülkesine iyilik yapmıştı. Yoksa Hürrem Sultan’dan çekeceği vardı!

NURBANU SULTAN

Kraliçe I. Elizabeth’in koca adayları arasında, Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra tahta geçen II. Selim (1524Ğ1574) de vardı.

Kraliçe I. Elizabeth, Hürrem Sultan gibi bir kayınvalide ister miydi, bilinmez!

Ama II. Selim’in eşi Nurbanu Sultan da çok dişliydi.

Nurbanu Sultan kimi tarihçilere göre İtalyan/Venedikli, kimilerine göre ise Yahudi’ydi!

Ahmet Refik gibi tarihçiler, Nurbanu Sultanı Yahudileri devlet işlerine karıştırmakla suçladılar hep. Yahudi iş kadını Ester Kira’yla olan ticari ilişkileri bu iddiayı güçlendiriyordu.

Nurbanu Sultan, tıpkı kendisini yetiştiren kayınvalidesi Hürrem Sultan gibi devlet işleriyle yakından ilgilendi.

Kraliçe I. Elizabeth, II. Selim’e eş olabilir miydi? Sanmam. Padişah eşi ve kızlarından çok çekmişti ve kraliçeyi görecek gözü yoktu.

Peki, Kraliçe I. Elizabeth tahtın bundan sonraki hákimi III. Murad’la evlenebilir miydi?

Bunun yanıtı için sadece bir örnek olay yazalım:

Nurbanu Sultan kocası II. Selim vefat edince, ölüm haberini kimselere haber vermedi. Kocasının cesedini, oğlu III. Murad Manisa’dan İstanbul’a gelip tahta oturana kadar sarayın buzhanesinde sakladı.

SAFİYE SULTAN

Kraliçe I. Elizabeth kuşkusuz Nurbanu Sultan gibi sert bir kayınvalide istemezdi.

Ama III. Murad’ın eşi Safiye Sultan da Valide Sultan’ı aratmayacak bir kişilikteydi.

Safiye Sultan’ın biyografisi hakkında türlü iddialar var:

Adriyatik denizinden bir gemiyle geçerken korsanlara esir düşmüş, önce Ferhad Paşa’ya sonra güzel ve zeki oluşu nedeniyle Osmanlı Sarayı’na satılmıştı. III. Murad Safiye Sultan’ı çok sevdi. AmaÉ

Bu durum annesi Nurbanu ile aralarının açılmasına neden oldu.

Nurbanu Sultan, gelini Safiye Sultan’ı gözden düşürmek için oğluna dünyalar güzeli cariyeler sundu. Ne yapsa ne etse III. Murad’ı Safiye Sultan’dan vazgeçiremedi.

Nurbanu Sultan ölünce, Safiye Sultan Osmanlı Sarayı’nın tek hákimi oldu. Rahmetli kayınvalidesi Nurbanu Sultan’ın Yahudi Ester Kira’yla yürüttüğü ilişkileri bile devam ettirdi! Kraliçe I. Elizabeth’le iyi ilişkiler kurdu.

HANDAN SULTAN

16. yüzyıl artık geride kalıyordu.

Kraliçe I. Elizabeth hala bekárdı. Ama artık yaşlanmıştı. Safiye Sultan’ın oğlu III. Mehmed tahta çıktığında 29 yaşındaydı. Kraliçe ise 58 yaşında.

Bu evlilik gerçekleşebilir miydi?

Sultan III. Mehmed’in gözü Handan Sultan’dan başkasını görmüyordu. Dolayısıyla bu evliliğin gerçekleşmesine de olanak yoktu.

Kraliçe I. Elizabeth ile Sultan III. Mehmed aynı yıl 1603′te vefat ettiler.

Şaka bir yana, gelelim sorumuza:

Hani filmde Kraliçe soruyor ya, “Türk Sultanı’yla mı evleneyim” diye?

Öncelikle belirtelim: “Seçen” Kraliçe değil, Osmanlı Padişah’ı olurdu.

Ve “veraset” meselesi yüzünden “Bakire Kraliçe”nin de pek şansı yoktu.

Yazmadan edemeyeceğim: İngiltere feodalizmi tasfiye edip “kapitalizmin” çarklarını döndürüp toplumu harekete geçirirken, Osmanlı siyasi açıdan dünya devi olmasına rağmen, ticari hayatındaki dinsel gelenekçilik yüzünden hem ticari hem de kültürel anlamda gericileşme sürecine girdi.

Bugün durum ortada; İngiltere nerede biz neredeyiz? Onlar Kraliçe I. Elizabeth için film üzerine film çekiyor.

Biz her şeyi sineye çekiyoruz!

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler: ,

Ara 12

Mahsun ne film yapmış öyle
Mahsun Kırmızıgül’ün filmine övgü yarışı. İzleyen gazeteciler anlatıyor22 Kasım 2007 / 18:42
Mahsun Kırmızıgül’ün “Beyaz Melek” filmi çok beğenildi. Sinemaya gidenler iki gözü iki çeşme ayrılıyor. ”Beyaz Melek”, 163 kopya ile 200 salonda gösterildiği ilk üç gününde 157 bin 785 kişi tarafından izlendi.

Beğenmeyen neredeyse yok. Köşe yazarları da filmi izledi. Mahsun’a methiye dizdiler.. Hatta Barlas filmi ‘Mahsun yine kendini aştı’ sözleriyle özetledi. Mehmet Barlas, Ergun Babahan ve Ahmet Hakan filmi yorumladılar..

Mehmet Barlas:

Eleştirmen Ali Murat Güven’in şu cümlelerinin altına imzamı atabilirim:

- Toplumun farklı farklı etnik unsurlarının birbirlerine karşı bu denli bilenip düşman kılındığı, ülkenin her köşesinin kesif bir nefretle kaplandığı lanet olası bir atmosferde, “Anadolu kardeşliği”ni yücelten böylesi naif öykülere ne kadar da ihtiyacımız varmış.

Ergun Babahan:

Mahsun Kırmızıgül sürekli şartlarını zorlayan bir insan.
Yaptığı ile yetinmeyen, hep daha iyisini isteyen biri.
Film yapmaya soyununca da aynısını yapmış. Müziğin, görüntünün, oyuncunun en iyisi için uğraşmak. Sinema izleyicisi sayısı yaptığı işin beğenildiğinin en büyük göstergesi. Eline sağlık Mahsun diyoruz ve devamını diliyoruz.

Ahmet Hakan:

Hele Mahsun Kırmızıgül adının bizde oluşturduğu olağan önyargıları hesaba kattığımızda…”Beklediğimden daha iyiydi. Aferin Mahsun’a” bile demek mümkündür. Ama mümkün olmayan şeyler de var:
Bir kere Mahsun’dan “Bir Yılmaz Güney çıkarma” gayreti boşunadır.
Kısacası demem o ki, Mahsun kendi çapında iyi bir iş çıkarmıştır, ancak bu durum onu “Fellini Mahsun” diye selamlamamız için yeterli değildir.

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler:

Ara 12

Kavak Yelleri kavak yelleri dizisi kavak yelleri dizi bölümleri kavak yelleri izle kavak yelleri dizisi müziği kavak yelleri dizi müzikleri Aslı Enver Pelin Karahan Dağhan Külegeç İbrahim Kendirci Didem İnselel Pinhani Deniz Efe Gönül Mine Hele bi gel Urla ve Seferihisar Bir anda Beni al Olmasa mektubun Dön bak dünyaya ben nasıl büyük adam olacam kavak yelleri dizisi müziği Pinhani Pinhani gözler anlatır Kavakyelleri Kavak Yelleri 8. 9. 10. 11. bölümleri videoları izle aslı resimleri deniz resimleri dağhan külegeç resimleri mine fotoğrafları Gençlik youtube youtube kavak yelleri yutuptan izle youtup Dizinin Önceki Bölümleri
Pusat 1. Bölüm Pusat 2. Bölüm Pusat 3. Bölüm
Pusat 4. Bölüm Pusat 5. Bölüm Pusat 6. Bölüm
Pusat 7. Bölüm Pusat 8. Bölüm Pusat 9. Bölüm
Pusat 10. Bölüm

Pusat pusat pusat dizisi pusat dizi pusat dizisi izle pusat dizi bölümleri ali pusat osman sınav pusat osman sınav pusat dizisi resimleri pusat oyuncuları pusat müzikleri pusat videoları yerli rocky pusat haluk piyes tarık solak yasemin balık hediye

yaprak dökümü yaprak dökümü dizisi yaprak dökümü izle yaprakdökümü yaprakdokumu yaprak dökümü dizi bölümleri yaprak dökümü videoları yaprak dökümü oyuncuları yaprak dökümü resimleri halil ergün güven hokna bennu yıldırımlar caner kurtaran ali rıza hayriye fikret şevket ferhunde leyla necla ayşe neyyir sedef oğuz yaprak dökümü yutuptan izle yutubeden yaprak dökümü izle yaprak dökümü fragman yaprak dökümü 39. 40. 41. 42. 43. 44. 45. bölümleri 46. 47. 48. 49. 50. BÖLÜMLER BURADA İZLEYİN

Zoraki Koca zoraki koca dizi bölümleri zoraki koca dizisi bölümleri videoları izle zoraki koca dizi oyuncuları kanal d zoraki koca zoraki koca Dizisi Müzikleri zoraki koca fragman Ömer Ayşe zoraki koca dizisi tüm bölümleri youtubetan izle youtube zoraki koca yutup yutube den izle

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler:

Ara 12

Genco Genco dizisi genco dizisi bölümleri genco izle genco videoları genco 6. 7. 8. bölümleri genco dizisi müzikleri genco müzikleri genco jenerik genco oyuncular pınar genco ahmet özge tibet tarkan muhtar ayşe muhtar yumurcak cüneyt ikizler mahalle ejder okul üniversite İstanbul bilgi üniversitesi hazal kaya alpay atalan alpay kemal atalan alpay kemal atalan resimleri genco pınar resimleri selen seyven selen seyven resimleri genco selen alpay selen resimleri Alpay atalan selen seyven resimleri röportajlar genco kamera arkası dizi çekimleri Selin (Deniz Gözen) , Ahmet (Orhan Şimşek), Sibel (Mine Bıçakçı), Sefa (Emin Gürsoy), Sakin (Berkan Tüfekçibaşı), Ejder (Uygar Özçelik), Tarkan (Burak Demir), Cüneyt (Enis Arıkan), Tibet (Emre Fakıoğlu), Kerem (iris kara), Aylin (Mehtap Altuntop), Ahu (Ece Dursun İnce) Genco tv dizisi kanal d salı günü genco dizisi izle youtube genco yutub genco yutuptan genco izle Genco süper dizi

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler:

Ara 12

Cepten tuvalet hizmeti
Yeni bir cep telefonu hizmeti. Tuvaet yaz gönder. En yakın tuvalet cebine gelsin…29 Kasım 2007 / 23:07
İngiltere’de yeni bir cep telefonu hizmeti, başkent Londra’nın merkezinde “sıkışanların” yardımına koşuyor.

İngiltere’de kaybolan şoförler için “SatNav” olarak ilk kez verilmeye başlanan hizmet, şimdi de “SatLav” adıyla alışveriş sırasında sıkışanlara en yakın tuvaleti bulmalarına yardımcı olacak.

Westminster Kent Konseyi, bugün cep telefonlarında başlattığı yeni bir kısa mesaj hizmetiyle, Londralılara ve turistlere en yakın tuvaleti bulmaları için rehber olacak.

Cep telefonuyla kısa mesaj olarak “Tuvalet” yazıp verilen numaraya gönderenler, uydu teknolojisi sayesinde yerleri belirlendikten sonra kendilerine en yakın tuvaletin yerinin detaylarını anlatan mesaj alacak.

Bu yaratıcı fikrin sahibi, Konsey tarafından düzenlenen yarışmaya katılan 26 yaşındaki öğrenci Gail Knight.

Arkadaşlarıyla dışardayken restoranların ya da mağazaların tuvaletlerini kullanmak zorunda kaldıklarını ve bu durumdan çok rahatsız olduklarını anlatan Knight, bir kısa mesaj hizmetinin bu durumdan mustarip olan herkese yardımcı olabileceği fikrinin aklına gelmesi üzerine projegeliştirdiğini söyledi.

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler: ,

Ara 12

MSN şifreniz mi çalındı?
Kişisel haberleşme ve sohbet programı MSN şifresi çalınanlara iyi haber.03 Aralık 2007 / 16:30
Kişisel haberleşme ve sohbet programı MSN şifresi çalınanlara iyi haber. Ankara Adliyesi, MSN şifresinin çalındığı iddiasıyla kendilerine yapılan başvurularda olumlu sonuçlar aldıklarını belirtti.

Ankara Adliyesi Cumhuriyet savcıları, son dönemlerde kendilerine ‘MSN şifremi çaldılar’ şeklinde başvuruların yapıldığına dikkat çekerek, “MSN şifresini kimin çaldığını ve kullandığını kısa sürede tespit edebiliyoruz” haberini verdi.

MSN şifre hırsızları hakkında bilişim suçlusu işlemleri yaptıklarını belirten yetkililer, MSN şifresini çalanları nasıl yakaladıklarını da şöyle anlattı: “Microsoft Corporation’un Türkiye Temsilciliği İstanbul’du. Bu şirkete yazı yazarak, şifresi çalınan kişinin adresini kullanan kişilerin IP numaralarının tarih, ve saat detayları ile birlikte savcılığımıza gönderilmesini rica ediyoruz

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler: ,