Kas 21


SERVET-İ FÜNÜN DÖNEMİNDE HİKAYE VE ROMAN

GENEL ÖZELLİKLER
1. Çağdaş Fransız edebiyatındaki realistlerden; zaman zaman da natüralistlerden etkilenerek gerçek ve gerçeğe yakın konuları ele alır.
2. Ahenkli bir anlatımı tercih etmiştir.
3. Divan nesrinde görülen secilere rastlanmaz .
4. hikaye ve romanda tasvir tahlil yetersizliği (bazen dozu kaçsa da) giderilir.
5. yazar kendini gizler.
6. olaylar genellikle İstanbul’da geçer.
7. konular bireysel yaşantılardan seçilir. Toplumsal gerçeklere değinilmemeye çalışılır.
8. Aydın çevrelerde geçen olaylar, yaşanan aşklar, dramlar, aile içi ilişkiler, hayal kırıklıkları işlenen başlıca konulardır.
9. cümleler bağlaçlarla uzatılır. Fransızca’nın etkisiyle Türkçe söz diziminde bazı değişiklikler yapılr.

Cevaplar Alttadır.

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler:

Kas 21


SERVET-İ FÜNÜN DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI

SOSYAL DURUM

Servet-i Fünün dönemi, batı etkisinde gelişen Türk edebiyatının XIX. Yüzyıl sonralarında kısa fakat yoğun bir batılılaşma hamlesi yaptığı dönemdir.
Servet-i fünün edebiyatı, recaizade Ekrem’in önderlik ettiği, servet-i fünün dergisi çevresinde toplanan genç edebiyatçıların yürüttüğü bir edebiyat hareketidir. Tanzimat hareketinden itibaren çağdaş Fransız edebiyatı örnek alındığı için servet-i fünün Edebiyatının da kaynağı XIX. Yüzyılın II. Yarısındaki Fransız edebiyatıdır.
Servet-i fünun Edebiyatı Sultan II. Abdülhamit yönetiminin istibdat (baskı) sıfatıyla nitelendirildiği bir dönemde doğup gelişmiştir. İstibdadın hürriyetleri kısıtlama anlayışı bu dönem gençlerinde ruhi bir bunalıma yol açmıştır. XIX. Yüzyıl sonralarına doğru bütün dünyayı hızla saran milliyetçilik akımı, hürriyet ve istiklal düşüncesi Osmanlı İmparatorluğu’nu da zor durumda bırakmıştır. Osmanlı imparatorluğu kendi içindeki etnik gurupların isyanı ve düşman devletlerin çeşitli baskıları karşısında her geçen gün daha da çaresiz kalmıştır. Ülkeyi yönetenler baskılarını artırarak durumu idare etmeye çalışmışlardır.
Osmanlı Devleti’nde aydın ile iktidar arasındaki sürtüşme; 1877’de Kanunuesasinin yürürlükten kaldırılması, Mebusan Meclisinin dağıtılması ile başlamıştır. Bu olaylarla birlikte, ülkenin aydınları imparatorluk sınırları içinde sonraları da dış memleketlerde gizli dernekler kurarak mutlakiyet idaresine karşı çıktılar. Zamanla da jön Türkler adı ile tanındılar.
Siyasi alanda Avrupa’ya yöneliş sanata da yansımıştır. Genç edebiyatçılarımız eski edebiyata bütün yönleriyle karşı çıkarak Fransız edebiyatını örnek almışlardır.

SERVET-İ FÜNÜN EDEBİYATI

Bu dönemde verilen eserlerde, baskıdan ötürü toplumun gerçeklerine sorunlarına değinmeyen şair ve yazarlar daha çok üslüp ve şekil üzerinde durular. Yani Servet-i fünün edebiyatı toplumsal içerik yönünden pek zengin sayılmaz. Servet-i fününcular, batı kültürüne
Özelikle de Fransız edebiyatına hayranlık duyduklarından Fransız edebiyatının anlatım ve biçim özelliklerden etkilendiler. Bu durum dönemin sanatçılarını geniş halk kitlelerinden hızla uzaklaştırmıştır. Böylece servet-i Fünün sanatçıları, o dönemin aydınlarına seslenen, konak ve yalılarda sanat tartışmaları yapan bir kimliğe büründüler. Ancak bu şairlerden sadece Tevfik Fikret, 1901’den sonra servet-i fünun çizgisinin dışına çıkarak özgürlük, barış, adalet,vatan ve millet sevgisi gibi kavramları yansıtan şiirler yazdı. Diğer şairler ise anlayışlarına aynen devam ettirdiler.
Servet-i Fünün sanatçıları şiirde parnasizmin, roman ve hikayede realizmin etkisinde kaldılar. Konularının İstanbul dışına çıkarmadılar. Verilen eserlerde koyu bir karamsarlık ve umutsuzluk kendini açıkça belli eder.
Ele alına kahramanlar, çoğunlukla az çok eğitim görmüş, sanat ve edebiyattan anlayan, ait olduğu sosyal tabakaya göre konuşturulan tiplerdir.teknik olarak güçlü olan bu hikayeler,inandırıcı olmaktan uzaktır.
Bu dönemde roman ve hikaye, büyük gelişme gösterir.tiyatro çalışmaları durma noktasına gelir.gazetecilik gerilemeye başlarken dergicilik önemsenir. Çoğunlukla Fransız edebiyatından çeviriler yapılır.
Servet-i fünun dergisi, sadece bir edebiyat ve sanat dergisi olmakla kalmamış Türk edebiyatının yenileşmesine büyük ölçüde hizmet etmiştir.

Cevaplar Alttadır.

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler: ,

Eki 05

Edebiyat-ı Cedide, diğer bilinen ismiyle Servet-i Fünun Edebiyatı, II. Abdülhamit döneminde, Servet-i Fünun dergisi çevresinde toplanan sanatçıların batı etkisinde geliştirdikleri bir edebiyat hareketidir. Bu hareket 1896′dan 1901′e kadar etkili olmuş ve II.
Abdülhamit’in baskı döneminden geçmiştir. 16 Ekim 1901 yılında Hüseyin Cahit Yalçın’ın Fransızcadan çevirdiği “Edebiyat ve Hukuk” başlıklı makalenin dergide yayınlanması üzerine dergi kapatılmış, dolayısıyla Servet-i Fünun topluluğunun faaliyetleri de son bulmuştur.

Servet-i Fünun Dergisi

Servet-i Fünun dergisi aslen bir bilim dergisi olarak, Recaizade Mahmud Ekrem’in Mekteb-i Mülkiyeden öğrencisi Ahmet İhsan Tokgöz tarafından 1891′de çıkarılmaya başlanır. Recaizade Mahmud Ekrem bu dergiyi bir edebiyat dergisi haline getirmek için Ahmet İhsan ile anlaşır.

Galatasaray Lisesi’nden öğrencisi olan Tevfik Fikret’in derginin Kısm-i edebi der- muharrirliği (edebiyat bölümü şefi, sorumlusu) görevine getirilmesini sağlar. O sırada Mektep dergisi de dahil olmak üzere başka dergilerde de yazmakta olan Recaizade, 1895 yılında okuyucularıyla kafiye’nin göz için mi, kulak için mi olduğuna dair bir tartışmaya girer.

Bu tartışmanın bir kısmı Servet-i Fünun dergisinde yayınlanır. 1896′da yazarın etrafındaki gençlerin de bu dergi çevresinde toplanmasıyla Servet-i Fünun topluluğu meydana gelir.

Hareketin Nitelikleri

II. Abdülhamit döneminde yaşanan siyasal ve sosyal olaylar ve devrin baskıcı yönetimi Servet-i Fünuncuların edebiyat anlayışını da etkilemiştir. Dönemin edebiyatı karamsar, bireyin iç dünyasına yönelik, hayal ve gerçek arasına sıkışmış bir tablo çizmiştir.
Bu nedenle Servet-i Fünuncularda kaçış teması sıkça işlenmiştir. Bunun en açık ifadesi, bu topluluğa mensup sanatçıların Yeni Zelanda’ya ya da Manisa’da bir çiftliğe yerleşme düşüncesindedir.[kaynak belirtilmeli]

Bu nedenlerden dolayı Servet-i Fünun edebiyatı kırılgan, hassas, duygusal bir yapıya sahiptir. Duygularını eserine yansıtmak isteyen sanatçılar kendilerini ifade aracı olarak gördükleri dili zenginleştirme çabasına girer. Bunun yansıması olarak bu dönemde Arapça, Farsça ve Fransızca’dan çok sayıda sözcük edebiyata girer.
Yani Tanzimat’ta görülen dili sadeleştirme çabaları Servet-i Fünun’da son bulmuştur. Bu nedenle akım genç kuşaklar tarafından şiddetle eleştirilmiştir.

Edebiyat yalnız aydın kesime odaklanmış ve sanat için sanat ilkesini benimsemişlerdir.
Fransız Romantiklerinden, Parnasiyenlerde ve Sembolistlerden etkilenmişlerdir. Fransız şair ve yazarların eserleri Türkçe’ye çevrilmiş ve dönemin sanatçılarınca örnek alınmıştır. Servet-i Fünun eserlerinde görülen anlam kapalılığının da bundan kaynaklandığı söylenebilir.

Servet-i Fünun edebiyatının, modern Türk edebiyatının olgunlaşmasında çok önemli bir kilometre taşı olduğu söylenebilir. Bu dönemde edebiyatımızda yoğun bir Avrupa etkisi görülür. Tanzimat’la ilk kez denenen Batı kaynaklı edebiyat türlerinde daha başarılı örnekler verilir.
Sanat, halkı bilinçlendirmek için kullanılan bir araç olmaktan çıkar ve duyguların estetik bir yansıması haline dönüşür.

Dönemin başlıca isimleri Tevfik Fikret

Cenap Şahabettin
Halit Ziya Uşaklıgil
Süleyman Nazif
Mehmet Rauf
Hüseyin Cahit Yalçın
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Ahmet Rasim
Mehmet Akif Ersoy
Hareket daha sonraları Serveti-i Fünun dergisini sürdüren ve kendilerine Fecr-i Aticiler denilen Ahmet Haşim, Refik Halit Karay, Ahmet
Mithat ve Ahmet Rasim gibi yazar ve şairler tarafından aynı ilkelerle izlendi.

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler: ,