.
Oca 15

Aruz, aruz nedir, aruz ölçüsü nedir. Bunu çoğumuz unutur ya da karıştırırız. Aruz kelimesi Arapçadır. Manası ise “Çadırın ortasına dikilen direk”dir. Edebiyattaki anlamı ise “hecelerin uzunluk ve kısalıkları temeline dayanan nazım ölçüsü” demektir. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , ,

Kas 01

Güzel Sanatlar , Dramatik Sanatlar, Tiyatro Ders Dışı Egzersiz Programı (Yeni Yönetmeliğe Uygun Olarak Yapılmıştır.) (Ahmet DİLKİ)

  • Anı ( Hatıra ) (Bahri PEKTAŞ)

  • 2007 – 2008 Eğitim Öğretim Yılı 7. Sınıf 1. Dönem 1. Yazılı Sorusu (Ali Kemal KARABAĞ)

  • 10. Sınıf Türk Edebiyatı Dersi 1. Dönem 1. Yazılı Sorusu (Veysel KEKİL)

  • 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Konuşma Metni  (Ömer KARTAL)

  • Cumhuriyet Bayramı Kutlama Programı (Ömer KARTAL )

  • 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlama Programı (Bülent CAN MART )

  • 9. Sınıf Dil ve Anlatım Dersi Ders Notları (Ahmet AY)

  • Biyografi ve Otobiyografi (Bahri PEKTAŞ )

  • 2007 – 2008 9. Sınıf Türk Edebiyatı Dersi 1. Dönem 1. Yazılı Sorusu (Ekrem KURT)

  • Mehlika Sultan – Yahya Kemal BEYATLI , Slayt Gösterisi (Burhan SAYDANOĞLU)

  • Günlük  ( Gönül BATTAL )

  • Anı ( Hatıra )  (Gönül BATTAL )

  • Servet-i Fünun Edebiyatı – Ders Sunusu (Mehmet APAK)

  • 11. Sınıf Türk Edebiyatı Dersi 1. Dönem 1. Yazılı Sorusu (Bekir YEŞİL)

  • 11. Sınıf Türk Edebiyatı Dersi 2. Ünite , “Anlatmaya Dayalı Edebi Metinler” Adlı Konunun Günlük Ders Planı (Raziye SARIKAPLAN)

  • 10. Sınıf Türk Edebiyatı Dersi 1. Dönem 1. Yazılı Sorusu (Müfide OTER)

  • 11. Sınıf Türk Edebiyatı Dersi 1. Dönem 1. Yazılı Sorusu (Mehmet TAŞTEKİN)

  • 11. Dil ve Anlatım  Dersi 1. Dönem 1. Yazılı Sorusu (Burhan SAYDANOĞLU)

  • 11. Sınıf Türk Edebiyatı  Dersi 1. Dönem 1. Yazılı Sorusu (Burhan SAYDANOĞLU)

  • 10. Sınıf Türk Edebiyatı Dersi 1. Dönem 1. Yazılı Sorusu (Ercan OKYAY)

  • 10. Sınıf Dil ve Anlatım Dersi 1. Dönem 1. Yazılı Sorusu (Ercan OKYAY)

  • 11. Sınıf Dil ve Anlatım Dersi 1. Dönem 1. Yazılı Sorusu (Nadir CANDEMİR)

  • Telaffuz, Türkçenin Sesleri ve Özellikleri (Bayram ÖZFIRAT)

  • 8. Sınıf Türkçe Dersi Sınıf 1. Dönem 1.Yazılı Sorusu (Sevda SALLAYICI)

  • 9. Sınıf Türk Edebiyatı Dersi 1. Dönem Ders Notları (Can BAYKAL)

  • admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:

    Kas 01

    DİL VE ANLATIM DERSİ

                                                        ÇALIŞMA KAĞIDI

    1)Anlatım:Herhangi bir konu üzerinde konuşurken veya bir konu üzerine yazarken,belli bir gayeyi gerçekleştirmek isteriz.Bu gaye,bizi dinlemekte veya okumakta olanlara bilgi vermek,onları nda bizim gibi düşünmelerini,belli bir olay içinde yaşamalarını sağlamak olabilir.Duygu ve düşüncelerimizi maksadına uygun olarak dil ve anlatım kuralları içerisinde ifade etmeye “ anlatım “denir.

    2)Anlatıma hazırlık:Neyi ,niçin ve nasıl anlatmak gerektiği üzerinde düşünmeden konuşmak ve yazmak tutarlı olmaz.Kişi hem konuşurken hem de yazarken düşünerek hareket etmek zorundadır.Aksi halde konudan uzaklaşabilir, amacını dışına çıkabilir ve konuyla anlatım biçimi birbirine ters düşebilir.Bu da sözlü ve yazılı anlatımda ki başarıyı engeller.

        Dipnot Koyma:Yazıda geçen herhangi bir söz yada sözcükle ilgili olarak sayfa altına koyan aydınlatıcı, ek bilgiler içeren yada kaynak belirten açıklamaya dipnot denir.Yazımızı yazarken kendi birikimlerimizle birlikte başka kaynaklardan da yararlanırız.Bu kaynakları sayfaların altında dipnot olarak belirtiriz.Bu dipnotlar yazının rasgele değil, kaynaklardan yararlanarak bir emek sonucu hazırlandığını gösterir.

        Dipnot Koymanın Amaçları:

    • Yazıda savunulan görüş ve düşüncelerin doğrulunu desteklemek
    • Bilgilerin kaynağını göstererek,yazanı n katkısını ortaya koymak,
    • Bilgilerin doğruluk ve güvenirliği ile ilgili olarak okuyucuya deneyim imkanı vermek,
    • İlgili konularda yazmak isteyenlere başvuru imkanı sağlamak.

    Metinde yapı:Her yazı kendi düzeni ,teması ve ifade biçimiyle kendi içinde anlamı olan organik bir birliktir.

          Metinde yer alan kelimeler, kelime grupları ve cümleler anlatım bütünlüğünün oluşmasını sağlayan ögelerdir.Bu ögeler anlamlı bir bütün olarak paragrafları oluşturmuş ve paragraflarda metinde anlamlı bir bütün sağlayacak şekilde bir araya getirilmiştir.

           Seçilen sözcükler, kullanılan ifadeler ,hedef kitleye ve metnin yazılış amacına uygun olmak durumundadır. Toplanan bilgiler ve kişisel deneyimler de yine hedef kitleye ve metnin yazılış amacına göre düzenlenmelidir.

          Metinlerde özelden genele gidilebileceğ i gibi genelden özele de gidilebilir. Ancak tutarlı bir sıra ve derecelendirmenin bulunması gerekir.Ana düşünce etrafında birleşen yardımcı düşünce, bilgi deneyim ve örnekler  sebep-sonuç ilişkisine göre düzenlenmelidir.

         Gözlem:Ayrıntıları fark etmeyi sağlar.İyi bir gözlemci olan yazar, bu ayrıntıları okuyucuya da hissettirir.

        Gözlemlerin etkin olduğu anlatımlarda görsel ögeler öne çıkarılarak betimlemeler yapılır, akla ve düşünceye hitap eden anlatımlarda ise açıklamalı ve tartışmacı bir anlatım yapılır.

        Özet Çıkarma:Bir yazıyı ya da yapıtı anlamını yitirmeden belli bir oranda daraltıp küçültmeye denir.

       Özetleme, okunan bir yapıtın bellekte rasgele kalan ayrıntıları olmadığı gibi ,yapıtın kimi yerlerinden gelişigüzel alınmış cümleler topluluğuda değildir.Özetleme önemliyi önemsizden alıp özetleme işidir.

       Not:Anlatıma hazırlık aşamasında bilgi toplamak , deneyimlerimizi topladığımız bilgilerle zenginleştirmek, düşüncelerimizi gruplandırmak, anlatımı türünün okuyucu ve dinleyici üzerindeki etkisini belirlemek gerekir.bilgi toplamak için okumak ,araştırmak,not almak,özet çıkarmak,alıntı yapmak gerekir.

       3)Anlatımda tema ve konu:

       Konu:Her yapıtın bir temeli her fikrin bir dayanağı varsa ,her yazınında mutlaka bir konusu vardır.Yazı yazmaya karar veren kişi için ,her varlık,her olay,her düşünce,her mesele kısacası her şey kompozisyon konusu olabilir.

       Üzerinde söz söylenilen ,fikir yürütülen yazı yazılan herhangi bir olay ,düşünce veya duruma denir.

       Tema:Şiirde meydana getirilen duygu,düşünce ve hayale denir.Konudan hareketle yansıtılmak istenen duygu hali şiirin bütününe sindirilir.

       Ana Fikir:Okuyucuya iletilmek istenen düşüncedir.Yazarı n, bir konuyu okuyucuya aktarma amacıyla yazmış olduğu yazının omurgasıdır.

       Başlık:Yazı başlığı o yazıda işlenilmesi düşünülen ana fikrin aynasıdır.Yazı başlığı  okuyanların ilgisini çekmeli,onlara tesir etmelidir.Okuyucu başlığa bakınca yazının nelerden söz edebileceğini kestirebilmelidir.

      Tema ve Konu arasındaki ilişki:

    • Tema ,sınırlandırılıp somutlaştırılarak “konu” haline getirilir.
    • Tema daha genel, konu ise daha özel ve somuttur.
    • Konu görmek ve izlemekle algılanabilirken tema daha çok kavranılır.

    Not:Anlatım türü(şiir ,hikaye ,fıkra,makale… .) ,dil ve konu işlenecek temaya göre düzenlenir.

    4)Anlatımda sınırlandırma:

    Anlatıcını tavrı ve amacı ,temanın sırlandırılmasında etkilidir.Yazar, soyut temaları kişi,zaman, ifade ,anlatım biçimi,mekan, bağlam gibi yollarla somut hale getirir.Yani anlatılan olay,kişiler ,zaman ve anlatılanlarla sınırlandırılır.

    Örnek:    

                     Anadolu’da dini-tasavvufi Türk Edebiyatı

                                              

                   Anadolu’da dini-tasavvufi Türk Edebiyatının bellibaşlı mutasavvufları

                                             

                     13.YY’ın bellibaşlı mutasavvufları

                                            

                                     Yunus Emre

                                             

                     Yunus Emre’ nin şirlerinde hoşgörü

       5)Anlatımın ve Anlatıcının amacı:  

     Üslup:İfade tarzı.Sanatçının duyuş.düşünüş ayrılığı.Her şair ve yazarın kendine göre bir üslubu vardır.

              Anlatımda üslup, amaca ve muhataba göre değiştirilir;çünkü iletişim kurulan kişi yani alıcının durumuna göre ve göndericinin amcına göre iletişim kanalında değişiklik yapılabilir.

             Bir konu herhangi bir amaçla yazılmışsa anlatım biçimide bu amaca göre şekillenir.

    Örnek:Su iki hidrojen bir oksijenden oluşur.Maddenin üç halinden biridir.(bilimsel)

                Su insan hayatının vazgeçilmezlerinden biridir.İnsan hayatında deyimlerin içine kadar bile girmiş olan bu madde hayatın kaynağı kabul edilir.(sanatsal)

               İstanbul un en büyük sorunlarından biri olan su sorunu son yıllarda yapılan çalışmalarla çözüme kavuşturuldu. (günlük hayat9

    NoT:İletiyi gönderene gönderici,iletiyi alana alıcı,göndericinin vermek istediği mesaja ileti,iletiyi gönderme şekline kanal,iletişimin gerçekleştiği ortama bağlam,alıcının iletiyi algılayarak verdiği cevaba dönüt denir.

             6)Anlatımda Anlatıcının tavrı:

    Aynı temada ortaya konulan metinlerin farklı olmasının sebebi,her sanatçının bakış açısının ve ifade tarzının farklı olmasıdır.Ayrıca değişen zaman ve mekan ,insanların düşüncelerinin farklılaşması,aynı temanın farklı tarzlarda yorumlanmasını da beraberinde getirir.

    ·        Yazarlar eserlerinde kişiden kişiye değişmeyen,kanı tlanabilen nesnel yargılar kullanabileceğ i gibi ; kişisel düşüncelerini ve duygularının ifade edeceği öznel yargılara başvurabilir.

         İstanbul Türkiye’ nin en güzel şehridir.(Öznel anlatım)

         İstanbul Türkiye’ nin en kalabalık şehridir.(Nesnel anlatım)

    ·        Yazarın başkasından öğrendiklerini, duydukları nı ifade etmek amacıyla gerçekleştirdiğ i anlatım dolaylı anlatım,kendi gözlemlerini ve deneyimlerini dile getirdiği her düzeydeki anlatım ise doğrudan anlatımdır.

       Ahmet Haşim in şiirlerini çok seviyorum.(Doğ rudan)

       Ahmet Haşim Suriye de doğmuş(Dolaylı)

    ·        Yazarın metinde somut veya soyut kelimeler kullanması anlatımda somut veya soyut olması bakımından anlatımı etkiler.Somut anlatım daha çok bilimsel,soyut anlatım ise daha çok felsefi metinlerde kullanılır.

       “sevgi” konusu ele alınan bir metinde konunun ele alınış biçimi soyuttur.

      “televizyon”konusu ele alınan bir metinde konunun ele alınış biçimi somuttur.

    Anlatıcının duyu organlarıyla anlatımı  somut anlatım özelliği kazanır, bunların dışında ki anlatıcının başkalarından işittiği veya deneyimlerini ifade ettiği anlatım ise soyut anlatım özelliği kazanır.

                    Not:İletişimde anlatıcı ile anlatılan nesne veya konu arasında ki ilişki anlatımım öznel veya nesnel,doğrudan veya dolaylı,somut veya soyut olması bakımından anlatımı etkliler.

               7)Anlatımım özellikleri:

       Duygu ve düşüncelerin açık ve net bir şekilde anlatılması gerekir.Anlatı lacak hal ve olay ,betimleyecek görüş ve sezgi,dile getirilecek duygu ve düşünce anlatıcının zihninde açık ve net biçimde belirlenmelidir. Anlatılacak ,betimlenecek hususlar,dilin bilinen ve kabul edilen kurallarına uyularak düzenlenmek zorundadır.

    ·        Akıcı bir metinde cümleler ,gereksiz ve anlaşılması güç ifadelerden arındığı için metnin anlaşılması daha kolaydır.

    ·        Yalın bir metinde ifadenin sade, gösterişsiz ,kısa ve kesin olması metni okuyan herkesin anlamasını sağlar.

    NoT:Söylenişi zor seslerin kullanılması,ses düzeyinde,arka arkaya sert ve yumuşak hecelerden meydana gelmiş sözcüklerin kullanılması  sözcük düzeyinde;sözcü k tekrarları ve aynı anlama gelen sözcüklerin bir arda kullanılması, cümle düzeyinde;cümlelerin dil ve düşünüş yönünden sağlam bir bütünlük oluşturması paragraf düzeyinde akıcılığı bozar.Açık olmayan yazılarda anlatım kapalıdır.

                 8)Anlatımın oluşumu:

    ·        Bir metinde dil öğelerinin dil bilgisi kurallarına uyularak yan yana getirilmesine “bağlaşıklık” (dil bilgisi bağlantısı) denir.

    Ya biz yolumuz – un  son–u–n-a  var-madan  gece  olursa!

    Verilen cümledeki dil öğeleri dil bilgisi kurallarına uyularak yan yana getirilmesiyle bağlaşıklık sağlanmıştır.

    ·        Bir metin yalnızca dil bilgisi kurallarına göre düzenlenmez.Dil öğelerinin ifade ettikleri husus ve durumlar arasında anlam bağıntıları da vardır.Bu anlam bağıntılarına bağdaşıklık denir.Kelimelerin yeni bir anlam ifade etmek için yan yana getirerek oluşturduğu söz gruplarına bağdaştırma denir.

      Dil tek tek kelimelerle konuşulmaz.Bir kavramı anlatması  için birden fazla kelime yan yana getirilerek bir şey anlatılır.”Ben dergiye yetiştirmek için gün boyu evde zorlukla bir hikaye yazdım”cümlesindeki dil öğeleri (Ben ,dergi, yetiştirmek ,için ,gün boyu ,ev, zorlukla ,bir hikaye ,yazmak) arasında anlam ilişkisi vardır.”Hikaye “yazılan bir şeydir.Bir “yer”de yazılır mesela “ev”de …Öylesine de yazılabilir bir yere “yetiştirmek için “de yazılabilir.Yetiş tirilecek yer bit matbaa,arkadaş ,öğretmen ,okulda olabilir bir “dergi” de olabilir.Yazarken “zorluk”da çekilebilir ,kolaycada yazılabilir.İşte bu cümleyi oluşturan on bir kelimenin bir merkezde anlamlanmasına “ bağdaştırma” denir.

    ·        Bağdaştırmalar, dilde yaygın olarak kullanılan ifadelerle oluşabildiği gibi birbiriyle uyuşmayan kelimelerden de oluşabilir.


     

               Çalı demeti                                          Korkunç kıyafet

              Ekili tarla             Alışılmış                   Manyak film             Alışılmamış

               Kurumuş göller     Bağdaştırma            Masun bir ıssızlık    Bağdaştırma

    ·        Kelime ,kelime grupları yada cümlelerin metinde bulunduğu yere bağlı olarak farklı anlamlar kazanmasına “bağlam” denir.

     Arabam sıfırdır bir sorun çıkarmaz.     “sıfır”kelimesi cümlelerde 

    Öğrencilerimden üç kişi sıfır aldı.           kullanışına göre anlam kazanır.

                                                                           

    9)Anlatım türlerinin sınıflandırılması :

       İletişime katılan ögeler(gönderici, alıcı,ileti, kanal ,bağlam),alıcıda uyandırılmak istenen etki (konu,tema)ve anlatıcının konu veya nesne karşısındaki tavrı(üslup,anlatı m)anlatım türünü belirler.

       Bir anlatımda amacımız heyecanlandırmak ise  o şeyi olay veya olaylar yoluyla okuyanları adeta olayı yaşayacak bir şekilde hikaye ederiz.Okuyanları bir hayal vasıtasıyla ilişkilendirmek, o şeyi gözleri önünde canlandırmak istiyorsak ,sanatlı ,imalı ifade kullanarak onu bir tablo gibi canlandırarak betimleriz.Amacı mız ise sanatsız ve açık bir ifadeyle doğrudan doğruya anlatma yolunu tercih ederiz.Verilen bilgi ve haberler konusunda okuyanları inandırmak istiyorsak amacımızı ispat ve delillerle ifade ederiz.Anlatı m türleri:

    ·        Öyküleyici anlatım

    ·        Betimleyici anlatım

    ·        Göstermeye bağlı anlatım

    ·        Öğretici anlatım

    ·        Açıklayıcı anlatım

    ·        Kanıtlayıcı anlatım

    ·        Tartışmacı anlatım

    ·        Coşku ve heyecana bağlı anlatım

    ·        Destansı anlatım

    ·        Acı ve hüzün verici anlatım

    ·        Düşsel anlatım

    ·        Mizahi anlatım

    ·        Emir edici anlatım

    ·        Söyleşmeye bağlı anlatım

    ·        Gelecekten söz eden anlatım …vb

    Not: Hikayede betimleyici-öyküleyici anlatım

             Makalede kanıtlayıcı-açıklayıcı anlatım   kullanılır.

     

    admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:

    Eyl 01

    BİRGÜN ANLARSIN
    Uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez.
    Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya,
    Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
    Ne çarşaf halden anlar ne yastık.
    Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık.
    Onun unutamadığın hayali,
    Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine.
    Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın.
    Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

    Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu.
    Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin.
    Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için,
    Vurursun başını soğuk taş duvarlara.
    Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın.
    Duyarsın,
    Ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın.
    Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

    Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin.
    Niçin yaratıldığını.
    Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini.
    Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini.
    Boşuna geçip giden günlerine yanarsın.
    Dolar gözlerin, için burkulur.
    Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

    Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların.
    Sevilen gözlerin erişilmezliğini.
    O hiç beklenmeyen saat geldi mi?
    Düşer saçların önüne, ama bembeyaz.
    Uzanır, gökyüzüne ellerin.
    Ama çaresiz,
    Ama yorgun,
    Ama bitkin.
    Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın.
    Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı.
    Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

    Bir gün anlarsın hayal kurmayı;
    Beklemeyi, ümit etmeyi.
    Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
    Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi.
    Lanet edersin yaşadığına…
    Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.
    O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden.
    Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.

     ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

    admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:

    Eyl 01

    BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİM (14306 Hit)

    Bu kadar yürekten çağırma beni!
    Bir gece ansızın gelebilirim.
    Beni bekliyorsan, uyumamışsan,
    Sevinçten kapında ölebilirim.

    Belki de hayata yeni başlarım,
    İçimde küllenen kor alevlenir,
    Bakarsın hiç gitmem kölen olurum,
    Belki de seversin beni kim bilir.

    Kal dersen, dağlarca severim seni,
    Bir deniz olurum ayaklarında,
    Aşk bu özleyiş bu, hiç belli olmaz,
    Kalbim duruverir dudaklarında.

    Ya da unuturum kim olduğumu,
    Hatırlamam belki adımı bile,
    Belki de çıldırır, deli olurum,
    Sana kavuşmanın heyacanıyla…

    Aşk bu, bilinir mi nereye varır,
    Ne durdurur özlemini, seveni…
    Bakarsın ansızın gelebilirim,
    Bu kadar yürekten çağırma beni.

     ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

    admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:

    Eyl 01

    BENİ UNUTMA
    Bir gün gelir de unuturmuş insan
    En sevdiği hatıraları bile
    Bari sen her gece yorgun sesiyle
    Saat on ikiyi vurduğu zaman
    Beni unutma
    Çünkü ben her gece o saatlerde
    Seni yaşar ve seni düşünürüm
    Hayal içinde perişan yürürüm
    Sen de karanlığın sustuğu yerde
    Beni unutma
    O saatlerde serpilir gülüşün
    Bir avuç su gibi içime, ey yar
    Senin de başında o çılgın rüzgar
    Deli deli esiverirse bir gün
    Beni unutma
    Ben ayağımda çarık, elimde asa
    Senin için şu yollara düşmüşüm
    Senelerce sonra sana dönüşüm
    Bir mahşer gününe de rastlasa
    Beni unutma
    Hala duruyorsa yeşil elbisen
    Onu bir gün benim için giy
    Saksıdaki pembe karanfilde çiğ
    Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
    Beni unutma
    Büyük acılara tutuştuğum gün
    Çok uzaklarda da olsan yine gel
    Bu ölürcesine sevdiğine gel
    Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün
    Beni unutma..

     ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

    admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:

    Eyl 01

    BANA BİR ŞARKI SÖYLE
    Özledim sesini ne olur konuş
    Bir gül açtır zamanların ötesinden
    Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel
    Gök mavisinden, deniz mavisinden
    Bana bir şarkı söyle
    İçimde bir şey kımıldıyor
    Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum
    Bir baksana ne haldeyim deli divane
    Yaralıyım, çaresizim umutsuzum
    Bana bir şarkı söyle
    Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt
    Dökül karanlığıma ışıklar gibi
    Al beni, en uzaklara götür
    Sesin, aksın içimde bir pınar gibi
    Bana bir şarkı söyle
    Bütün renkleri kat birbirine
    Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan
    Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi
    Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan
    Bana bir şarkı söyle
    Yağan kar nasıl hazin yağar bilirsin
    Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı
    İşte öyleyim, kapkarayım bugün gel
    En hüzünlü sesinle, en dokunaklı
    Bana bir şarkı söyle..

    admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:

    Eyl 01

    AYRILIK GÜNÜ Ben nice ayrılıklar gördüm ömrümce
    Kuşlar gördüm; kırılmış kolu, kanadı
    Ayrı düşmüş sevdiğinden kuşlar gördüm
    Hiç bir ayrılık bana bu kadar komadı

    Ayrılığın bir ağrıdır vurur şakaklarımda
    Ve büyür gözlerimde bir okyanus kadar
    Derinden ses verir içimde bir tel
    Sonra, birdenbire kırılır, kopar

    Yeryüzü çekilir altından ayaklarımın
    Geçer başıma çöken bir tavan gibi gökyüzü
    Durmadan çalınır kulaklarımda
    Şarkıların en hüzünlüsü

    Seni alıp uzaklara giden otobüs
    Benim üzerimden geçer hışımla
    Devrilir, bakakalırım ardından
    Bir sel gibi akan gözyaşımda…

    Artık ne yapsam boş, teselliler faydasız
    Karanlık gitgide en derinlere çeker beni
    Çaresiz, bütün sokaklarında bu şehrin
    Böyle perişan beklerim dönmeni

    Dolaşır birbirine yorgun ayaklarım
    Ellerimi koyacak bir yer bulamam
    Nereye gitsem, en koyusu acıların
    Ne yana baksam, çıldırtan bir akşam

    İstemem ben bu ömrü, bu talihi istemem
    Böyle durup durup senden ayrılmak varsa
    Orada bir mezar kazılır benim için
    Ayrılığın nerede başlarsa.

    admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:

    Eyl 01

    AYRILANLAR İÇİN
    Yollarımız burada ayrılıyor
    Artık birbirimize iki yabancıyız
    Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
    Her şeyi evet her şeyi unutmalıyız

    Her kederin tesellisi bulunur, üzülme
    İnsan ne kadar sevse unutabilir
    Mevsimler, gelir geçer, yıllar geçer
    Sen de unutursun bir gün gelir

    Hiç yaşamamışçasına, hiç sevmemişçesine
    Unutursun o günlerimizi, gecelerimizi
    O günlerce gecelerce sevişmelerimizi

    Her şeyi evet her şeyi unutabilirsin
    Hatta bütün yazdıklarımı satır satır
    Kalırsa, içinde bir derin sızı kalır

    admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:

    Eyl 01

    AŞK BAŞLAMADAN GÜZEL
    Aşk başlamadan güzel,
    Kalplerde heyecan
    Bakışlarda korku olduğu zaman güzel…
    Birbirimize sezdirmemek için çırpınış,
    Başkaları görmesin diye çabalayış,
    Gözlerim gözlerinin mavisine değdiği zaman…
    Aşk başlamadan güzel….

    admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:


    Eğitim ve Ögretim Sınava Hazırlık
    guncel haberci bugunneleroldu Dilekçe Örnekleri