Eki 29

Anlam Değişimlerine Göre Sözcükler

Anlam Daralması :

Sözcükler, anlamda daralma ya da genişleme yoluyla başka bir anlama geçerek yan anlamlar kazanabilir.

Sözcüğün eskiden anlattığı şeyin ancak bir bölümünü, bir türünü anlatır duruma gelmesine anlam daralması denir.

Sözgelimi “oğul” sözcüğü başlangıçta kız ve erkek anlamlarını içerirken sonradan yalnızca erkek çocukları için kullanılarak anlam daralmasına uğramıştır.

“Erik” sözcüğü, şeftali, kayısı, zerdali anlamını içerirken, sonradan bir tür meyve için kullanılarak anlam daralmasına uğramıştır.

Anlam Genişlemesi :

Bir varlığın bir türünü ya da tekini anlatan, kullanım alanları dar olan şeyleri gösteren sözcüklerin zamanla o varlığın bütün türlerini birden anlatır duruma gelmesine anlam genişlemesi denir. Örneğin ; “alan” sözcüğü, “düz ve açık yer” anlamını içerirken anlam genişlemesine uğrayarak “iş, meslek, araştırma-inceleme” anlamlarını da kazanmıştır.

Başka Anlama Geçiş (Anlam Kayması)

Sözcüğün eskiden yansıttığı kavramdan bütünüyle farklı, yeni bir kavramı karşılar duruma gelmesine başka anlama geçiş denir. Örneğin :

“sakınmak” sözcüğü Eski Türkçe de “düşünmek, üzerinde durmak, yaslanmak, kederlenmek” anlamını içerirken sonraları “tehlikeden uzak durmak” anlamına geçmiştir.

Başka anlama geçişin bir türü de anlam iyileşmesi ya da anlam kötülenmesidir. Kötü anlamı olan bir sözcüğün zamanla iyi bir anlam kazanmasına anlam-kötülenmesi denir. Örnek :

Kötü İyi .

Mareşal (nalbant) Mareşal (Ordudaki en yüksek rütbe)

İyi Kötü .

Canavar (Canlı) Canavar (cana kıyan, yaban hayvanı, acımasız)

Deyim Aktarmaları

Aralarında çeşitli yönlerden ilgi bulunan iki şey arasında benzerlik ilişkisi yoluyla, birinin adını diğerine veren anlamlandırmaya deyim aktarması denir.

Deyim Aktarması şu yollarla yapılır :

1. Vücut parçaları ve organ adlarının doğaya aktarılmasıyla. Örnek :

ü Baş (vücut parçası, organ adı temel anlam)

Yokuşun başı – Toplu iğnenin başı – İki baş soğan – Dağ başı – Başa güreşmek

2. İnsanla ilgili özelliklerin insan dışındaki varlıklara aktarılması yoluyla. Örnek :

ü Ağlamak (gözyaşı dökmek temel anlam)

Gökyüzündeki bulutlar, ağlıyordu bu ölüme.

3. Doğayla ilgili özelliklerin insana aktarılmasıyla. Örnek :

ü Değnek (bir tür sopa temel anlam)

Kıyman a zalımlar kıyman

Kör karının bir değneği (oğul)

4. Doğayla ilgili özelliklerin yine doğaya aktarılması yoluyla. Örnek :

ü Minik fare kükredi. (Aslana ait “kükreme” özelliği fareye aktarılmış.)

Deniz bütün gece kudurdu. (Köpeğe ait “kudurma” özelliği denize aktarılmış.)

5. Duyu aktarması yoluyla. Örnek :

ü Acı (tadı ağzı yakan, tatma duyusuna ait olan)

acı soğuk (dokunma duyusuna aktarılmış)

acı çığlık (işitme duyusuna aktarılmış)

sıcak (dokunma duyusuyla ilgilidir)

sıcak bakış (görme duyusuna aktarılmış)

sıcak konuşma (işitme duyusuna aktarılmış)

Ad Aktarması

Bir sözcük ya da sözün, benzetme amacı güdülmeden, anlamca ilgili olduğu başka bir sözcük ya da söz yerine kullanılmasıdır. Bu mecaz türüne, “düz değişmece” de denir. Örnek :

ü Beyaz Saray bu olaya sıcak bakmıyor. (Amerika Birleşik Devletleri Başkanlığı)

ü Soba yandı (İçindeki odun – kömür)

ü Çankaya bu yasayı onaylamaz (Cumhurbaşkanlığı)

ü Okul geziye gitti. (Okuldaki öğrenciler)

ü Mozart’ı severim. (Mozart’ın bestelerini)

ü Doğu kan ağlıyor. (Doğu yönündeki bölgeler)

Argo

Genel dilin sözcüklerine yan anlamlar kazandırarak genel dilden ayrılan, bir meslek ya da topluluk arasında kullanılan özel dile argo denir. Argo, tek sözcükten oluşabileceği gibi söz öbekleri ve deyimlerden de oluşabilir. Örnek :

ü Okutmak (elden çıkarıp – satmak)

ü racon (adet – usül)

ü şabanlık (aptallık – sersemlik)

ü keklemek (kandırmak – aldatmak)

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler: ,

May 07


SIFATLARLA İLGİLİ TEST SORULARI 1

1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birleşik sıfat yoktur?
a) Gelişigüzel söylenmiş sözler, insanı amacına ulaştırmaz.
b) İki asırlık bina, bakımsızlıktan yıkılıverdi.
c) Bizi birkaç saat sonra arayacaklarını söylediler.
d) Bu dönem hiçbir dersten düşük not almamış.

2. Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde adlaşmış sıfat yoktur?
a) Küçük insanların gururu büyük olur.
b) Kibir ve gurur ile başkalarını incitme.
c) Kırkına kadar sevilmeyen, kırkından sonra hiç sevilmez.
d) İhtiyar bir kralda kınanan şey, sıradan bir gençte hoş görülebilir.
e) Öfkeli bir adamı susturmak istiyorsanız, önce siz susunuz.

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamı, bir sıfatla sağlanmıştır?
a) İlk canlılar nerede yaşıyordu?
b) Kristaller yeraltından nasıl çıkarılır?
c) Yerin güçlü bir biçimde sallanmasına ne denir?
d) Dünyanın soğuk bölgelerinde hangi hayvanlar yaşar?
e) Ay’da yürüyen ilk insan kimdi?

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birleşik sıfat kullanılmamıştır?
a) Ömrü boyunca alnı açık bir insan olarak yaşadı.
b) Çocuğun mamasına bu ilaçtan birkaç damla katınız.
c) Kanuni’den sonra yüzlerce yıllık belirsizlik dönemi başlıyordu.
d) Konuşmacının çınlayıcı, derin ve etkili ses tonu bizi büyülemişti.
e) Üstadın “Siyah Pelerinli Adam” adlı oyunun izlemelisiniz.

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde belirtme sıfatı kullanılmamıştır?
a) Bu zorluğu en çok edebiyatçılar çekerler.
b) Bize kaç lira vereceklermiş?
c) Bütün insanlar aynı değildir.
d) İki hafta içinde sorunlar çözülmez.
e) Uzak ülkeleri dolaşmaya çıktı.

6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “bu” sözcüğü farklı türde kullanılmıştır?
a) Bu çocuk bizi oyaladı.
b) Bu ses beni bir süre etkiledi.
c) Bu durum zaten takdir ediliyordu.
d) Bu işleri bir an önce bitirmelisin.
e) Bu artık bizi pek anlamıyor.

7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde belgisiz sıfat kullanılmamıştır?
a) Her koyun kendi bacağından asılır.
b) Kaçıncı gün size geleceklerdi?
c) Birkaç öğrenciyle bu iş yürütülmez.
d) Bazı insanlar iyilikten anlamazlar.
e) Öbür adamlar da gelecekler mi?

8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “bir” sözcüğü sayı sıfatı değildir?
a) Seninle bir gün karşılaşırız
b) Bir tokat atıp, çekip gitti.
c) Ona bir ev bırakmıştı.
d) Bugün bir kitap satabildim.
e) Bir gün bu iş için yeterli zamandı.

9. Kimi niteleme sıfatlarını pekiştirmek için, sıfatın ilk sesli harfine kadar olan kısım m,p,r,s harflerinden yakışanı ile kapatılır ve bir ön ek olarak sıfatın başına getirilir.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu tanıma uymayan bir pekiştirme sıfatı kullanılmıştır?
a) Tablodaki balıklar denizden yeni çıkmış gibi dipdiri duruyorlar.
b) Şehrin birçok yerinde tertemiz parklar, bahçeler vardı.
c) Vücudu şişmanlıktan şekilsizleşmiş, yusyuvarlak olmuştu.
d) Bu dümdüz yolda yolculuk ne kadar rahat oluyor.
e) Seksen yaşında olmasına karşın sapasağlam dinç bir insandı.

10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıfat tamlamasında sıfat, isimden türemiş bir sözcüktür?
a) Geçmiş günler, özlemle anılıyor.
b) Onun kısacık boyu bana ilginç gelirdi.
c) Dalgın adam çukura düşmüştü.
d) Burada düzgün konuşması bizi kurtardı.
e) O da tatlı söz tutkunudur.

11. Aşağıdaki dizelerin hangisinde soru anlamı, soru sıfatıyla sağlanmıştır?
a) Deniz ufkunda bu top sesleri nereden geliyor?
b) Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım.
c) Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
d) His var mı bu alemde nekahet gibi tatlı?
e) Nasıl tahammül eder eski, hasta bir tekne?

12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir sözcük hem belirtme hem de niteleme sıfatı almıştır?
a) İçeriye orta yaşlı bir kişi girdi.
b) İnsana tepeden bakan, itici biriydi.
c) Gözü eski, cumbalı evleri arıyordu.
d) O yıllarda çift düğmeli, dar yakalı ceketler modaydı.
e) Her gün aynı yorgun, asık yüzleri görmekten bıkıp usanmıştı.

13. Belgisiz önadlar, bir şeyi tam değil de aşağı yukarı belirtir.
Aşağıda verilenlerden hangisinde belgisizi önad yoktur?
a) Tüm dünya bu sorunun yanıtını arıyor.
b) Bütün insanlık bize saygı duyuyor.
c) Falan kişi neden olayı açıklamıyor.
d) Birkaçı da bize gelse ne olurdu?
e) Bazı olaylar bizi tedirgin etti.

14. Aşağıda verilen cümlelerdeki altı çizili sözcüklerden hangisi, türce farklı bir görevdedir?
a) İyileri yeniden yeniden denediler.
b) Onlar da büyükleri pek dinlemiyorlar.
c) Acıklı durumları pek değerlendirirler.
d) Güzeli yeniden göreve çağırdılar.
e) O konuda bizi küçüklerle bir tuttular.

15. Aşağıda verilen isim tamlamalarından hangisinde tamlayan isimleşmiş bir sıfat değildir?
a) İyinin gözü hep aşağıdadır.
b) Güzelin sırrı henüz çözülmedi.
c) Büyüğün parası bitti, herhalde.
d) Düşüncenin özü insana yarayan yönüdür.
e) Sarının iç yüzünü çok iyi anladım

16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yer alan sıfatlardan hangisi yapıca diğerlerinden farklıdır?
a) Beyaz yüzü birden kızardı.
b) Geçen akşam yine burada oturmuştuk.
c) Sararmış yapraklar dökülmeye başladı.
d) Yanık çörekleri torbaya doldurdu.
e) Dönek insandan bunlar beklenir.

17. Aşağıda verilen ad tamlamalarından hangisi sıfat almıştır?
a) Uzak köyü ziyarete gitmediler.
b) İşin gidişini güzel bulmamıştı.
c) Onun güzel sözlerine kulak asmadılar.
d) Evin büyük oğlu geldi.
e) Siyah kadın giysileri moda oldu.

18. Aşağıdakilerin hangisinde isim tamlaması görülmez?
a) Bakır kaplarda yemekler yedik.
b) Suyun önüne bir bent yaptılar.
c) Rengin tonunu tam tutturamadılar.
d) İşin detayını iyice konuşamadılar.
e) İyi adamlar da bizi seçtiler.

19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “bir” sözcüğü sayı sıfatı görevinde değildir?
a) Bir yer bulup oturduk, onunla.
b) Ona bir gün ver, bu işi bitirsin.
c) Borcunu ödemek için bir gün daha istedi.
d) Bir gün kaldık, ama çok eğelendik.
e) Bu konuyu bir güne sığdırmak zor.

20. Aşağıda verilen cümlelerin hangisinde niteleme sıfatı görülmez?
a) Çok olay gördük, biz bu yaşta.
b) Onun güzel düşünceleri bizi uyardı.
c) Yeşil yapraklar tek tek döküldü.
d) Ellerimiz soğuk havada çok üşüdü.
e) İyi insanlarla bir arada yaşadık.

CEVAPLAR: 1.a 2.e 3.d 4.d 5.e 6.e 7.b 8.a 9.e 10.d 11.b 12.a 13.d 14.c 15.d 16.b 17.e 18.e 19.a 20.a

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler:

Kas 06

1. İSİMLER

Hazırlık
Doğada bulunan ya da insan tarafından üretilen her nesneni ve tasarlanabilen her kavramın dilde karşılığı vardır. Bu karşılık, o kavaramı ya da nesneyi benzerlerinden ayırır. Örneğin, çiçek ve deniz sözcükleri zihinde farklı biçimler oluşturur. Aynı şekilde güzellik ve barış sözcükleri de insanlara belirli kavramlar düşündürür.
Günlük yaşamda “Adınız nedir?” sorusuyla karşılaşmışsınızdır. Bu soru, kişiyi tanıtmak için “İnsan” sözcüğünün yeterli olmadığını gösterir. Dil, gerek duyulduğunda genelden özele uzanan sıralama içinde varlıkları adlandırılmıştır.

MAî ve SİYAH’tan
Dersi olduğu akşamlar sofrada yası andıran bir sükut ile yemek yedikten sonra, küçücük, kırmızı bakır mangalla ısınan bu yuvacıkta annesini, kardeşini yalnız bırakarak hatta geç kalmak korkusuyla mangalın kenarına sürülen parlak sarı cezveden hissesini almayarak bu gece seferleri için aldığı muşamba paltosunu giyer, “Anne ben gidiyorum, uykunuz gelirse beni beklemeyiniz!” der, kalbinde bu eve, şu küçük aile ocağına bir hasret duygusuyla sokağa çıkardı.
Halit Ziya UŞAKLIGİL
(Mai ve Siyah, s.78)

İSİMLER ( ADLAR)
Metinde ders, sofra, yemek, mangal, yuvacık, anne, kardeş, kenar, cezve, gece, sefer, palto, uyku, kalp, aile, ocak, hasret, duydu, sokak sözcükleri, varlıkları ve kavramları karşılamaktadır.
Varlıkları tanıtan sözcüklere ad denir. Beş duyu organıyla algılanabilen ya da zihinde tasarlanabilen bir varlık, dilde kendine bir yer bulmuştur. Örneğin, yazı yazdığımız nesneye Türkler “Kalem”, “İngilizler “pencil” , Almanlar “stift” diyorlar.
Adlar , varlıklara verilişlerine göre iki grupta incelenir:

1. Özel adlar: Kendi türleri içinde , niteliği bakımından evrende benzeri bulunmayan varlıkları tanıtan adlardır.
a. Kişi adları: Mustafa Kemal , Aslı, Ebru…
b. Soyadlar: Öztürk, Çelik, Atatürk…
c. Şehir, kasaba… adları: İstanbul, Mersin, Kayseri , Şile…
ç. Dağ, ova, yayla, göl adları : Everst, Harran, Kızılırmak, Tuz Gölü…
d. Kurum, kuruluş, gazete, dergi, kitap adları: Şırnak Lisesi, Devlet Demir Yolları, Milliyet gazetesi, Türk Dili Dergisi, Çalıkuşu…
e. Hayvan adları: Fino, Sarıkız, Tekir…
f. Devlet adları: Türkiye Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri…
g. Dil, din, mezhep adları: Türkçe,
İslamiyet, Protestanlık…

2. Cins adlar: Kendi türleri içinde, bütün varlıkları tanıtan isimlerdir. Dağ, insan, ağaç, yol, mağara, masa, defter, ısı, arkadaşlık, sevgi…

Örnek:
“Cezmi bu manzarayı görünce dayanamadı. Abbas’ın da yarımıyla sıcak gözyaşları içinde, iki şehidi koyun koyuna mezara koydular. Cezmi, her ikisinin de başlarını, birini yüzünden, diğerinin çenesinden kalan beyazlıklar, ay yıldızı teşkil edecek şekilde, birbirine yaklaştırdı.”

Namık KEMAL

Parçada belirlenmiş sözcüklere dikkat ediniz. Bu sözcükler, cins adlarıdır ve kendi türleri içinde varlıkları karşılamaktadır.
Adlar, varlıkların sayılarına göre üç grup da incelenir.

1. Tekil ad: Aynı türün içinde tek bir varlığı tanıtan adlardır. Çiçek, taş, erik, kelebek, İstanbul, okul, hastane…
2. Çoğul ad: Aynı türün içindeki birden çok varlığı tanıtan adlardır.Bir adı çoğul yapmak için “-ler, -lar” ekleri kullanılır. Çiçekler, güzellikler, kitaplar, öğrenciler, bilgiler…

Örnek:
“Çünkü artık şehirler, bana meydanlarını, anıtlarını, dağ evlerini, plajlarını düşündürmüyor.”

Tarık BUĞRA

3. Topluluk adları: Biçimce tekil olduğu halde çoğul adlar içeren adlara topluluk adı denir. Ordu, sınıf, bölük, sürü, deste, düzine , demet…

Bütün tekil adlar gibi topluluk adları da çoğul ekini alabilir. Ordular, sınıflar, bölükler, sürüler…

Örnek:
“Meyhanelerin yanı başında, merdivenlerine yapraklar serpili kilise, günlük kokularıyla, karanlık içinde mumlarıyla, kutsal duvarlarının her yerine asılı denizci adaklarıyla loş bir pencere gibi ardına dek açık duruyordu.”

Pierre LOTİ

Meyhaneler (çoğul) Mumlar (çoğul) Yanı başı (tekil) Duvarlar (çoğul)
Merdivenler (çoğul) Yer (tekil)
Yapraklar (çoğul) Denizci ( tekil)
Kilise (tekil) Adaklar (çoğul)
Kokular (çoğul) Pencere (tekil)
Karanlık (tekil) Ard ( tekil)
İç (tekil) And (tekil)

Adlar, varlıkların algılanma grubuna göre iki grupta incelenir:
Somut ad: Beş duyu organıyla algılanabilen varlıklara verilen adlardır. Masa, ses, kitap, bitki, Ayşe, hava, koku…
Soyut ad: Beş duyu organıyla algılanamayacak zihinde tasarlanabilen adlardır. Ruh, rüya, hayal, peri, sevgi, insanlık…

UYGULAMA

SİSTE SÖYLENİŞ

Birden kapandı birbiri ardınca perdeler…
Kandilli, Göksu, Kanlıca, İstinye nerdeler?

Som zümrüt ortasında, muzaffer, akıp giden
Firuze nehri nerede? Bugün saklıdır, neden?

Benzetmek olmasın sana dünyâda bir yeri;
Eylül sonunda böyledir İsviçre gölleri.

Bir devri lanetiyle boğan şairin Sis’i,
Vicdan ve ruh elementinin en zehirlisi.

(…)
Y.Kemal BEYATLI
(Kendi Gök Kubbemiz, s.26)

1. Şiirdeki özel adları bulunuz.
2. Şiirdeki cins adlar hangileridir.
3. Şiirdeki somut adları belirleyiniz
4. Şiirdeki soyut adarlı bularak cümlede kullanınız.

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler:

Kas 06

2. BÖLÜM

A. İSİM CİNSİNDEN KELİMELER

1. İsimler
a. İsmin halleri
1. Yalın hali
2. İlgi hali
3. Yükleme hali
4. Yaklaşma hali
5. Bulunma hali
6. Ayrılma hali
b. İsimlerde Sahiplik-Aitlik
c. İsimlerde Soru
ç. Yapılarına Göre İsimler
d. İsim-Fiiler

2. Sıfatlar
a. Sıfat Çeşitler
1. Niteleme sıfatları
2. Belirtme sıfatları
a. İşaret sıfatları
b. Sayı sıfatları
c. Soru sıfatları
d. Belirsizlik sıfatları
b. Yapılarına Göre Sıfatlar
1. Basit sıfatlar
2. Türemiş sıfatlar
3. Birleşik sıfatlar
4. Pekiştirilmiş sıfatlar
5. Kelime grubu halindeki sıfatlar
6.Sıfat-Fiiller

3. Zamirler
a. Zamirlerin Cümle İçindeki Görevleri
b.Zamir Çeşitleri
1. Şahıs zamirleri
2. İşaret zamirleri
3. Soru zamirleri
4. Belirsizlik zamirleri
c. Zamirlerin Çekimi
ç. Birleşik zamirler
1. Basit zamirler
2. Birleşik zamirler

4. Zarflar

a. Zarfların Çeşitleri
1. Yön zarfları
2. Zaman zarfları
3. Hal zarfları
4. Azlık-çokluk zarfları
5. Soru zarfları
b. Zarfların Yapısı
1. Basit zarflar
2. Türemiş zarflar
3. Birleşik zarflar
c. Zarf-Fiiller

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler:

Kas 03

A) Varlıklara Verilişlerine Göre Adlar

1- Özel Adlar
2- Tür Adları

B) Varlıkların Oluşlarına Göre Adlar

1- Somut Adlar
2- Soyut Adlar

C) Varlıkların Sayılarına Göre Adlar

1- Tekil Adlar
2- Çoğul Adlar
3- Topluluk Adları

A) Varlıklara Verilişlerine Göre Adlar

1- Özel Adlar: Tek bir varlığı, kavramı tanıtan adlardır.

Örnekler: Oğuz, Türkiye, Afrika, İngilizce, Karabaş, Fırat Üniversitesi… vb.

2- Tür Adları: Aynı türden birçok varlığı, kavramı tanıtan adlardır.

Örnekler: mikrop, göz, kalem, kuş, boya, anne, teyze, süt, toprak, et, kedi, öykü… vb.

Not: Tür adları, geniş anlamda kullanılarak, o türün tamamını anlatabilir:

Örnekler:

  • İnsan, sevgiye muhtaçtır. (tüm insanlar)
  • Et protein yönünden zengindir. (tüm etler)

Not: Tür adları, aynı türden tek varlığı anlatabilir:

Örnekler:

  • Bu roman, bence çok güzel. (belli bir roman)
  • Ağaç, susuzluktan büyümemişti. (belli bir ağaç)

Not: İnsanların hayvanlara verdikleri adlar, özel ad sayılır ve bunların yazımları ona göre yapılır:

Örnek:

Son günlerde Boncuk iyice huysuzlaştı.

B) Varlıkların Oluşlarına Göre Adlar

1- Somut Adlar: Duyularla algılayabildiğimiz, uzay boşluğunda yer kaplayan varlıkların adlarıdır.

Örnekler: hava, ışık, su, koku, ağaç, böcek, insan…

2- Soyut Adlar: Duyularla algılayamadığımız, uzay boşluğunda yer kaplamayan kavramların adlarıdır.

Örnekler: cesaret, vicdan, güzellik, insanlık, rüya, umut…

C) Varlıkların Sayılarına Göre Adlar

1- Tekil Adlar: Çoğul takısı (-ler, -lar) almamış adlardır.

Örnekler: gazete, balık, roman….

2- Çoğul Adlar: Çoğul takısı (-ler, -lar) almış adlardır.

Örnekler: gazeteler, balıklar, romanlar…

3- Topluluk Adları: Biçimce tekil, anlamca çoğul adlardır.

Örnekler: ordu, sürü, çete, alay….

Not: Çoğul eki (-lar, -ler), adlara çoğul anlamı dışında anlamlar da katar:

Örnekler:

  • Mehmetlere gideceğiz. (aile)
  • Bu savaşı Selçuklular kazandı. (soy)
  • İngilizler, ticaretten anlar. (millet)
  • Daha çok Mimar Sinanlar yetiştirmeliyiz. (gibi olanlar)
  • Amerikalarda az dolaşmadık. (abartma)
  • Oğuz Beyler gelmedi mi? (saygı)
  • Akşamları televizyon izliyor. (genellikle)

Adlarda Durum

A) Yalın Durum
B) Belirtme Durumu (İsmin -i Hali)
C) Y]
]>

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler:

Eki 31


Yapılarına Göre Zamirler
1.Basit Zamir:Hiçbir yapım eki almamış,kök halindeki zamirlerdir.
ben o biri kim kaç ne
şey falan çoğu şu bunlar siz

2.Birleşik Zamir:İki kelimenin bir araya gelerek oluşturduğu zamirlerdir.
hiç + bir bir+azı bir+çoğu her+biri
hiç kimse bir+kaçı her+kes her+hangi biri

Cevaplar Alttadır.

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler:

Eki 20

ÜNLEMLER

Aniden ortay çıkan duyguların etkisiyle ağızdan bir çırpıda çıkan, bu duyguları daha etkili anlatmaya yarayan kelimelerdir veya sözlerdir.

Bu kelimelerin yanında dilek, emir, tehdit gibi anlamlar taşıyan kelimeler, cümleler ve yansımalar da ünlem değeri kazanabilir.

Bu bakımdan ünlemler ikiye ayrılabilir:

1. ASIL ÜNLEMLER

Asıl görevi ünlem olan kelimelerdir. Başka görevlerde kullanılamazlar. Seslenme veya duygu anlatırlar.

Seslenme Ünlemleri

Ey Türk Gençliği! Hey! Biraz bakar mısın?
Bre melûn! Ne yaptın? Hişt! Buraya gel!
Şşt! Sus bakayım!

Bunların yanında adlar ve özel adlar da seslenme ünlemi olarak kullanılabilir.

Anne! Hemşehrilerim! Tanrım! Mehmet!

Duygu Ünlemleri

Ee, yeter artık! Aa! Bu da ne? Ah, ne yaptım!
Eh! Fena değil. Ay, elim! itme ha!
Hah, şimdi oldu! Hay Allah! Vah zavallı!
Vay sersem! Aman dikkat! Eyvah! Geç kaldım!
İmdat! Boğuluyorum!

2. ÜNLEM DEĞERİ KAZANMIŞ KELİME ve SÖZLER

Anlamlı kelimelerin bazılarına vurgu ve tonlama yoluyla ünlem değeri kazandırılabilir. Bunlar da duygu ya da seslenme anlatır.

Komşular! Babacığım! Simitçi! Çok ilginç!
Ne kadar güzel! Çabuk eve git! Ne olur yardım et! Çık dışarı!

Yansıma kelimelerin hemen hemen tümü ünlem olarak kullanılabilir.

Şır! Çat! Güm! Hav! Miyav! Tıs!

Yaziyi gonderen admin \\ Etiketler: