HEKİMBAŞI İLKÖĞRETİM OKULU 4/C SINIFI TÜRKÇE
I. DÖNEM 3.YAZILI SORULARI
AD SOYAD: PUAN:
NUMARA:
Bana gelince; ben, bir umutsuzluk içinde Yazinin devamini oku »
HEKİMBAŞI İLKÖĞRETİM OKULU 4/C SINIFI TÜRKÇE
I. DÖNEM 3.YAZILI SORULARI
AD SOYAD: PUAN:
NUMARA:
Bana gelince; ben, bir umutsuzluk içinde Yazinin devamini oku »
Türkçeyi (Türkiye Türkçesi) diğer dillerden ayıran dört özellik şunlardır:
Özelliği gereği sona eklemeli bir dil olduğundan Türkçede basit bir kökten çok sayıda sözcük türetmek mümkündür. Bu özelliğin bulunmadığı Hint-Avrupa Dilleri kolundan gelen İngilizce, Almanca ve İspanyolca aşağıda Türkçe ile karşılaştırılmıştır.
| Türkçe | İngilizce | Almanca | İspanyolca |
|---|---|---|---|
| göz | eye | Auge | ojo |
| gözlük | eyeglasses | Brille | gafas |
| gözlükçü | optician: someone who sells glasses | Augenoptiker, Brillenverkäufer | vendedor de gafas |
| gözlükçülük | the business of selling glasses | Das Geschäft des Brillenverkaufes, Der Beruf des Augenoptikers |
la tienda de la venta de gafas |
Ve eylemden türeme:
| Türkçe | İngilizce | Almanca | İspanyolca |
|---|---|---|---|
| yat | lie down | lege (dich) hin, schlafe! | acostar |
| yatır | lay down [that is, cause to lie down] | lege an | atraca |
| yatırım | instance of laying down: investment | Investition | inversión |
| yatırımcı | depositor, investor | Kapitalanleger, Investor | spónsor, inversor |
| yatırımcılık | to be an investor | ein Investor sein | ser un inversor |
Yeni sözcükler ayrıca var olan iki eski sözcüğün birleşmesi ile de yaratılır. Bu, Türkçe ve Almanca ile İngilizcenin paylaştığı bir istisna benzerliği oluşturur. Altta bazı örnekler:
| Türkçe | İngilizce | yeni sözcükleri oluşturan temel sözcükler | Açıklama |
|---|---|---|---|
| Pazartesi | Monday | Pazar (“Sunday”) ve ertesi (“after”) | after Sunday pazardan sonra |
| bilgisayar | computer | bilgi (“information”) ve say- (“to count”) | information counter bilgiyi sayan |
| gökdelen | skyscraper | gök (“sky”) ve del- (“to pierce”) | sky piercer |
| başparmak | thumb | baş (“prime”) ve parmak (“finger”) | primary finger |
| önyargı | prejudice | ön (“before”) ve yargı (“splitting; judgement”) | fore-judging |
Diğer yaygın olarak konuşulan dillerle karşılaştırıldığında, daha az sayıda sözcük ve harf ile daha çok bilgi aktarmak olanaklıdır. Diğer pek çok dilde olmayan bir özelliğe göre, bir sözcük köküne ekler ekleyerek, tek sözcüklü tümceler oluşturulabilir.
| Türkçe | İngilizce | Almanca | İspanyolca |
|---|---|---|---|
| ev | house | Hause | casa |
| evde | at home, within the house | im Haus, zu Hause | en casa |
| eviniz | your house | Ihr Haus | vuestra casa |
| evinizde | at your house | in Ihrem Haus | en vuestra casa |
| evinizdeyiz | we are at your house | wir sind in Ihrem Haus | estamos en vuestra casa |
Yorumlarınızdan…